TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
ORMANLARIMIZ YANGINLARA TESLİM EDİLİYOR !

Temmuz ayının ilk yarısında; Mersin’in Gülnar ilçesi, Antalya’nın Kaş ilçesi Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi, Baslıkesir’in Savaştepe ilçesi Karacalar köyü, Muğla’nın Bodrum ilçesi Kissebükü mevkii,

Genel Merkez 15.07.2008 (Son Güncelleme: 15.06.2011 11:25:38)

Temmuz ayının ilk yarısında; Mersin`in Gülnar ilçesi, Antalya`nın Kaş ilçesi Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi, Baslıkesir`in Savaştepe ilçesi Karacalar köyü, Muğla`nın Bodrum ilçesi Kissebükü mevkii, Mumcular beldesi ve Çökertme mevkii olmak üzere 3 ayrı bölgesi, Zonguldak‘ın Ereğli ilçesi Bölücek köyü, Çanakkale`nin tarihi Gelibolu Yarımadası`ndaki Tarihi Milli Park olmak üzere ülkemizin doğal, tarihi ve kültürel varlıkları onarılamayacak zararlar gördü.

 

2 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı, binlerce hektar ormanlık alanımız ve tarım arazimiz kül oldu, onlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvan telef oldu, doğal ekolojik ortamda yaşayan hayvan ve bitki toplulukları yok oldu. Farklı farklı bölgelerde çıkan yangınlarda onlarca köy ve hane boşaltıldı, aralarında kızılçam, makilik, kestaneliğin de bulunduğu yüzlerce hektar ormanlık alan, yüzlerce hektar verimli tarım arazisi, tarihi ve kültürel kalıntılar, kazı alanı, özel çevre koruma bölgesi, tarihi milli park yüksek derecede, onarılamaz zararlar gördü.

Bir yandan sonu gelmeyen rant politikalarıyla orman alanlarımız bir bir yok edilirken diğer taraftan hükümetin ve ilgili kurumlarının acizlikleri ve yetersiz müdahaleleri işi içinden çıkılmaz bir duruma sokmaktadır.

Özellikle turizmin baskısı altında olan doğal, kültürel ve tarihi alanlarımızı yok eden ve aynı anda farklı farklı bölgeler ile aynı anda aynı bölgede farklı noktalarda çıkmış olması pek de tesadüf gibi görünmeyen orman yangınları, hükümetin yasal düzenlemeleri ile yaz aylarında yangınların artacağı iddiamızı ne yazık ki gerçek kılmıştır.

Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 21.188.747 hektar orman varlığına sahibiz. 2006 yılında 2.227 adet yangında 7.762 hektar, 2007 yılında ise 2.829 adet yangında 11.665 hektar orman varlığımız yandı. Bilindiği gibi, ülkemizde orman yangınları kurak iklim koşullarının yanı sıra genel seçimler, ormanlar ve ormancılıkla ilgili hukuksal düzenlemelerin gündemde olduğu dönemlerde daha da artmaktadır. Geçtiğimiz yıl da, Başbakanın ve ilgili bakanın ormanlarla ilgili açıklamaları orman yangınlarının önceki yıla göre neredeyse iki kat artmasına yol açmıştı. Bugün ise yine durum çok farklı değil: Bugünlerde yine siyasilerce orman yangınlarının artmasına yol açabilecek hukuksal düzenlemeler ve tartışmalar yapılmakta. Turizmi Teşvik Kanunu`nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun bu yağma ve talan girişiminden sadece biri. Söz konusu Kanun gündeme geldiğinde, 20 Mayıs 2008 tarihinde uyarmıştık:

 

"… Bu yaz kaybedeceğimiz orman varlığımız şimdiden belli oldu !

Her yıl binlerce hektar orman varlığını özellikle yaz aylarında çıkan orman yangınları nedeniyle kaybediyoruz. Bu yıl ise kaybedebileceğimiz orman varlığımızın genişlikleri şimdiden belli oldu.

<!--[if !supportMisalignedRows]--> <!--[endif]--> <!--[endif]--> <!--[if !supportMisalignedRows]--> <!--[endif]--> <!--[if !supportMisalignedRows]--> <!--[endif]--> <!--[if !supportMisalignedRows]--> <!--[endif]--> <!--[if !supportMisalignedRows]--> <!--[endif]--> <!--[if !supportMisalignedRows]--> <!--[endif]-->

İl

* Orman Varlığı (Hektar)

Tahsis edilebilecek Alan (ha)

Futbol Sahası Büyüklüğü (ha)x2

 
 

Antalya

1.114.985

5.575

11.150

 

Balıkesir

678.229

3.391

6.782

 

