TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
ÇED KÖŞESİ
Genel Merkez 06.11.2009 (Son Güncelleme: 14.06.2011 11:10:23)

Yayın :

Cumhuriyet

Tarih :

01.11.2009   StxCm :77

İl :

İstanbul

Sayfa :

17

Periyod :

Günlük/Gazete

Tel :

0212 343 72 74

Tiraj :

53.821

               

 

Bu köşeye adını veren "Çevresel Etki Değerlendirmesi" (ÇED), 70‘lerde gelişen bir "çağdaş uygarlık davranışı"... 5 Haziran 1972‘de Stockholm‘de toplanan "BM Çevre ve Kalkınma Konferansının ünlü bildirgesi, her yıl aynı tarihin "Dünya Çevre Günü" olarak kutlanmasına da neden oldu... Çünkü "çevrenin korunması"nın da "temel insan hakkı" olduğu ilk kez vurgulan bildiride özetle deniyordu ki; "yaşam kaynaklarını yok eden ve kalkınma adına sefalet yaratan sömürgeci politikalar terk edilecektir". İşte bu karar uyarınca her türlü yatırımın "çevreye etkileri"ni "önceden" belirleyerek; yaşamı karartacak projelerin "başlanmadan" engellenmesi için ÇED, uluslararası çevre hukukuna girdi. Ülkemizde de ilk kez 1983‘te kabul edilen "Çevre Yasası"nda yer aldı. Ne var ki "uygulama yönet‘Çevreye ihanet‘ler Yönetmeliğin sonraki serüveni ise her yönüyle "çevreye ihanet" belgeselidir.. "Artık Türkiye‘de de ÇED var" denilmesinden sonra, 4‘ü şimdiki hükümet döneminde olmak üzere yapılan "8 değişiklik" de "çevre yerine yatırımı kollamak" içindi. Düşünün ki 20. yüzyılın en "doğa ve kültür katili" uygulaması olan Karadeniz Kıyı Yolu bile "ÇED gerekmeyen proje"ler(!) arasında sayıldı... Üstelik elde kalan son yaşam kaynaklarımızı, su havzalarını ve ormanlarını açıkça yok edeceği "bilimsel olarak kanıtlanmış" bulunan 3. köprü ve çevre yolları da sözde "93‘ten (yönetmelikten) önce" yatırım programına alındığı için "ÇED raporu istenmeyen"lerden... Geçenlerdeki Ulaştırma Şûrası‘nda, Orman Genel Müdürlüğü‘nden bir bürokrat "buna rağmen 3. köprü için de ÇED hazırlanmalı; doğaya etkisi irdelenmeli" demişti; ancak, yine "değişen mevzuaf‘a göre ÇED raporunu "ÇED yetkisi" olan Karayolları Genel Müdürlüğü hazırlayacak; kendi projesine "doğaya zararlı, vazgeçelim" mi diyecek? ‘Satılık bilim‘ var! "Bilimsel etik" açısından en "vahim" durum ise açıkça çevre düşmanı yatırımlar için de "olumlu"! ÇED raporları düzenlenmesi aymazlığı... Çünkü ÇED raporları çevreden sorumlu kamu kurumlarınca değil, "yatırımcıların siparişleri"yle iş yapan "ÇED Firmaları"nca hazırlanıyor. Yönetmelikte dünyaya ayıp olmasın diye konulan "halkla görüşme" toplantılarının sadece "nutuk"la geçmesi bir yana, bunlara katılan profesyonel ÇED uzmanlarının "para aldıkları yatırımları savunma"ları kadar yüz kızartıcı ne olabilir? Dün gece (31 Ekim) bu konuyu ele aldığımız Kanal B‘deki imar Dosyası programında. Çevre Mühendisleri Odası‘ndan Meltem Erdoğdu özetle dedi ki: "Olumlu raporları hazırlayan şirketler iş rekoru kıcen, çevreyi gözeten raarın mühendisleri işsizlikkıvranıyor." >ylesi bir "piyasa"sı olan ) "pazar"ını bakanlığın reserilerinden inceleyen Bursafer Gündem 21 Genel Seri Mehmet Kartal da şu bili verdi: "1993-2009 arasında düzenlenen 1769 rapordan sadece 31‘i (yüzde 2) yatırımı çevreye zararlı bulmuş; yüzde 98‘i ise desteklemiş!" Demek ki Türkiye‘deki yatırımcıları, çevreye en uygun yer ve teknoloji seçiminde "dünya şampiyonu" ilan etmek gerekiyor! Bu büyük "duyarlılığı"(!) belgeleyen ÇED raporlarının altında kimi "üniversite"lerin de imzasının olması ne kadar hazin... 1769 rapordan yaklaşık 1300‘ünün (yüzde 70) tek bir firmaya ait olması ise ÇED "pazarındaki tekelleşmenin açık göstergesi... imar Dosyası, işte böylesine "ayıp" düzeyindeki ÇED "pazarının tüm yönleriyle açıkça tartışıldığı nadir yayınlardan biri oldu... Tekrarı 3 Kasım Salı gecesi 21.30‘da. ekinci@cumhuriyet.com.tr "Yönetmeliğe aykırı dilekler meliği", çevre düşmanı yatı- rarl rım(cı)ların "çekince"leri yü- porl zünden sürekli ertelenerek tam 10 ten I yıl sonra, 93‘te yayımlanabil- B<" misti... Biz de süreci hemen her ÇEE gün, "artık yayımlayın" diyerek mi v yaşadığımızdan, ÇED‘le öylesi- Nilü ne özdeşleştik ki bu köşenin adı- krete nı da aynı "özlem" belirlemişti...

 

Kupürün Detayı...

Okunma Sayısı: 593