TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
ÇEVRESEL KİRLİLİĞİ GÖZ ARDI EDEN, HALK SAĞLIĞINI ÖNEMSEMEYEN, DEFALARCA İPTAL EDİLEN HUKUKSUZ ÇED YÖNETMELİĞİ MADDESİ “ÇEVRE KANUNU”NA KONULUYOR!

Mahkeme kararları ile tabiri caizse `dalga geçen` bu değişikliğe Odamız tarafından tekrar dava açılmıştır ve iptal edileceği kesindir.

Genel Merkez 20.05.2013 (Son Güncelleme: 20.05.2013 10:39:30)

 

ÇEVRESEL KİRLİLİĞİ GÖZ ARDI EDEN, HALK SAĞLIĞINI ÖNEMSEMEYEN,

DEFALARCA İPTAL EDİLEN

HUKUKSUZ ÇED YÖNETMELİĞİ MADDESİ

"ÇEVRE KANUNU"NA KONULUYOR! 

Hatırlatmak Gerekirse;

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği ülkemizde 1993 yılında yayımlanmış Avrupa Birliğinde ise 1985 yılında yayımlanmıştır. Yönetmelik günümüze gelene kadar birçok defa değişikliğe uğramıştır. Ancak en önemli değişiklik ve muafiyetler 2002 sonrasında getirilmiştir.

2008 yılında ÇED Yönetmeliği‘ne, Geçici 3 Madde eklenerek 1993 yılından yatırım planına alınan tüm projelere Çevresel Etki Değerlendirme muafiyeti getirildi. Odamızın açtığı dava sonrasında iptal edilen bu madde ve muafiyet kararının ardından zaman geçmeden Bakanlık 2011 yılında yönetmeliği tekrar değiştirerek Geçici 3 Madde hükümlerin genişletip termik santralleri de kapsayacak şekilde 2013 ve 2015 yıllarında başlayacak projelere ÇED muafiyeti getirildi. Bu muafiyette Odamız tarafından dava edildi ve 1 Nisan 2013 tarihinde tarafımıza iletilen karar ile Geçici 3 Madde tekrar Yüksek Mahkeme tarafından iptal edildi.

(Odamızın Geçici 3. Madde‘nin iptaline dair açıklaması: http://www.cmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=87652&tipi=68&sube=0)

Bu değişiklik çabası ile, yatırım planına alınan, planlaması tartışılan, ihalesi yapılan kısacası gündeme resmi kayıtlarda farklı isimlerle de olsa getirilen tüm projeler Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği kapsamı dışına çıkartılmaya çalışılmıştır. Odamızın açtığı davalar ile bu işlemin bilim dışılığı, kamuya zararı, halk sağlığına olumsuz etkisi ve hukuksuzluğu birçok defa ortaya konulmasına rağmen hükümet tarafından tekrar tekrar bu değişiklikler kelime ve tarih oynamaları ile hayata geçirilmeye çalışılmıştır.

Son kertede, Danıştay 14. Dairesi bu değişikliğin yürütmesini durdurmuş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Hükümete adeta "çevre ve halk sağlığı" dersi verircesine gerekçesini ortaya koymuş ve Odamızın haklılığını bir defa daha perçinlemiştir.

Kararın tarafımıza tebliğ edilmesinden 4 gün sonra 5 Nisan 2013 tarihinde "Çevre ve Şehircilik Bakanlığına" dahi sorulmadan, direk Başbakanlıktan işlemler yürütülerek Yönetmelik tekrar değiştirilmiş ve iptal edilen madde daha da genişletilerek tekrar yayımlanmıştır. Mahkeme kararları ile tabiri caizse "dalga geçen" bu değişikliğe Odamız tarafından tekrar dava açılmıştır ve iptal edileceği kesindir.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Nedir?

Yönetmelikte Tanım:

"c) Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED): Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları,"

Tanımın yanında, yönetmelikte uluslararası çalışmaları da gözetilerek belirlenen bir süreci ifade etmektedir ÇED...

Halkın, sivil toplum kuruluşlarının, kurum ve kişilerin, farklı kamu kurumlarının yapılacak projeye dair fikirlerini, görüşlerini paylaştıkları bir süreçtir...

Olası çevresel etkilerin tanımlandığı, etkilerin aza indirilmesi için yapılması gerekenlerin planlandığı bir süreçtir...

Planlamanın sağlıklı yapılabilmesi için önemli bir araçtır.

Farklı disiplinlerin, bilimsel çalışmaların içerisinde yer aldığı, yapılması planlanan projeye dair teknik tartışmaların yapıldığı, önlemlerin alınması için fikirlerin sunulduğu bir süreçtir...

Sadece projenin yapımı ve uygulamasını değil, faaliyetin bitmesinin ardından yapılması gerekenleri de planlamaktadır...

KİM KORKAR ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİNDEN?

Çevresel etki değerlendirmesinden tüm bu olumlu sürecin yürümesini istemeyenler, halkın görüşünü dert etmeyenler, bilimsel-teknik çalışmaları önemsemeyenler, çevresel etkilerin tanımlanmasını ve çevre sorunlarını gereksiz görenler, halk sağlığını önemsemeyenler ve kirli projelerini yaparken dikensiz gül bahçesinde yürümek isteyenler ÇED‘den korkarlar...

ÇEVRE KANUNU‘NDA DEĞİŞİKLİK!

Sosyal Sigortalar ve Genel Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun tasarısı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna iletilmiş durumdadır. Kanun tasarısında, gizlice yürütülürcesine Çevre Kanunu değişikliği de yer almaktadır. Kanun Tasarısının Geçici 11. Maddesi‘nde

"Madde il 23/06/1997 tarihinde önce yatırım programına alınmış olup, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla planlama aşaması geçmiş olan veya ihalesi yapılmış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesislerin Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır."

denilmiştir.

Yani bugüne kadar defalarca yönetmeliğe eklenen ve Danıştay tarafından iptal edilen bu ibare, kanun ile hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.

NİYET AÇIKTIR!

Yargı kararları ve bilimsel bilgi yok sayılmış ve projelerin Çevresel Etkilerinin Değerlendirilmesinin yapılmasının ve halkın projelere dair görüşlerini iletmelerinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

HALK SAĞLIĞINI, DOĞAYI TEHDİT EDEN BU DÜZENLEMEDEN VAZ GEÇİLMELİDİR!

Bu düzenlemenin yasalaşması ile birlikte, Ilısu Barajı, 3. Köprü ve DPT‘nin (Kalkınma Bakanlığı‘nın) geçmişte Yatırım Programlarına koyduğu projelerin hiçbirisinde ÇED süreci yürütülemeyecek, irili ufaklı projeler de dahil bu projelerin Çevresel Etkileri irdelenemeyecektir. Bu yanlış ve kamu yararından uzak düzenlemeden mutlaka vaz geçilmelidir.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası  

Okunma Sayısı: 936