TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
DANIŞTAY İDDK EPDK ALEYHİNE AÇILAN DAVADA KARARINI VERDİ. “ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRMESİ YAPMADAN ELEKTRİK ÜRETİM LİSANSI VEREMEZSİNİZ.”

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak Ziraat Mühendisleri Odası, EGEÇEP Derneği ve Çağdaş Hukukçular Derneği ile birlikte Danıştay`a taşıdığımız

Genel Merkez 13.08.2009 (Son Güncelleme: 14.06.2011 13:15:49)

 TMMOB Peyzaj Mimarları Odası ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak Ziraat Mühendisleri Odası, EGEÇEP Derneği ve Çağdaş Hukukçular Derneği ile birlikte Danıştay‘a taşıdığımız "Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun İzmir İli Aliağa İlçesinde İthal Kömür Yakıtlı tesis kurulması için Enka Enerji Üretim A.Ş. ‘ye 06/03/2008 tarihinden itibaren 49 yıllığına üretim lisansı verilmesi" işleminin yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu‘nca 7 Mayıs 2009 tarihinde durdurulmuştur.

Odalarımız adına Ziraat Mühendisleri Odası, EGEÇEP Derneği ve Çağdaş Hukukçular Derneği ile birlikte Enka Enerji Üretim AŞ‘ye İzmir İli Aliağa İlçesinde kurulması planlanan termik santral için 6.3.2008 tarihinden itibaren 49 yıllığına üretim lisansı verilmesine ilişkin EPDK kararı Danıştay 13. Dairesi nezdinde dava edilmiş, ancak 13. Dairece yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebimiz reddedilmişti.

Bu karara karşı Danıştay İDDK‘na itiraz etmiş ve de Anayasa‘nın 56. maddesi kapsamında sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkı ile Çevre Kanunu‘nun 1. maddesi kapsamında çevrenin bütün canlıların ortak varlığı olduğu ve korunmasının Kanun‘un emredici kuralı olduğu hatırlatılmış, aynı Kanunun 10. maddesi uyarınca üretim lisansı verilmesi aşamasında planlanan faaliyetlerin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinin Anayasa‘nın amir hükmü gereği işletilmek zorunluluğu bulunan bir süreç olduğu, başvuruculara ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararı olmadan izin, onay, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceği, yatırıma başlanamayacağı ve ihale yapılamayacağı hükmü gereği tesis edilen lisans işleminin ÇED mevzuatı gereği herhangi bir değerlendirme olmadan verildiği için hukuka aykırı olduğu ifade etmiştik.

İDDK‘nca da ileri sürdüğümüz itiraz gerekçelerimiz doğrultusunda herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkının bulunduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu Anayasa‘da belirtildiği, Çevre Kanununda bu konudaki gerekli düzenlemelere yer verildiği ve Elektrik Piyasası Kanunu ile yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreye uyumlu bir şekilde üretilmiş elektriğin tüketicilerin kullanımına sunulması amaçlandığına vurgu yapılmış ve EPDK‘nın bu konularda yapılan lisans başvurularını çevre mevzuatı yönünden de incelemesinin zorunlu olmasına rağmen bunun yapılmadığı, ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararı alınmasına ilişkin yasal sürecin tamamlanmasının üretim lisansı verilmeden önce bir ön şart olarak kabul edilmesi ve bu şartın lisans verilmeden önce aranmasının zorunlu olduğu gerekçesi ile dava konusu işlemin yürütmesini durdurmuştur.

Üstelik 4628 sayılı Kanunun 3. maddesinin a bendinde lisans alan tüzel kişinin faaliyet alanına göre yürürlükteki mevzuatın gereklerini yerine getirme yükümlülüğünün olması, bu anlamda davalı idarece ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi durumunda lisansın iptal edilmesinin düzenlenmiş olmasının, tüketicilerin kullanımına sunulacak elektriği çevreye uyumlu bir şekilde üreteceği kanıtlanmış başvuru sahiplerine lisan verilmesi gerektiğine dair aksi yöndeki iddiaları kabul edilemez bulduğunu belirtilmiştir.

İDDK kararı gereği EPDK tarafından verilen başta üretim lisansları olmak üzere tüm lisans işlemleri öncesinde ÇED prosedürünün işletilmesinin zorunlu olduğu, ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararı olmadan lisans verme işlemlerinin hukuka aykırı olacağı gerçeği tartışmasız hale gelmiştir.

EPDK, bu karar gereği Yönetmelikte değişikliğe gidebileceği yönünde olumlu  sinyaller vermişse de bu yaklaşımı yeterli değildir. EPDK tarafından, söz konusu karar uyarınca verilmiş tüm lisansların iptal edilmesi ya da geri alınması, bu kapsamda faaliyetlerinin durdurulması, Çevresel Etki Değerlendirme şartlarını gerçekleştirmeyen başvuruculara hiçbir şekilde lisans verilmemesi gereklidir. Sorumlu ve kamu yararını gözeten idareden beklenen davranış budur ve idarece gecikmeksizin harekete geçilmelidir.

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak bu uygulamanın yerleştirilmesi ve nerede ise 17-18 yıl öncesinde çevre kirlenmesi tehlikeli boyuta ulaşmış olan ve geçen sürede maalesef tescilli bir kirlilik anıtı haline gelen Aliağa‘da faaliyet yürütecek olan İzdemir Enerji Elektrik Üretim A.Ş.ye verilen 04.06.2009 tarihli üretim lisansının geri alınması için idareye başvurulmuştur.

T.C. Devleti‘nin, sosyal hukuk devleti olduğunu düzenleyen Anayasanın 2. maddesi ile yargı kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunu vurgulayan 138. maddesi uyarınca yargı kararlarının gerekçesinin de mevcut lisanslara uygulanarak iptal kararları verilmesi Anayasa‘nın 56. maddesindeki sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkımızın gereğidir. İdarece Anayasal teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerimiz ile yaşam hakkımıza saygı gösterilerek kamu yararının gerçekleştirilmesine yönelik derhal harekete geçilmelidir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

Okunma Sayısı: 794