TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
‘HER İKİ DENİZ KAPLUMBAĞASINDAN BİRİ PLASTİK YUTUYOR’ MİKROPLASTİK TEHDİDİNİN FARKINDA OL

‘HER İKİ DENİZ KAPLUMBAĞASINDAN BİRİ PLASTİK YUTUYOR’ MİKROPLASTİK TEHDİDİNİN FARKINDA OL

Mersin Şube 26.01.2021 (Son Güncelleme: 26.01.2021 13:45:01)

‘HER İKİ DENİZ KAPLUMBAĞASINDAN BİRİ PLASTİK YUTUYOR’

MİKROPLASTİK TEHDİDİNİN FARKINDA OL

Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve Mersin Kent Konseyi ile ortaklaşa düzenlediği Doç. Dr. Sedat Gündoğdu ve Arş. Gör. Ceyhun Akarsu hocalarımızın davetli olarak katılım sağladığı ve Moderatörlüğünü Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Dr. Sinan CAN’IN yaptığı 'Akdeniz Havzasında Mikroplastik Tehdidi' konulu online paneli 23.01.2021 tarihinde Saat:20.00 'da CMOMERSİN   ‘You tu be’ kanalı üzerinden canlı yayın olarak gerçekleştirildi. Panel sırasında moderatör ve değerli katılımcıların sunumlarının özet konuşmaları aşağıda belirtildiği gibidir.

Dr. Sinan CAN; Medeniyetlerin beşiği ve olağanüstü bir çevre mirasının merkezi Akdeniz, dünyada plastik kirliliği seviyesi en yüksek denizlerden biri haline geldi. Akdeniz’in açık sularını, deniz tabanını ve kıyılarını kirleten atıkların %95’i plastik. Bu atıkların başlıca kaynağı Türkiye ve İspanya. İtalya, Mısır ve Fransa da bu iki ülkeyi takip ediyor. Çin’den sonra dünyanın ikinci en büyük plastik üreticisi olan Avrupa’da yılda 150 bin ila 500 bin ton makro plastik, 70 bin ila 130 bin ton mikro plastik denize atılıyor. Bu plastiklerin çoğu yolculuğunu Akdeniz’de tamamlayıp deniz hayatına büyük bir tehdit oluşturuyor. Büyük ve küçül ölçekli plastik parçacıkları deniz kaplumbağaları, akdeniz fokları gibi koruma altında veya tehdit altındaki türler de dahil olmak üzere deniz canlılarının yaralanmasına, boğulmasına ve çoğu zaman ölümüne neden olabilmektedir. Mikro plastiklerin etkisi sadece deniz yaşamıyla sınırlı değil. Hava, musluk suyu, şişelenmiş su ve tuz, bal ve alkol gibi gıda ve içeceklere kadar uzanıyor. Her yıl denizlere atılan 10 ila 20 milyon ton plastik atığın deniz ekosistemlerine verdiği zararın ekonomik maliyetinin 13 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Çevre kirliliğinin maliyeti önümüzdeki yıllarda önlenemeyecek boyuta ulaşması an meselesidir.Tüm bu bilgiler nezdinde gerçekleştirdiğimiz 'Akdeniz Havzasında Mikroplastik Tehdidi’ konulu panelimizde denizlerimizdeki kirliliğe dikkat çekerek alınması gereken önlemleri dile getirmektir.

