TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
YETERLİ, GÜVENLİ, ERİŞİLEBİLİR, TEMİZ SU HAKKIMIZ

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Ekoloji Kolektifi, Tüketici Hakları Derneği olarak Ankara`daki su satış ve atık su tarifesinin belirlenmesinde % 10 karlılığı zorunlu şart koşan ASKİ Tarifeler Yönetmeliği`nin iptalini istiyoruz.

Genel Merkez 24.09.2009 (Son Güncelleme: 14.06.2011 11:54:20)

 TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Ekoloji Kolektifi, Tüketici Hakları Derneği olarak Ankara‘daki su satış ve atık su tarifesinin belirlenmesinde % 10 karlılığı zorunlu şart koşan ASKİ Tarifeler Yönetmeliği‘nin iptalini istiyoruz. Herkesin yeterli, güvenli, kabul edilebilir, fiziksel olarak erişilebilir ve karşılanabilir suya hakkı vardır, bu hak ticarete ve "karlılığa" konu edilemez.

17.7.2009 tarihli Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısında Ankara‘da su ve atık su tarifelerinin 1 Ağustos 2009 tarihinden geçerli olmak üzere Ankara ilinde uygulanacak su ve atık su tarifesi bedeli yeniden belirlenmiş ve suya %70‘lere varan gizli zam yapılmıştı. Bu zamma karşılık Tüketici Hakları Derneği dava açmış ve indirim adı altında yapılan bu zam uygulamasının insan haklarına aykırı olduğunu ifade etmişti.

Bu kez de TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, Ekoloji Kolektifi, Tüketici Hakları Derneği olarak söz konusu su zammının dayanağını oluşturan Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ASKİ)‘nin 2560 sayılı Kuruluş Yasası‘nın 23. maddesine dayanılarak düzenlenen ve 2.12.1991 tarihli Genel Kurul‘da kabul edilen Tarifeler Yönetmeliği‘nin

 

- Su satış ve atık su tarifesinin belirlenmesinde rol oynayan iki ana faktörden birincisi; yönetim ve işletme giderleri ile amortismanlar, aktifleştirilemeyen yenileme, iyileştirme (ıslah) ve genişletme (tevsi) giderleri, ikincisi ise %10‘dan aşağı olmayacak nispette kar oranıdır" şeklindeki Tarifenin Esasları Başlıklı 26. maddesindeki "%10‘dan aşağı olmayacak nispette kar oranıdır" ifadelerinin,

- "Konut, işyeri, sanayi vb. abonelerine uygulanacak su satış tarifesi 26, 27, 28 ve 29.uncu maddelerde belirtilen gider ve kayıplar ile en az %10 kar sağlayabilecek seviyede tespit edilir" şeklindeki "Su Satış Tarifesi" başlıklı 30. maddesinin 1/a bendindeki "en az %10 kar sağlayabilecek seviyede" ifadelerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali,

- Bu düzenlemenin dayanağı olan 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun‘un "Tarife Tespit Esasları" başlıklı 23. maddesindeki "...tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve % 10‘dan aşağı olmayacak nispetinde bir kâr oranı esas alınır..."  ifadelerinin Anayasa‘ya aykırılık iddiası ile yürürlüğünün durdurulması istemi ile

 

Anayasa Mahkemesi‘ne başvurulması talebi ile Danıştay‘da dava açmış bulunuyoruz.

 

% 10 KAR ESASI SUYU TİCARİİLEŞTİRİYOR VE BİR HAK OLMAKTAN ÇIKARIYOR ! BUNA İZİN VERMİYORUZ...

Diğer insan haklarının gerçekleştirilmesinin önkoşulu olan suya erişim hakkını ortadan kaldıran en önemli faktör, suyun kar elde edilecek bir meta gibi görülmesidir.  Belediyelerin kamusal hizmetlerini ticarileştiren bu anlayış, yurttaşı da müşterileştirmekte,  rantçı politikaları yaygınlaştırmaktadır. Bu politikanın en çarpıcı yasası 2560 Sayılı Yasanın 23. maddesindeki; tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile amortismanları doğrudan gider yazılan yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve % 10‘dan aşağı olmayacak nispetinde bir kâr oranı esas alınır..." düzenlemesidir. Bu yasaya dayanılarak çıkartılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliği de aynı şekilde su hizmetlerinde en az %10 karı esas almaktadır.

Açtığımız dava ile, yaşamın en temel gereksinimi olan suya erişim hakkını engelleyen, kamu hizmeti kavramını ortadan kaldıran Tarifeler Yönetmeliği‘nin ilgili maddelerinin iptalinin yanı sıra, dayanak olan yasanın da itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi‘ne götürülmesi talep edilmektedir.

Rantçı Belediyecilik anlayışıyla yapılan su fiyatı ayarlamaları, İzmir, İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerde adeta kâbusa dönüşmüştür.  %10 karlılıkla belirlenen su ücretlerini halkın büyük çoğunluğunun karşılama olanağı yoktur. Zamlar nedeniyle yeterli suya ulaşılamaması, aynı zamanda sağlıklı yaşama ortamını ortadan kaldıracak, çevre ve halk sağlığı için büyük risk yaratacaktır. 

SU VE YAŞAM HAKKIMIZI İSTİYORUZ!

Su ve yaşam hakkı ticaret, karlılık ve pazarlık konusu edilemez. Su bir yaşam hakkıdır.

Herkes yeterli, güvenli, kabul edilebilir, fiziksel olarak erişilebilir ve karşılanabilir su hakkına kavuşuncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bir insan hakkı olarak temiz ve güvenli suya erişim hakkımızı elimizden alan söz konusu uygulamanın takipçisi olacağız. Suyu ticarileştiren her türlü işlem ve eylemin karşısında demokratik tepkilerimizi dile getirecek ve hukuksal süreçleri işleteceğiz.

 

24.09.2009

 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası - Ekoloji Kolektifi - Tüketici Hakları Derneği

Okunma Sayısı: 704
Fotoğraf Galerisi