Muğla

840.108

4.201

8.401

 

Mersin

847.493

4.237

8.475

 

Çanakkale

531.101

2.656

5.311

 

* Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre…"

 

Yine Çevre ve Orman Bakanlığı`nın 2008 yılı Çevre Durum Raporu`nda "Orman yangınlarının çıkmasına yol açan birinci faktör, ilk kıvılcımın yol açtığı tutuşma ısısıdır. 260-400 ºC arasında tutuşma meydana gelir. Bu tutuşmayı başlatan % 95-99 oranında insan elidir…" denilmektedir. Orman yangınlarının sadece %1-5 oranında doğal yollarla çıkma ihtimaline karşı, Bakanlığın bizzat kendisi tarafından "insan eli" olarak ifade edilen "el" hangi çıkar gruplarının, hangi siyasilerin, hangi sermaye gruplarının "el"idir?

Bu anlayış devam ettiği sürece daha çok orman alanımız yanacak görünüyor.  Yaz mevsiminin ilk ayının ilk yarısında yüzleştiğimiz bu içler acısı "sonucun" son olmadığını biliyoruz. Biliyoruz ki; bugün, yarın, ertesi gün yine yangın çıkacak; yine hektarlarca ormanımız, bitki ve hayvan topluluğu yok olacak, köylümüz toprağından, evinden, yuvasından olacak.

Orman yangınları sonu gelmeyen bir sorun alanı olarak durduğu müddetçe problem, yangın sayısının ve yanan ormanların en aza indirilmesidir. Bu da, ancak ekolojik, teknik, teknolojik, ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal süreçlerin birlikte, bütünleşik bir yaklaşımla ele alınıp yönlendirilmesiyle başarılabilecek bir durumdur.

Ülkemizde orman yangınlarına yönelik önlemler, hala yangından sonra söndürmeye yönelik önlemlerle sınırlı kalmaktadır. (yangın söndürme çalışmalarında kullanılacak uçak, helikopter, arasöz ve işçi sayılarındaki artışlar vb.) Bu durum, orman yangını çıkma olasılığının en aza indirilebilmesini ve en az zararla söndürülebilmesini bu yıl da rastlantılara bırakabilecek, dolayısıyla ormanlarımızın azalmasına ve kısıtlı kaynakların savurganlığına yol açabilecek bir iş bilmezliktir. Bu nedenle, ülkemizde orman yangını çıkma olasılığının en aza indirilmesi ve en az zararla söndürülmesi, ilgili kuruluşların üst düzey yöneticilerinin bilgisizliklerine ve becerisizliklerine bırakılmamalı ve;

  • daha anlamlı, ayrıntılı ve sürekli veri tabanı oluşturulmasına, araştırmaların yapılmasına,
  • orman yangınlarıyla "mücadeleden" sorumlu yönetsel yapının etkinleştirilmesine,
  • başta yangınlara karşı dirençli yapıların oluşturulması olmak üzere orman yangını çıkma olasılığını azaltabilecek ormancılık uygulamalarına ağırlık verilmesine,
  • başta ormanlarımızın içinde ve bitişiğinde yerleşik olanlar olmak üzere yurttaşlarımızın ormancılığımızla barıştırılmasına

yönelik düzenlemeler için uğraş verilmelidir. Bu gerek yerine getirilmediğinde, ormanlarımız bu yıl da yanacak; çıkabilecek yangınların sayısı ve yanabilecek ormanlarımızın genişliği geçen yıl olduğu gibi bu yıl da büyük ölçüde rastlantılara kalacaktır.

2006 yılında, 2005 yılına göre orman yangı sayısı % 46, yanan orman genişliği % 74, dolayısıyla, yangın başına düşen yanan orman genişliği de % 84 oranında artmıştır.

Bu yıl orman yangınlarının önceki yılları aratabilecek boyutlara ulaşması göz ardı edilemeyecek bir olasılıktır ve bu olasılığın en aza indirilebilmesi için de Orman Genel Müdürlüğü‘nü çok boyutlu kurumsal, teknik ve hukuksal düzenlemeleri yapmaya yöneltebilecek çabalara girilmelidir.

Çevre ve Orman Bakanlığı, 2B, 2A arazileri ve satış – işgal kıskacındaki orman varlıkları üzerine uyguladığı politikalardan vazgeçmeli, taşocakları, müteahhitler, turizm yatırımcıları için bir rant alanı olarak görülen ormanlarımızın fabrikalara, konutlara, villalara, otellere, iş/alışveriş merkezlerine, golf sahalarına dönüştürülmesine izin verilmemelidir.

 

Ormanlarımız Yangınlara Teslim Edilmemelidir !

 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

Okunma Sayısı: 467