Doç. Dr. Sedat GÜNDOĞDU; Akdeniz yarı kapalı bir havza olması ve etrafındaki yoğun insan faaliyetleri nedeniyle adeta plastik çorbası haline dönüşmek üzere. Yapılan araştırmalar, Akdeniz'in, dünya okyanuslarında yer alan 5 ayrı denizel çöp birikim alanlarına ek olarak altıncı büyük çöp birikim alanı olmaya doğru ilerlediğini ortaya koymaktadır. Akdeniz içerisinde ise en kirli kıyılar Türkiye kıyıları. Gerek Türkiye'nin yetersiz çöp yönetimi, gerekse de diğer doğu Akdeniz Ülkelerinin ürettiği çöpleri denize direk olarak boşaltması ve bu çöplerin de akıntılar yoluyla bizim kıyılarımıza kadar gelmesi kıyılarımızı adeta plastik çöplüğü haline dönüştürmektedir. Bu plastiklerin zamanla parçalanması ve 5 mm'den daha küçük boyutlu olan mikroplastiklere dönüşmesi ise bu problemin boyutunu daha da büyütmektedir. Mikroplastiklerin fark edilmesi de temizlenmesi de neredeyse imkansızdır. Buna ek olarak özellikle ham plastikler olarak bilinen plastik peletlerin de kıyılarımızda ciddi kirlilik yarattığı son yaptığımız çalışmalarda ortaya konulmuştur. Bu şekilde devam ettiği müddetçe önümüzdeki 30 yıl içerisinde Akdeniz canlılar açısından yaşanmaz bir ortama dönüşme riskiyle karşı karşıyadır. Buna bir de kurulması planlanan polipropilen petro kimya fabrikalarını da eklersek bölgenin karşı karşıya kaldığı riskin çok daha büyük olacağını söylemek mümkündür. Akdeniz kıyılarımız plastik çöplüğüne dönüşmeden özellikle Akdenizi en çok kirleten nehirlerden olan Seyhan ve Ceyhan nehirlerinden plastik çöplerin denize ulaşmasının engellenmesi ve bu nehirlerin etrafındaki gerek tarımsal gerekse de endüstriyel faaliyetlerin denetlenmesi gerekmektedir.

Arş. Gör.  Ceyhun AKARSU ; Mikroplastik kirliliği hususunda farkındalık her geçen gün artıyor olsa da, henüz tam olarak nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda bilinmezlik durumunu korumaktadır. Diğer kirleticiler gibi belirli bir limitin altında kullanımına izin verilmesindense direkt olarak yasaklama yolunu tercih eden ülkelerde dahi mikroplastik kirliliğinin etkileri görülmeye devam edilmektedir. Bunun en büyük sebebi bu kirleticiye lokal olarak  müdahale ediliyor olmasıdır. Okyanuslar gibi yaşayan ekosistemlerde kirleticilerin sürekli hareket ettiği düşünülürse, her ülkenin birbirinden bağımsız yönetim planı oluşturması yapılan en büyük yanlışlardan biridir. Yapılması gereken ise bu konuda konsorsiyum oluşturulması ve tüm devletlerin ortak hareket etmesidir. Mersin İli'nde de diğer tüm dünya şehirlerinde olduğu üzere mikroplastiklerin birincil kaynağı atıksu arıtma tesisleridir. Günlük hayatımızda yer alan mikroplastik ihtiva eden ürünlerin su ile durulanması ile birlikte kanalizasyon sistemine karışmakta ve sonrasında atıksu arıtma tesislerimiz için arıtılması gereken yeni bir kirlilik yükü haline gelmektedir. Mikroplastiklerin büyük bir kısmı atıksu arıtma tesisleri tarafından tutuluyor olsa da, her gün yüz milyonlarcası Berdan, Göksu Nehirleri ve derin deniz deşarjı ile direkt olarak Mersin Körfezi'ne deşarj edilmektedir.

Kasım Özyamanoğlu (Mersin Kent Konseyi Genel Sekreteri); Mersin kent konseyi ve Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi işbirliğinde Akdeniz Havzasında Mikroplastik Tehdidi konulu online sunumda Doç. Dr. Gündoğdu ve Arş. Gör. Ceyhun Akarsu hocalarımızın vermiş oldukları bilgilerle yaşadığımız kentinde içinde bulunduğu havzadaki Mikroplastik  tehditlerin çok açık bir şekilde ortaya konulmasıyla bir farkındalık yaratmaya çalıştık.

Mersin Kent Konseyi olarak paydaşlarımızla birlikte yerelde yaşadığımız yerlerin kalitesini yükseltmek ve daha yaşanabilir yerler olması için merkezi ve yerel yönetimler, STK, gönüllüler ile birlikte hareket ederek farkındalık yaratmaktır. Yağmur sularının ayrıştırılması, tek kullanımlık plastikler tüketiminde hassasiyeti, deterjan tüketimi ve su arıtma tesislerinin önemi gibi konularda çarpıcı örneklerle sunumlarla gerçekleştirdik.

 

Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi

Mersin Kent Konseyi

Okunma Sayısı: 36