TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
KPSS KALDIRILDI!

Söz konusu Karar, Bakanlıkta çalıştırılacak 90 Mühendis, 25 Mimar, 25 Şehir Bölge Plancısı, 10 Avukat ve 20 Uzman kadrosuna alınacak personelin 4c statüsünde sözleşmeli çalıştırılmasını öngörmektedir.

Genel Merkez 04.05.2012 (Son Güncelleme: 04.05.2012 14:37:53)

   

3 Mayıs 2012 tarihinde 2012/3064 Karar Sayısı ile "Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına Dair Esaslar" hakkında Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı meslektaşlarımız, memur ve işçi adaylarımız ve siyasal ve ekonomik haklarımız için bir hezeyandır. 

Söz konusu Karar, Bakanlıkta çalıştırılacak 90 Mühendis, 25 Mimar, 25 Şehir Bölge Plancısı, 10 Avukat ve 20 Uzman kadrosuna alınacak personelin 4c statüsünde sözleşmeli çalıştırılmasını öngörmektedir. 

Kararda, oldukça açık ifadelerle, KPSS`nin uygulanmasına gerek kalmadan, Bakanlığın yazılı ve sözlü veya sadece sözlü yapacağı sınav (!) ile sözleşmeli personel istihdam edileceği belirtilmektedir.

 

"TORPİL" YASALAŞTI!

Bu kararname ile KPSS`nin işlevsizleştirildiği görülmektedir. Alınan Bakanlar Kurulu Kararı, 2010 yılında KPSS`ye giren 6500 meslektaşımız ve bu yıl düzenlenecek sınava girecek binlerce aday için eşitsizliği muştulamaktadır. Daha açık bir ifadeyle "torpil" olarak bilinen haksız, adaletsiz ve kayırmacı uygulamaya kapı aralamaktadır. 

 

EMEKLER HİÇE SAYILMIŞTIR!

Büyük umut ve hedeflerle, hatta işe girmemeyi tercih ederek KPSS`ye hazırlanan ve başarılı olan, birikimini kamu kurumlarında paylaşmak isteyen, binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısının emekleri, hevesleri, sınav sürecindeki maddi ve manevi tükenişleri, diğer kamu kurumlarına da örnek olması muhtemel "taşeron memur" yaklaşımı ile göz ardı edilmiştir.

 

ÇEVRE SORUNLARI VE KENTLEŞME UZUN VADELİ YAKLAŞIMLARLA ELE ALINMALIDIR!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı son zamanlarda alt yapıdan, çevre sorunlarına; imar ve iskân izinlerinden, ulusal ölçekte yapılan büyük yatırımlara kadar yaşamı ve halk sağlığını ilgilendiren pek çok alanda önemli bir karar mercine dönüşmüştür. Bu tarz önemli ve hayati yetkilerle donatılan bir Bakanlığın, merkez ve taşra teşkilatındaki -herkes tarafından bilinen- personel sayısı yetersizliğine rağmen, "Sözleşmeli Personel" kararnamesi ile personel çalıştırması ülkemiz için oldukça önemli olan "çevre" ve "kentleşme" konularının uzun vadeli çözümünden uzak olunduğunu göstermektedir. Sözleşmeli personelin "iş güvencesi" ve "gelecek kaygısı" gibi unsurların baskısı altında; topluma ve kamuya değil siyasi ve ekonomik otoriteye liyakat göstereceği kesindir.  Çevre konusunda çalışacak olan uzman ve mühendis personelin bu kaygılardan bağımsız çalışması, beceri ve bilgisini "sözleşmeden" kaynaklı kaygıları olmadan uygulaması "Çevresel Denetim" ve "Çevre izin-lisans" gibi süreçlerin daha sağlıklı ve toplum yararına işlemesini sağlayacaktır. 

Proje bazlı istihdam yaklaşımı ile, projenin uygulanmasından sonra ortaya çıkacak sıkıntı ve sorunlar için muhatap bulunamayacağı unutulmamalı, proje sonrası sorunlarla kamudaki mevcut kadroların boğuşacağı bilinmelidir. 

 

KAMU KURUMLARININ HANTAL YAPISININ ÇÖZÜMÜ, GENÇ MÜHENDİSLERİN, MİMARLARIN VE ŞEHİR PLANCILARININ SÖMÜRÜLMESİNDEN GEÇMEMEKTEDİR!

 

Kamu kurumlarının teknolojiye uyum sağlayamayan, bürokrasiyi azaltmayı hedeflemeyen, yeniliklere kapalı ve halk yararına politika ve uygulama yapmayan, hantal yapısının sorumlusu KPSS`ye giren mühendis, mimar ve şehir plancıları değildir. Bu sorunun tespitinde teknik yeterliliği, birikimi ve kamu yararına dönük fikirleri olmayan idarecilere koltuk yaratılması sorunsalı göz ardı edilmemelidir. Öte yandan, gelecek öngörüsü ile değil, mevcut durum ile stratejiler belirleyen bir yaklaşımın da kamuda hakim olduğu oldukça açıktır. 

Hal böyleyken; kamuda çalışan teknik personelin "iş güvencesi" kaygısından bağımsız çalışmasının sağlanması, hevesli, teknolojiyle uyumlu ve yeniliklere, gelişmeye açık genç teknik ve idari kadroların kamuda istihdam edilmesi bu hantal yapıların çözümünde önemli bir adım olacaktır. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, içerisinde bulunduğu zor koşulların ve iş yükünün altından kalkmayı, varlık nedeni olan kamu yararı çalışmalarını; ancak ve ancak iş güvencesi kaygısı olmayan genç teknik ve idari kadrolar ile başarabilecektir. 

AB Çevre Faslının açılması ile sorumlulukları daha da artan Bakanlığın, merkez ve taşra teşkilatındaki sorunlar her geçen gün artarak devam etmektedir. 

 

Bir kez daha, sorumluluğumuzu yerine getirerek, çözüme dönük olarak uyarıyoruz; acilen merkez ve taşra teşkilatlarında "kadrolu" çevre mühendisi ve uzman istihdamı sağlanmalı, çevresel denetimler teknik birikimi olan personelce yürütülmeli, çevre izin ve lisans sürecindeki sorunlar çözülmeli ve taşra teşkilatındaki idareci kadrolarında mutlaka çevre mühendisleri görevlendirilmelidir. Teknik birikimi yetersiz ve çevresel hassasiyeti "çöp toplamanın teşviki" ile sınırlı olan kişiler, idareci olarak, çevresel sorunların çözümünde rol alacak alanlara atanmamalıdır. 

İşlevsiz sınavlarla "umut tüccarlığına" son verilmeli, umutları, hayalleri ve birikimleri ile sınavlara giren mühendis, mimar ve şehir plancılarının kamuda "kadrolu" istihdamı, "adaletli" bir şekilde sağlanmalıdır. 

 

Saygılarımızla,

 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

11. Dönem Yönetim Kurulu

 

Okunma Sayısı: 1310
Fotoğraf Galerisi