TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
TÜRKİYE YAĞMALANACAK(YURT GAZETESİ)

TBMM`de komisyonda görüşülen ve 14 maddesi kabul edilen yasa tasarısı ile çevre varlıkları üzerindeki her türlü koruma kaldırılıyor.TÜRKİYE`DE doğal varlıklar ve doğal büyük bir tehdit altında. AKP Hükümeti uluslararası şirketlerin doğayı sınırsızca kullanmasının önünü açıyor.

Genel Merkez 03.06.2012 (Son Güncelleme: 26.06.2013 11:33:59)

 

Özel güvenlik tarafından korunacak

TASARI, korunması uygun görülen alanların özel güvenlik görevlileri tarafından "korunacağını" da belirtiyor. Bir başka koruması kaldırılan devlet arazilerinin veya bölge halkına ait arazilerin şirketlere devredilmesi sonrasında, araziler fiilen ‘özel orduların‘ denetimine girecek. Özellikle HES inşaatları sırasında köylüler ile özel güvenlik görevlilerinin karşı karşıya geldiği olaylarda son dönemde artış yaşanmıştı. Bu yasayla birlikte bu durumun giderek fazlalaşacağı görülüyor. Çevre Bakanlığı‘na kamulaştırma yetkisi ‘TABİATI ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasası Tasarısı‘na göre kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan çevre düzeni planlarında, gerekli değişiklikler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılacak. Korunan alan sınırları içinde kalan yerlerdeki gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmazlar, gerekli görüldüğünde ilgili mevzuata göre Orman ve Su İşleri Bakanlığı veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamulaştırılabilecek.

TÜRKİYE YAĞMALANACAK

TBMM Çevre Komisyonu‘nda 14 maddesi kabul edilen yasa tasarısı ile çevre varlıkları üzerindeki her türlü koruma kararı kaldırılabilecek. Tasarı yürürlüğe girerse hükümet tam yetkili olacak ve doğal varlıklar şirketlerin yağmasına açılacak.

TBMM Çevre Komisyonu‘nda görüşülmekte olan ‘Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasası Tasarısı‘na göre, çevre varlıkları üzerindeki her türlü koruma kararı kaldırılabilecek. Doğal varlıkları şirketlerin yağmasına açan tasarı her konuda bütün yetkiyi bakanlıklarda toplanıyor. Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasası Tasarısı‘nın 14 maddesi önceki gün TBMM Çevre Komisyonu‘ndan geçti. Diğer maddeleri salı günü görüşülecek olan tasarıya göre daha önceden ilan edilen koruma kararları kaldırılabilecek, koruma alanlarının sınırları değiştirilebilecek ve kısmen veya tamamen farklı bir statüye alınabilecek. Böylece her türlü çevre talanı karşısında kısmen koruma sağlayan ‘SİT alanı‘ uygulaması kaldırılmış oldu. Her türlü taşınmazın kamulaştırılmasına olanak sağlayan tasarı, biyoçeşitliliğin ticarileştirilmesinin de önünü açıyor. Tasarı konuyla ilgili yetkilerin tamamını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığına devredilmesini öngörüyor.

ENGELLER KALDIRILIYOR

Tasarıya göre, daha önce belirlenmiş ve ilan edilmiş koruma alanlarının sınırları bu yasanın hükümlerine göre değiştirilebilecek, kısmen veya tamamen farklı statü kapsamına alınabilecek veya daha önce ilan edilmiş koruma kararları kaldırılabilecek. Tasarıda buna verilen isim "yeniden değerlendirme" adını taşıyor. Buna göre daha önce belirlenmiş ve ilan edilmiş koruma alanlarında, gerçek veya tüzel kişilerden gelen öneriler üzerine ya da bu yasanın ilgili maddesi kapsamında yürütülen izleme çalışmalarının değerlendirilmesi de dikkate alınarak, alanı yöneten bakanlık tarafından uygun görüldüğünde "yeniden değerlendirme" işlemi başlatılabilecek.

Çevre yağması için hükümete tam yetki

ÇEVRE Mühendisleri Odası tarafından ‘Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasası Tasarısı‘na ilişkin hazırlanan yazılı görüşte, tasarının doğal varlıkları şirket kullanımına sokmak için hazırlandığı vurgulayarak bütün doğal kaynakların sınırsızca kullanılması amacıyla hazırlandığı belirtildi. Sol. Org‘da yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu yasa tasarısı Anadolu‘nun her köşesindeki doğal varlıkları şirketin kullanımına sokmak için hazırlanmıştır. Bir başka deyişle bu yasa şirketlerin dereleri, gölleri, yeraltı sularını, ormanları, meraları, yeraltı katmanlarını (madenleri) sınırsızca kullanmalarının önünü açmak için hazırlanmıştır". Çevre Mühendisleri Odası, tasarının kültürel ve tabiat varlıklarının korunmasını da engellediğini vurguladı. Buna göre tasarı, ‘2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yasası"nın Milli park ve 1. derece SİT alanlarının kullanıma açılması önünde oluşturduğu engellerin mevzuat düzenlemesi ile ortadan kaldırılacağını da belirtti.

Üç yıl hiç denetim yok

TASARIYLA ilgili önemli bir nokta da, yeni kurullar çalışmaya başlayıncaya kadar geçecek olan sürede belirsizlik yaşanacak olması. Tasarıya göre, yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren tüm tabiat koruma statülerinin iptal edileceği, yeniden koruma statüsü kararlarını verecek kurulların ise ancak konuyla ilgili yeni yönetmelikler hazırlanınca göreve başlayacağı belirtiliyor. Yönetmeliklerin hazırlanması ve kurulların oluşturulması ve çalışmaya başlamasının ise en az üç yıl sürmesi bekleniyor. Bu durumda, üç yıl boyunca her türlü çevre yağması zaten fiilen serbest olacak. TASARIYA göre, bilimsel ve teknik nitelikte kurumlar karar süreçlerinden büyük ölçüde dışlanıyor ve bütün yetkileri bakanlıklara ve onların oluşturacağı kurullara devrediliyor. Dolayısıyla Tabiat SİT kararları, Milli Parklar, Tabiat Parkları, doğal alanların korunması ve bu alanların kullanıma açılması ile ilgili konularda hükümet tek başına karar alabilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanı da tek başına korunan alanın devri konusunda yetkilendiriliyor. Sadece bakanın onayı ile koruma alanları il özel idareler, belediyeler, vakıf ve dernekler tarafından işletilmek üzere devralınabilecek. Taslak yasada koruma alanlarını belirleyecek kurul 20 kişiden oluşuyor. 20 kişinin dağılımı şu şekilde: 14 kamu kurumları temsilcisi; çevre ekolojisi ve biyolojik çeşitlilikle ilgili dört akademik temsilci; bakanlık tarafından belirlenecek doğa koruma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından iki temsilci.

Çevre Mühendisleri Odası yeni kurulun yapısı hakkında şu yorumda bulundu: "Yasada belirtilen bakanlığın ve hükümetin kontrolündeki Kurul (Tabiatı Koruma Bilim Heyeti Çevre ve Orman Bakanlığı 28. 10.210 tarihli basın açıklaması) daha önce SİT kararı ya da koruma statüsü olan ve yasayla koruma statüleri iptal edilen alanların yeniden korumaya alınmasını sağlamayacak, hükümetin politikasına göre koruma statüleri belirleyecektir. Yani bu yasa ile Hazine arazileri, meralar ve ormanların kullanıma açılabilmesi için Çevre ve Orman Bakanlığı‘nın yetkisine sunulacaktır."

Okunma Sayısı: 158
Fotoğraf Galerisi