TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
BASINA VE KAMUOYUNA ÇED YÖNETMELİĞİ “YİNE” DEĞİŞTİRİLDİ!

ÇED‘DEN MUAFİYETİNİN KAPSAMI DANIŞTAY KARARINA RAĞMEN GENİŞLETİLDİ, ÜÇÜNCÜ KÖPRÜYLE BİRLİKTE HES‘LER VE TERMİK SANTRALLERE DE TAM BİR MUAFİYET GETİRİLDİ!

Genel Merkez 05.04.2013 (Son Güncelleme: 10.04.2013 17:13:07)

 

YÜKSEK MAHKEME KARARI YOK SAYILDI, KARARIMIZIN MÜREKKEBİ KURUMADAN ÇED YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİRİLDİ!

ÇED‘DEN MUAFİYETİNİN KAPSAMI DANIŞTAY KARARINA RAĞMEN GENİŞLETİLDİ, ÜÇÜNCÜ KÖPRÜYLE BİRLİKTE HES‘LER VE TERMİK SANTRALLERE DE TAM BİR MUAFİYET GETİRİLDİ!

Odamız tarafından ÇED Yönetmeliği‘nin Geçici 3. Maddesinin iptali için dava açılmış ve Danıştay 14. Dairesi 1 Nisan 2013 tarihinde Odamıza tebliğ edilen kararda ÇED Yönetmeliği‘nin geçici 3. maddesinin birinci fıkrasının b bendini iptal etmiştir.

İptal edilen bu düzenleme,  7/2/1993 tarihli ve 21489 sayılı Resmî Gazete‘de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinden önce;  uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projeler yönünden, ÇED Yönetmeliğinin EK-I Listesinde yer alan projeler için 17.7.2015 tarihine, EK-II Listesinde yer alan projeler için 17.7.2013 tarihine kadar yatırımına başlanmış projelere ÇED yönetmeliğinin uygulanmayacağını belirtmekteydi.

Açtığımız dava sonucunda ÇED Yönetmeliği‘nin Geçici 3. Maddesinin, muafiyetleri 17.7.2013 ve 17.7.2015 tarihine kadar uzatan 1/b hükmü, Danıştay‘ca iptal edilmiş ve bu iptalin ardından, bu madde kapsamında sayılan ve ÇED yönetmeliği öncesi yatırım programına alınan, Üçüncü köprü, Gebze Orhangazi İzmir İstanbul Otoyolu Projesi, Ilısu Barajı gibi tartışılan dev projelerinin ÇED sürecinin başlaması gerekiyordu.

İPTALİN GEREKÇESİ MANİDAR!

Bugün yine hukukun arkasından dolaşılarak yayımlanan değişikliğin iptaline dair Danıştay 14. İdare Mahkemesi‘nin kararı Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ders verir ve görevlerini hatırlatır niteliktedir.

Karar, 2872 sayılı Çevre Kanunu‘nun 1983 yılında yürürlüğe girmesine karşın, Çevresel Etki Değerlendirmesi kriterlerinin on yıl boyunca belirlenmemiş olması, ardından 1993 yılında yayımlanan Yönetmeliğin geçici 1. maddesiyle; 1993‘ten önce yatırım programına alınmış projelere Yönetmelikten muafiyet tanıyan düzenleme getirilmesi ve bu muafiyetin sonraki yönetmeliklerde de devam ettirilerek 2008 yılına kadar anılan projelerin, 2872 sayılı Kanuna rağmen ÇED süreci dışında tutulmuş olması ve 17.7.2008 tarihli Yönetmeliğin geçici 3. maddesine karşı açılan davada verilen yargı kararının gerekçesi göz önüne alındığında, 7.2.1993 tarihinden önce yatırım programına alınmış, ancak yatırımına başlanmamış projeler için ileriye dönük olarak tekrar ÇED sürecinden muafiyet sağlayan Yönetmeliğin dava konusu 1. maddesinin (b) bendinde yer alan düzenlemenin, Anayasa‘nın 56., maddesine, 2872 sayılı Çevre Kanunu‘nun 10. maddesine, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği‘nin amacına ve yargı kararında yer verilen gerekçelere aykırı olduğu, Kaldı ki; 2872 sayılı Kanun‘un yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık otuz yıl, ilk yönetmeliğin yürürlük tarihinin üzerinden ise yirmi yıl gibi çok uzun bir süre geçmiş ve aradan geçen süre içinde yatırıma başlanmamış projelere yeniden ve tekrar ÇED sürecinden belli süreyle muafiyet sağlayan düzenlemenin çevrenin korunması ilkesi açısından hukuki bir dayanağı da bulunmadığını tespit etmiş ve tartışmasız bir şekilde hükmü iptal etmiştir.

Mahkeme vurguladığımız eleştirileri haklı bulmuş ve "Kaldı ki, 2872 Sayılı Kanun yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık  30 yıl, ilk yönetmeliğin yürürlük tarihinin üzerinden ise 20 yıl gibi çok uzun bir süre geçmiş ve aradan geçen süre içinde yatırıma başlanmamış projelere yeniden ve tekrar ÇED sürecinden belli süreyle muafiyet sağlayan düzenlemenin çevrenin korunması ilkesi açısından hukuki bir dayanağı bulunamamaktadır" demiştir.

