TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
MESLEK ALANIMIZLA İLGİLİ BELGELENDİRME SÜREÇLERİNE SON VERİLMELİDİR. ÇEVRE YÖNETİM SÜRECİ BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ, ATIK YÖNETİM SORUMLUSU FİRMALAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI İPTAL EDİLMELİDİR.
Izmir Şube 08.11.2022 (Son Güncelleme: 08.11.2022 15:08:11)

 

MESLEK ALANIMIZLA İLGİLİ BELGELENDİRME SÜREÇLERİNE SON VERİLMELİDİR.

 

ÇEVRE YÖNETİM SÜRECİ BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ,

 

ATIK YÖNETİM SORUMLUSU FİRMALAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI İPTAL EDİLMELİDİR.

 

 

Atık Yönetimi Yönetmeliği kapsamında; atık üreticisinin atıkların kaynağında azaltılmasın, kaynağında ayrılarak toplanmasına, uygun geçici depolama şartlarının sağlanması, atıkların taşınması, lisanslı atık işleme tesislerine verilmesi, gerekli beyan ve bilgilendirmelerin yapılması, çalışanların eğitimi, kaza halinde yapılması gerekenler gibi birçok konuda sorumlulukları tanımlanmıştır.

Atık üreticileri söz konusu sorumluluklarını yerine getirirken kendi faaliyet alanlarında gerekli saha organizasyonunu yapmakta, atıkların taşınması ve işlenmesi/bertarafı ile ilgili süreçlerde ise lisanslı tesislerle çalışmalarını sürdürmektedir. Bu süreç Bakanlık ve İl Müdürlükleri denetimine tabi olarak yürütülmekte olup ilgili mevzuat kapsamında atık yönetim süreçleri ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmeyen atık üreticileri ile ilgili uygulanacak prosedür ve cezalar tanımlanmıştır.

Atık üreticileri aynı Çevre İzin Lisans Yönetmeliği ve Çevre Denetim Yönetmeliği kapsamında tanımlanan yükümlülükleri de yerine getirmek zorundadır. Faaliyet türüne göre çevre mühendisi istihdam etmek, çevre yönetim birimi kurmak veya çevre danışmanlık hizmeti alma zorunluluğu bulunmaktadır.

Gerek tesislerin bünyesinde çalışan çevre mühendisleri ve çevre yönetim birimleri tarafından gerekse çevre danışmanlık firmaları tarafında atık yönetim süreci tanımlanmakta, kontrol edilmekte ve gerekli bildirimler yapılmaktadır. Tesis içindeki atıkların türlerine göre ayrılarak, geçici depolama alanlarına iletilmesi, uygun şartlarda depolanması, lisanslı taşıma araçları ile lisanslı tesislere gönderilmesi ile ilgili saha işlemleri de tesis personelleri tarafından yürütülmektedir. Bu süreçlerde görev alan personelin eğitimi de atık üreticisinin sorumluluğundadır.

 Taslak yönetmelikte ise yeniden "atık yönetim sorumlusu firma" tanımı getirilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere tüm bu sürecin Çevre Mevzuatında, ilgili mevzuatta tanımlanmış olmasına rağmen taslak yönetmelik ile "atık yönetim sorumlusu firma" tanımı getirilerek atık yönetimi için ayrı danışmanlık sürecine neden gerek duyulduğu anlaşılamamaktadır.

Taslak kapsamında; "Atıkların yönetimine ilişkin yükümlülükleri atık üreticileri adına yerine getirmek üzere hizmet vermesi için Bakanlıkça yetkilendirilen tüzel kişi" tanımından da anlaşıldığı üzere atık yönetimi süreci taşere edilmekte, çevre yönetim hizmetlerinden ayrı olarak değerlendirilmektedir.

Hâlihazırda çevre yönetim hizmetleri için danışmanlık hizmeti alan firmaların ikinci bir danışmanlık hizmeti alma zorunluluğu getirilmekte olup genel çevre yönetim süreci içinde paydaş sayısı arttırılmakta, süreçlerin koordinasyonu ve denetim süreci zorlaştırılmaktadır.

