TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
TEKNİK RAPOR : İSTANBUL SU DURUMU 2020

Şunu söyleyebiliriz ki; yaşamakta olduğumuz su krizinin tek sebebi iklim krizi ya da kurak bir mevsim değil, aynı zamanda da süregelen yanlış su politikalarıdır. Türkiye’nin en büyük nüfusa sahip şehri olan İstanbul, barajlardaki su kıtlığı, su toplama havzalarının yapılaşmaya açılarak küçültülmesi, suyollarını hiçe sayan yapılaşmalar, su kaynaklarındaki kirlenme ve yanlış su politikaları ile birlikte gün geçtikçe içmesuyu kaynaklarını kaybetmektedir.

Istanbul Şube 17.03.2021 (Son Güncelleme: 17.03.2021 11:43:12)

GİRİŞ


Dünya ciddi bir su krizinin eşiğinde. 21. yüzyılın ikincisi yarısı için yoğun kuraklık ve su savaşlarından bahseden tahminler yüzyılın ilk çeyreğinde gerçeğe dönüştü. 2018’de muson yağmurlarının normalden az olması sonucu Hindistan’ın pek çok bölgesinde ciddi su krizleri yaşanmış, 2019 yılında ise kuraklıktan ötürü kimi şehirlerde neredeyse hiç su kalmamıştı. Bu süreçte susuzluk ve sıcaklardan ötürü onlarca insan yaşamını kaybetti. Susuzluk yalnızca yoksul şehirleri vurmadı. Afrika’nın en zengin metropolü Cape Town’ın dünya üzerinde tamamen susuz kalan ilk şehir olmasına ramak kalmıştı.


Bugün İstanbul için de öncesinde şahit olmadığımız boyutta bir kuraklıkla karşı karşıyayız. 2021 yılına girerken baraj doluluk oranları yüzde yirminin altına düştü. İstanbul tarihi boyunca çeşitli su sıkıntıları ile karşı karşıya kalmıştı. Ancak modern su temini metotlarının geliştirilmesinden itibaren ilk kez böylesi büyük çaplı bir kuraklığın etkilerini kış ayları içerisinde yaşıyoruz. Daha öncesinde baraj doluluk oranları hakkındaki endişe verici grafiklerle genellikle yaz aylarında karşılaşırdık. Baraj doluluk oranlarındaki alarm halinin kış aylarında yaşanıyor olması maalesef ki İstanbul’u dünyadaki diğer örneklerden olumsuz yönde daha da ayrıştırıyor.


Hiçbir döneminde su zengini olmayan, daima su stresinde olan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu yüzden de ekolojik yıkımın dünya genelindeki olumsuz sonuçlarından hızlı şekilde etkilenmekte olduğumuzu söyleyebiliriz. Buradan hareketle, yaşadığımız sorunun tek seferlik iyi bir yağışın ardından çözülebileceği hayaline kapılamayız. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak, mesleki birikimimiz ve topluma karşı sorumluluğumuz bağlamında krize bütünlüklü bir yaklaşım sunmak gerektiğine inanıyoruz. Bugün yaşadığımız endişe verici kuraklık sorunundan acil olarak nasıl korunabileceğimiz bir yana, içinde bulunduğumuz durumun yaz aylarına yansımalarının neler olabileceğini de tahmin edip, gelecek yılları da kapsayan kalıcı ve bütünlüklü bir çözüm sunmalıyız.


Şunu söyleyebiliriz ki; yaşamakta olduğumuz su krizinin tek sebebi iklim krizi ya da kurak bir mevsim değil, aynı zamanda da süregelen yanlış su politikalarıdır. Türkiye’nin en büyük nüfusa sahip şehri olan İstanbul, barajlardaki su kıtlığı, su toplama havzalarının yapılaşmaya açılarak küçültülmesi, suyollarını hiçe sayan yapılaşmalar, su kaynaklarındaki kirlenme ve yanlış su politikaları ile birlikte gün geçtikçe içmesuyu kaynaklarını kaybetmektedir.

İstanbul’daki yanlış su politikaları yalnızca İstanbul’u değil, çevre illeri de etkilemektedir. Avrupa yakasında nüfus artışının teşvik edilmesiyle artan su ihtiyacı, İstanbul’un çevre illerin su kaynaklarından beslenmesi ile geçiştirildi. Bu durum başka illerin suyunun İstanbul’a çekilmesi ile yanlış su politikalarının yaygınlaştırılması, sorunun diğer illere fatura edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Sorun sadece kent halkına su temin etmek olarak görülüyor olsa da, doğru bir kavrayış bunun çok ötesinde olmalıdır. Mesele sağlıklı içme ve kullanma suyu niteliğinde suyu halka iletmeyi garanti altına almaktır. Yanlış su politikaları İstanbul’dan başlayıp komşu illere dalga dalga yayılırken, diğer illerden İstanbul’a su iletmek için kullanılan pompaların devasa enerji sarfiyatları sebebi ile suyun birim maliyeti sürekli olarak artmaktadır. Yanlış politikaların maliyeti halka yüklenmektedir.

İstanbul’un sınırlı su kaynakları gerektiği gibi korunmaz ve şehir yanlış politikalarla büyürken, mevcut sorunlar yeterince büyük değilmiş gibi İstanbul’u besleyen içmesuyu kaynaklarını yerle bir edecek “Kanal İstanbul ve Yeni Şehir Yapı Alanları” projeleriyle birlikte İstanbul, “Susuz Bir İstanbul” projesine dönüşmektedir.
İstanbul’un güncel su krizi hakkında doğru bir kavrayış geliştirmek ve geleceğe yönelik kalıcı ve güvenilir bir çözüm oluşturabilmesine katkı sunmak adına, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 13. Dönem Yönetim Kurulu olarak;
1- İstanbul’un mevcut içmesuyu durumu,
2- İklim değişikliğinin İstanbul su kaynaklarına etkisi,
3- Melen Projesi
4- Kanal İstanbul
5- Yağmur Suyu Toplama, Biriktirme ve Geri Kazanımı – Gri Su ve Atıksu Geri Kazanımı - Desalinasyon
Başlıkları altında derlediğimiz İstanbul Su Durum Raporu’nu sizlerle paylaşıyoruz

Okunma Sayısı: 143
Fotoğraf Galerisi