DOĞA YOK EDİLECEK(ANKARA BAŞKENT)
Torba Kanunla, 23 Haziran 1997den önce kamu yatırım programına alınmış, bugün itibariyle planlama aşamasını geçmiş olan, üretim veya işletmeye başlamış olan projeler Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamı dışında bırakılacak. Çevresel kirliliği göz ardı eden, halk sağlığını önemsemeyen, defalarca iptal edilen hukuksuz ÇED Yönetmeliği maddesi Çevre Kanununa konuldu. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. 21 Mayısta geç saatlerde kabul edilen kanun için yapılan oylamada 219 kabul, 25 ret oyu kullanıldı. Yeni kanun, 2872 Sayılı Çevre Kanunu, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununcİa değişikliler getiriyor.
Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baran Bozoğlu, ÇED Muafiyetini şöyle değerlendirdi. "Kanun değişikliği öncelikle komisyonlara gitmişti ve bu komisyonların raporları incelendiğinde görülmektedir ki, Çevre Komisyonu bu değişikliğe sıcak bakmamaktadır. Komisyon raporunda, ana komisyon olarak Çevre Komisyonunun olması gerektiği vurgulanmış, torba yasa ile bu değişikliğin yapılmasını eleştirmiş ve muafiyetin devlet yatırımları ile sınırlandırılması talep edilmiştir. Yeterli olmamakla beraber önemli değerlendirmelerdir. Muhalefet şerhlerinde ise bu değişikliğin çevresel etkileri ve hukuki olumsuzlukları ortaya konmuştur. Tüm bu raporlara ve görüşlere rağmen tasarı gece Meclisten geçmiştir. Tepeden inme, ben yaptım oldu yaklaşımı TBMMde bu kanun tasarısı ile bir kere daha gün yüzüne çıkmıştır.
Bozoğlu, Çevre Mühendisleri Odasının iptal davaları açtığını hatırlatarak, "Söz konusu düzenleme Danıştayın yani yüksek mahkemenin verdiği kararlar doğrultusunda defalarca iptal edildi. En son 1 Nisan 2013 tarihinde iptal edilmesinin ardından 4 gün sonra tekrar yayımlanarak yine yürürlüğe girdi. Tekrar iptal davası açtık. Danıştayın açık hükümleri olması nedeniyle yine iptal edileceği kesin. Bu nedenle, siyasi iktidar bu değişikliği kanuna koyarak iptal davası açılmasının önüne engeller koymaya çalışıyor" diye konuştu.
Kabul edilen ÇED Muafiyeti Yasası ile 1997 yılından önce yatırım programına konulan tüm projelerin Çevresel Etki Değerlendirilmesi sürecinden muaf tutulacağını bildiren Bozoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yani bu projelerin olası etkileri incelenmeyecek ve sorgulanmayacak. Öte yandan, halkın görüşleri de sürece katılamayacak. Yatırım programları bildiğiniz üzere bakanlıkların ve kurumların yapmayı planladıkları (dönemin hükümetlerinin politikaları doğrultusunda) tüm tesislerin, işletmelerin yazıldığı bir programdır. Yani ön bir değerlendirme sürecine tabi tutulmadan tüm kurumlar bu programa yazılması adına bildirimde bulunur. Dolayısıyla, programların içerisinde onlarca örneğin İstanbula 3. Köprü, HES, termik santral, çevresel etkileri olan tesisler bulunmaktadır. Bu tesisler için ÇED süreci işletilemeyecektir. Sonuç itibariyle mantar gibi türeyen tesisler, önlerinde herhangi bir çevre mevzuatı engeli olmadan, kimseye sormadan, halkın fikirlerini almadan tesislerini, enerji santrallerini kurabileceklerdir. Çevre kirliliğinin önümüzdeki süreçte oldukça artacağı, doğal alanların yok olacağı ve halk sağlığının olumsuz etkileneceği kesindir. Plansız yapılaşma sanayide de bu değişiklikle beraber artacaktır."
Bozoğlu, ÇED sürecinden muaf tutulan projeler hakkında şu bilgileri verdi:
"ÇED sürecinden muaf olan projelerin listesini Kalkınma Bakanlığının sitesinde yatırım programları kısmından 1997den önceki yatırım programlarını inceleyerek görebilirsiniz.
Öte yandan, bu kanun değişikliği ile muaf olan projelerin yapılması sürecinde yapılacak olan ek tesisler, bu projelerin yapılması için gerekli olan tüm yapılar da yine ÇED sürecinden muaf olacak. Özetle, kanun değişikliği sadece projeye değil, projenin yapılması için gerekli olan tüm tesislere, yapılara da muafiyet sağlıyor. Örneğin 3. Köprünün yapımında kullanılacak ek tesisler ve ek yapılar, yani 3. Köprü ile bağlantılı yapılacak olan diğer oto yollar gibi." (Başkent)