Yönetmelikte atık yönetimi için müteselsil sorumluluk tanımlanmakla birlikte atık yönetim firması ve atık üreticisinin sorumlu olduğu alanların geçişkenliği kontrol ve denetimi sırasında aksaklıklara neden olacaktır.

Atık yönetimi ile ilgili saha işlemleri ve operasyonel süreçlerin atık üreticisinin kendi ekibi tarafından gerçekleştirilmesi, çevre mevzuatı kapsamında sorumluluklar ile ilgili çevre mühendisi istihdamı, çevre yönetim birimi kurulması ya da çevre danışmanlık hizmeti alınması yeterlidir. Firmaların ihtiyaç duyması halinde döngüsel ekonomi, sürdürülebilirlik vb. konularında dışarıdan alabileceği hizmetler gönüllük esasına dayanmalıdır. Ancak çevre mühendisliği firmaları tarafından da hâlihazırda verilen bu hizmetler için ayrı bir sertifikasyon sürecine ihtiyaç bulunmamaktadır.

Atık Yönetim Firması yeterlilik koşullarında belirtilen teminat oranları ile mevcut danışmanlık ve atık firmalarının iş hacimleri değerlendirildiğinde; Bakanlık eli ile yeni isim ve tanımlarla sektör dizaynının yapıldığı ve tekelleşmeye gidecek bir sürecin başlatıldığı görülmektedir.

Firmaların yeterlilik koşullarında tanımlanan atık koordinatörü belgesi zorunluluğu da çevre mühendislerinin lisans eğitimi ile sahip olduğu mesleki uzmanlık alanları için yeniden eğitim ve belge alma zorunluluğu getirilmektedir. GEKSANDER tarafından geliştirilen ve TÜÇEV tarafından güncellenen meslek standardı ile atık yönetimi alanında 2 yıl çalışmış herhangi bir lisans mezunun veya 1 yıllık bir çevre görevlisinin çevre mühendislerinin yeterliliğini değerlendirmesine olanak tanınmaktadır.

Söz konusu standart kapsamında tanımlanan Atık yönetimi Sorumlusu kavramına taslak aşamasında Şubemiz tarafından da itiraz edilmiştir. Çevre mühendisliği mesleki uzmanlık alanı olan ve 4 yıllık mühendislik eğitimi sonucu hak kazanılan diploma mesleki yeterliliği tanımlamaktadır. Çevre mühendisliği mesleki uzmanlık alanlarına yönelik yeni bir sertifika, belgelendirme süreci getirilmesi tarafımızca kabul edilmeyecektir.

Atık yönetimi süreci özel koşullarda yürütülmesi gereken bir uzmanlık alanıdır. Bu kapsamda Çevre mühendisleri bu yeterlilik ve eğitime sahip meslek alanıdır. Sertifikasyon adı altında söz konusu alanın farklı meslek disiplinleri açılmış olması halihazırda ülkemizde sorunlu olan atık yönetimi sistemindeki sorunların büyümesine, dolayısı ile geri dönüşü olmayan çevre ve halk sağlığı sorunlarına yol açacaktır.

Atık yönetimi uygulama ve sürecinin geliştirilmesi amacı ile ortaya konulduğu ifade edilen taslak, sektördeki ve uygulamadaki sorunları ortadan kaldırmaktan uzak, mevcut sorunları yıllardır dile getirmemize rağmen, sorunları göz ardı eden, sistemi belgelendirme ve sertifikasyona indirgeyen, planlama, deneyim ve yönetimi firmalar lehine ticarileştiren bir öneri sunmaktadır.

Çevre sektöründeki sertifika ve belgelendirme uygulamalarının devamı olarak görülen bu taslağın atık yönetimine bakışı bütünsellikten uzak ve eksiktir.

Çevre mühendisleri ve çevre mühendisliği firmaları için zorunlu belgelendirme süreçlerinin devamı olan, Bakanlık için belge geliri sağlayacak, büyük firmaların lehine rekabet koşullarını ortadan kaldıran, tekelleşmeye yol açacak, kontrol ve denetim süreçlerini zorlaştıracak yönetmelik taslağı iptal edilmelidir. Çevre yönetim süreci bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

 TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi


 

Okunma Sayısı: 25