Ne yazık ki, aynı hata yine yapılmakta ve bugün yayımlanan düzenleme ile hukukun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yok sayıldığı görülmektedir.

DEĞİŞİKLİK NELERİ KAPSIYOR?

Bugün yayımlanan yönetmelik değişikliğinde;

Değişiklik Maddesi

"GEÇİCİ MADDE 3 - (1) 23/6/1997 tarihinden önce yatırım programına alınmış olup 5/4/2013 tarihi itibarıyla planlama aşaması geçmiş olan veya ihalesi yapılmış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesislere, Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz."

denilmekte ve Danıştay‘ın verdiği karar yok sayılarak, hukukun üstünlüğü göz ardı edilerek, "ben yaptım oldu" yaklaşımı yine hayata geçirilmektedir.  

23/6/1997 tarihinden önce yatırım programına alınmış olup 5/4/2013 tarihi itibarıyla planlama aşaması geçmiş olan veya ihalesi yapılmış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesislere", ÇED yönetmeliğinden muafiyet getirilmektedir.

Bu değişiklik ile birlikte DAHA ÖNCE GEÇİCİ 3. MADDE KAPSAMINDA OLMAYAN TÜM ALT YAPI VE ÜST YAPI TESİSLERİ MUAFİYET KAPSAMINA alınmıştır. Ayrıca, 23.06.1997 tarihli ÇED Yönetmeliğinden önce yatırım programlarına alınmış, bugün yani 5.4.2013 tarihi itibariyle planlama aşamasını geçmiş veya ihalesi yapılmış veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan alt ve üst yapı tesisleri ÇED‘den muaf tutulmuştur. Bu değişiklik, ÇEVRE MEVZUATININ İLGA EDİLMESİ, UYGULANMAMASI DEMEKTİR.

Bugün yapılan değişikliğin, ÇED gerekli değildir kararı olmadan "3. Köprü" ihalesinin yapılmasına karşı açtığımız iptali davasının duruşma günü olan 13.05.2013 tarihinde önce yapılmış olması da bu davaları ortadan kaldırmak ve bu projelerin önündeki çevre engelini aşmak için yapıldığı da aşikardır. 

YANİ, YAPILACAK OLAN PROJELERDE ÇEVREYE, DOĞAYA, HALK SAĞLIĞINA DAİR OLUŞACAK OLUMSUZLUKLAR DEĞERLENDİRİLMEYECEK, ETKİLERİ ANALİZ EDİLMEYECEK, HALKIN, BU PROJELERDEN ETKİLENENLERİN, BELEDİYELERİN, KAMU KURUMLARININ, MESLEK ODALARININ, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ GÖRÜŞLERİ DEĞERLENDİRİLMEYECEKTİR.

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMEDEN KORKMAYIN!

Çevresel Etki Değerlendirme süreci her ne kadar ülkemizde yeterince sağlıklı bir şekilde uygulanmasa da, toplumun, ilgili kişi ve kuruluşların yapılacak olan bu projelere dair fikirlerini belirtmeleri, proje nedeniyle oluşacak olan olası halk sağlığı, çevre sorunlarının irdelenmesi ve önlemlerin planlama aşamasında alınması adına zorunlu bir gerekliliktir. ÇED süreci bir engel değil, aksine kamu yararının geliştirilmesi adına önemli bir adımdır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Hükümet Çevresel Etki Değerlendirme sürecinden korkmamalı, çekinmemeli, hukuku ve demokrasiyi yok saymamalı; aksine bu yönetmeliğin; görevleri olan kamu yararının tesis edilmesi için önemli bir fırsat olduğunu unutmamalıdır.

HUKUKA İNANDIĞIMIZ, DEVLETİN HUKUKA BAĞLI OLDUĞUNU VURGULAMAK İÇİN BUGÜN YAYINLANAN DÜZENLEMENİN İPTALİ İÇİN TEKRAR DAVA AÇIYORUZ ... !

Kamu yararı gözeten, mesleğin ve meslektaşların haklarını kendisine dert eden ve bilimsel-teknik bilgiyi halk yararına kullanmaktan geri durmayan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak, halk sağlığını ve doğayı tehdit eden bu olumsuz ve hukuksuz düzenlemenin iptali için bugün tekrar dava açtık.

Danıştay 14. İdare Mahkemesi‘nin iptal kararında açıkça belirtildiği gibi, bugün yapılan düzenleme "hukuksuzdur"!

Dava konusu edeceğimiz 5.4.2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile sözü ve ruhu aynı olan Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin bir önceki halinin de Danıştay 14. Dairesi tarafından iptal edildiği, bu iptal edilen yönetmelikten önce yürürlükte bulunan yönetmeliğin yürütmesinin de Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu‘nun 7.10.2010 gün ve  2010/968 sayılı kararı ile durdurulduğu da unutulmamalıdır.

 

Defalarca gerçekleştirilmeye çalışılan bu düzenleme, defalarca iptal edilmiştir. Bir defa daha iptal edileceğinden hiç şüphe yoktur!

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI  

Okunma Sayısı: 1274