TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
KONTROLLÜ YANGIN YÖNTEMİ ÇÖZÜM DEĞİLDİR

Şanlıurfa`dan geçen Kerkük-Ceyhan-Yumurtalık petrol boru hattında ani basınçtan dolayı meydana gelen patlama sonrasında, Atatürk Barajı Göleti havzasında sızan ham petrolden dolayı bazı canlıların etkilendiği ve tarım arazilerinin zarar gördüğü bazı basın yayın organlarında yer almıştır.

Genel Merkez 08.11.2008 (Son Güncelleme: 15.06.2011 11:10:24)

Şanlıurfa‘dan geçen Kerkük-Ceyhan-Yumurtalık petrol boru hattında ani basınçtan dolayı meydana gelen patlama sonrasında, Atatürk Barajı Göleti havzasında sızan ham petrolden dolayı bazı canlıların etkilendiği ve tarım arazilerinin zarar gördüğü bazı basın yayın organlarında yer almıştır. Aynı yayınlarda Atatürk Barajı Göl Havzası‘ndaki petrol kirliliğinin önüne geçmek için kıyı şeridinde BOTAŞ tarafından kontrollü olarak yangın çıkarıldığı, bölgedeki yangından çıkan dumanların Şanlıurfa ve Adıyaman kent merkezlerinde hayatı olumsuz yönde etkilediği de yer almaktadır.


Konu çevre ve halk sağlığı açısından büyük önem arz etmekle birlikte, öncelikle bu tür kazalarda en yakındaki vanalar kapatılsa dahi boru içindeki petrol akmaya devam edeceğinden; patlamanın meydana geldiği noktada ilk olarak petrol akışının kesilmesi ve çevreye yayılmasının önlenmesi gerekmektedir. Bu işlem genel olarak petrolün akış yönünde 50 - 100 m aralıklarla geniş çukurların açılmasını gerektirir. Çukurlarda biriktirilen ham petrol vidanjör veya pompalarla çekilerek bölgeden uzaklaştırılmalıdır. Daha sonra bariyer ve benzeri ekipmanlarla petrolün göl havzasına ulaşmasının engellenmesi gerekmektedir. Bu işlemleri takiben ham petrolle kirlenen yüzeylerin sıyrılarak alınması ve tehlikeli atık bertaraf tesislerinde depolanması ya da remidasyon (aerobik ortamda temiz toprakla sürekli havalandırılarak veya kimyasallarla temizlenerek) yapılması gerekmektedir.
Bütün bunlara karşılık yakma işlemi tercih edilen bir "temizleme ve bertaraf" yöntemi değildir. Bu yöntem topraktaki canlı organizmalara ve mineral yapısına zarar vermekle kalmaz petrolün yanması sonucunda oluşan emisyon hava kirliliğine neden olur, yakın çevredeki canlı yaşamını olumsuz etkiler. En büyük tehlike de bu yöntemde yangının yayılma riskidir.
Ülkemizden geçen petrol boru hatlarında ve deniz yoluyla petrolün taşınması sırasında bu tür tehlikelerin yaşanması her zaman mümkündür. Bu nedenle yaşamı tehdit eden enerji politikaları bir kez daha gözden geçirilmeli ve gerekli önlemler artırılmalıdır.
İş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli önlemlerin alınması, yaşanabilecek risklerin en aza indirilmesi için gerekli araçların yaratılması, denetim - izleme mekanizmalarının, çevre ve halk sağlığını gözeten yeni yöntemlerin geliştirilmesi bu noktada önem taşımaktadır.


Ülkemizde siyasi iktidar tarafından izlenen yanlış ve parçacı enerji politikalarının yaşamımızı nasıl tehdit ettiği ve edeceği bu örnek ile bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
Odamız kamusal yarar doğrultusunda, çevre ve halk sağlığını tehdit eden her türlü politika, plan, proje, yatırım ile ilgili kamuoyunu bilgilendirmeye ve siyasileri uyarmaya devam edecektir.


TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

Okunma Sayısı: 571