TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
BAKANLIK KIYILAR ÜZERİNDEKİ İMAR BASKISINA SON VERMELİ, YÜZÜNÜ GEZİ PARKI`NA DÖNMELİDİR
Genel Merkez 10.06.2013 (Son Güncelleme: 10.06.2013 11:49:43)

 

2 Nisan 2013 tarihli, 28606 sayılı Resmi Gazete‘de yayınlanan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 

- 1. maddesi  ile değiştirilen Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki "Sahil Şeridi" tanımının ikinci paragrafındaki "uygulama imar planı kararı ile" ibaresinin; Rekreaktif alanlar tanımındaki "ya da özel" ibaresinin; Yat Limanı tanımındaki "Yat limanlarında konaklama tesisi yapılması halinde, bu tesislerin yükseklikleri 6.50 metreyi (2 kat) ve emsali toplam emsalin %20‘sini geçmeyecek şekilde yapılaşma koşulları imar planı kararı ile belirlenir. Yat limanlarında tüm üst yapılarda kot, her binanın köşe kotlarının aritmetik ortalaması alınarak bulunur. Bodrum katlar yapı yüksekliğine ve emsale dâhildir." cümlelerinin; Balıkçı barınağı tanımındaki "emsali kara alanının %2‘sini, yüksekliği 6.50 metreyi (2 katı) aşmayan ve takılıp sökülebilir elemanlarla inşa edilen yönetim birimi" kısmının; 

- 2. maddesinin,

- 3. maddesi ile eklenen 9. maddesindeki ek fıkralardan;

"Kıyı kenar çizgisine, ilan süresi içinde kamu kurum ve kuruluşları ve ilgilileri itiraz edebilir." cümlesinin ve "Kıyı kenar çizgisinin mahkeme kararları ile parsel veya parseller bazında iptal edilmesi halinde, bu alanlardaki kıyı kenar çizgisi tespitlerinde kıyı kenar çizgisinin bütünlüğünü ve sürekliliğini sağlayacak şekilde bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile birlikte değerlendirilerek, üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeni tespit yapılabilir" fıkrasının; "Mahkeme kararlarının uygulanması sonucunda tespit edilerek onaylanan kıyı kenar çizgisinin bitişiğindeki onaylı kıyı kenar çizgisi ile uyum sağlamaması halinde ise Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca bu alanda mahkeme kararlarının gerekçeleri dikkate alınarak ve üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına hâlel getirmeyerek yeniden kıyı kenar çizgisi tespiti yapılabilir." Fıkrasının; 

- 6. madde ile eklenen Ek Madde 1‘in İPTALİNE ve öncelikle YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA karar verilmesi talebi ile Mimarlar Odası ile birlikte dava açılmıştır.

Kıyı yönetmeliğinde yapılan tüm bu düzenlemeler, "kıyıların kamu yararına ve topluma açık kullanımı" için zaten yetersiz olan hükümleri "kıyıyı koruma"ya yönelik değil, yapılaşma olanaklarının daha da artırılması doğrultusunda değiştirmektedir.

Sanayileşme ve turizmin ön plana çıktığı günümüzde kıyıların kullanımı da maalesef "eşit ve serbest yararlanma " ilkesi gözetilmeden sanayi ve turizm yatırımcılarının taleplerine yönelik olmaktadır. Bugün ülkemizde kıyılar üzerinde halkın yararlanmasına olanak vermeyecek biçimde tasarruflarda bulunulmakta ve daha ötesinde gelecek kuşakların yararlanması mümkün olmayacak biçimde tahrip edilmektedir. Kıyıların devletin tasarrufunda olması ve toplum yararına kullanılması, bu doğal kaynakların sadece belli bir kesimin talepleri ve ihtiyaçları için kullanılmasının önlenmesi amacına dayanır.Davalı Bakanlığın hazırlayıp kurumların görüşüne sunduğu bir torba yasa tasarısı içinde Kıyı Kanunu‘nda da değişiklikler bulunmakta ve bu değişiklikler de zaten kıyı alanlarını daraltan, kıyılardaki yapılaşmayı arttıran, özel mülkiyete olanak veren, kıyı alanlarındaki taşınmaz kültür varlıklarının korunmasını gözetmeyen değişikliklerdir. 

Yasadaki bu değişiklikler gündemde iken ve o değişikliklerin ardından dava konusu yönetmelikte de zaten değişiklik yapılması gündeme gelebilecekken, hangi acil ihtiyaçla mevcut yönetmelikteki bu değişiklikleri yürürlüğe koyduğu anlaşılamamaktadır.  

Uygulamaya konulan  yönetmeliğin en temel hedefi olan doğal kıyı alanları ve su kaynaklarını koruma, gelecek nesillere aktarma ve kamu yararı öncelikli aktif kullanımını destekleme yaklaşımları ile bağdaşmayan, kısa vadeli, ranta dayalı yaklaşımlar içeren bir yönetmelik olduğu açıkça görülebilmektedir. 

Bu düzenlemelere bağlı olarak yapılacak uygulamalar geri dönülemez biçimde kıyıların tahribine yol açacaktır. Bakanlık, Gezi Parkı eylemlerinde haklı talepler olarak ortaya koyulan çevrenin korunması ilkesine uygun haraket etmeli, kıyı alanları imar baskısı altında ezilirken çevreciliği ağaç sayısına indirgememeli, yüzünü Gezi Parkı‘na dönmelidir. 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 

TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI 

YONETİM KURULU 

Okunma Sayısı: 887