Kadıköy Rıhtımı'ndaki Dolgu Alanı Bir Cami Alanı Değil, Marmara'yı Kurtaracak İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi Olmalıdır
Kamuoyunca yakından takip edilen Kadıköy Rıhtımı'ndaki dolgu alanına ilişkin tartışmalar, yalnızca kentsel bir imar meselesi olarak değil, aynı zamanda ciddi bir çevre ve halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalıdır. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak bu alana cami inşa edilmesi projesine, bilimsel ve teknik gerekçelerle karşı çıkmaktayız.
Kadıköy Atıksu Ön Arıtma Tesisi (AÖAT) Neden Yetersiz Kalıyor?
Kadıköy Atıksu Ön Arıtma Tesisi; Kartal Orhantepe'den Üsküdar Salacak'a kadar sahil kolektörlerinden toplanan suları ortalama 833.000 m³/gün kapasitesi ile arıtarak, 2.308 metre uzunluğundaki bir deşarj hattı ile İstanbul Boğazı'nın 51,5 metre derinliğinden Karadeniz dip akıntısına vermektedir. Bu rakamlar, tesise gelen atıksu yükünün ne denli büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Ne var ki "ön arıtma" düzeyindeki bu işlem ile azot, fosfor ve organik kirleticileri gidermek mümkün olmamaktadır. İstanbul'un yaklaşık 3 milyon nüfusunun atıksuyu ile beslenen ve giderek büyüyen bu havzanın atıksu yükünü yalnızca mekanik ön arıtmayla denize vermek, bilimsel açıdan kabul edilemez bir yaklaşımdır.
Marmara Denizi Daha Fazla Bekleyemez
Ön arıtma sonrasında denize yapılan derin deşarj, Marmara Denizi'nin ekolojik dengesi açısından sürdürülebilir değildir. Son yıllarda yaşanan müsilaj felaketi, Marmara'nın ne denli kırılgan bir ekosistem haline geldiğini tüm kamuoyuna acı bir şekilde göstermiştir. Azot ve fosfor yükü taşıyan, yeterince arıtılmamış atıksuların denize verilmesi; ötrofikasyon, çözünmüş oksijen azalması ve biyolojik çeşitliliğin tahrip edilmesi sonuçlarını doğurmaya devam etmektedir. Marmara Denizi'ni korumak artık bir tercih değil, acil bir zorunluluktur.
İstanbul Boğazı hattına deşarj edilen atıksuların, Boğaz'ın dip akıntıları vasıtasıyla Karadeniz’e taşınması tespiti üzerine yapılan yeni çalışmalar; özellikle Boğaz'ın Marmara Denizi kısmına giriş tarafında yer alan Kadıköy ve Yenikapı tesislerinden deşarj edilen atıksuyun tamamının Karadeniz’e ulaşmadığını ispatlamaktadır.
Çözüm Hazır: İleri Biyolojik Arıtma
İSKİ, %100 ileri biyolojik arıtma hedefi doğrultusunda çalışmak zorundadır. Marmara Denizi'ni atıksu kirliliğinden korumak amacıyla ileri biyolojik arıtma prensibi ile işletilen tesisler, İstanbul'a kazandırılmalıdır. Bu doğrultuda Kadıköy Atıksu Ön Arıtma Tesisi'nin (AÖAT) bir an önce ileri biyolojik arıtma teknolojisine yükseltilmesi gerekmektedir. İleri biyolojik arıtma sistemi; azot, fosfor ve organik kirleticilerin tamamına yakınını gidermekte, çıkış suyu kalitesini uluslararası standartların çok üzerine taşımaktadır.
İstanbul’da İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi (İBAAT) için en büyük engel, alan yetersizliğidir. Kadıköy’deki dolgu alanı, arıtma tesisi için yetersiz bir alandır. Burada tartışılması gereken husus, arıtma tesisi yapılmak üzere tahsis edilmiş alana farklı bir yapının inşası değil, yapılacak olan İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin koku ve katı atık yönetiminin nasıl olması gerektiğidir. Bu konuda yapılan ileri örneklerin takibi yapılmalıdır.
833.000 m³/gün kapasiteli Kadıköy Atıksu Ön Arıtma Tesisi'nde (AÖAT) mevcut alana İleri Biyolojik Arıtma yapılması durumunda, tesis kapasitesi 200.000 m³/gün seviyelerine düşecektir. Bu nedenle, arta kalan atıksu debisini karşılamak amacıyla kapasite artırıcı alternatif senaryolar değerlendirilmelidir. Yapılacak çalışmalar; alanın maksimum verimle kullanılmasını sağlayacak ve işletme kolaylığı sunacak kompakt bir İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi tasarımına odaklanmalıdır.
Atıksu arıtımı, içmesuyu temini ve arıtımından çok daha yüksek maliyetli bir proses olduğundan, sürecin herhangi bir kamu zararı oluşturmayacak şekilde titiz mühendislik hesaplamalarıyla yönetilmesi elzemdir.
Ayrıca bu kısımda cami yapılırsa hareketli nüfusu artırabilir, caminin altına yapılacak ilave tesisler ile cami dışında daha fazla alanda insanların hareketliliğine neden olacak. Dolayısıyla arıtma tesisinin hemen yanında bu kadar insanın teması, halk sağlığı açısından doğru olmayacaktır.
Sonuç ve Talebimiz
Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak şunu açıkça ifade ediyoruz: Kadıköy Rıhtımı'ndaki dolgu alanı; bilimsel veriler, İSKİ'nin kendi master planı ve Marmara Denizi'nin ekolojik geleceği gözetildiğinde, ileri biyolojik atıksu arıtma yatırımı için tartışmasız biçimde öncelikli aday konumundadır. Yargı süreci hala Danıştay'da devam ederken bu alanda geri dönüşü güç imar adımları atılması, hem hukuk devleti ilkesiyle hem de bilimsel akılla bağdaşmamaktadır.
Kadıköy’den deşarj edilen atıksuların bu kısımdan başka bir yere deplase edilmesi mümkün olmayacak, yani bu alan mecburen atıksu arıtma tesis alanı olarak kullanılacak; ancak caminin farklı yerde yapılması mümkün iken dolgu ve halk sağlığı için uygun olmayan, arıtma tesisi için genişleme alanına ihtiyaç varken alanı daraltacak bu proje yerinin mühendislik olarak uygun olmadığı anlaşılıyor. Bu nedenlerle bu projenin bu alanda yapılması ısrarından vazgeçilmelidir.
Karar alıcıları; bilimsel, teknik ve kamusal sorumluluk doğrultusunda hareket etmeye çağırıyoruz. Halk sağlığını, Marmara Denizi’nin geleceğini ve kamusal altyapı ihtiyaçlarını yok sayan bu yaklaşım kabul edilemez. Kamusal yarar yerine siyasi tercihlerle şekillenen bu projeden derhal vazgeçilmelidir.
Marmara’nın geleceği; rant odaklı değil, kamucu, bilimsel ve ekolojik esaslara dayanan politikalarla korunabilir.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
İstanbul Şubesi
