ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     23 TEMMUZ 2017 , PAZAR

 

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2017/Nisan

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2017/Mart 1

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

ÇALIŞMA PROGRAMI

18. yüzyılda ortaya çıkan, sanayi devrimi ile ivme kazanan ve kapitalist tüketim kültürü ile perçinlenen çevre sorunları, gün geçtikçe artmakta ve tüm canlıların yaşam alanlarını daraltmaktadır.

20. YILINDA GÜÇLÜ, KURUMSAL BİR ODAYI BİRLİKTE OLUŞTURMAK İÇİN!

TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI

10. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI

18. yüzyılda ortaya çıkan, sanayi devrimi ile ivme kazanan ve kapitalist tüketim kültürü ile perçinlenen çevre sorunları, gün geçtikçe artmakta ve tüm canlıların yaşam alanlarını daraltmaktadır. 20. yüzyılda iki dünya savaşı, birçok işgal ve çevre felaketi ile devam eden bu daralma ne yazık ki 21. yüzyılda da tüm insanlığı tehlikeye sokacak boyutta daha da karmaşıklaşarak sürmektedir.

Kar etme güdüsüne dayalı mevcut üretim ve tüketim ilişkilerinin insanların sağlıklı bir çevrede, doğa ile barışık yaşama hakkını elinden alması hiç kuşkusuz bu felaketlerin temelinde bulunmaktadır.

Söz konusu ilişkilerin önderliğini üstlenen ülkeler ise sömürgeci ve işgalci tavırlarını hız kesmeden sürdürmekte, tonlarca bombayı insanlığın üzerine yağdırmaktan çekinmemekte, nükleer denemelerine devam etmekte ve yeni sömürge alanları aramaktan vazgeçmemektedir.

Bu tavrın diğer bir yansıması olan açlık ve yoksulluk gibi sıkıntılar ise gün geçtikçe dünya üzerinde daha geniş kitlelere yayılmaktadır.

Kendisini yenilemeye çalışan bu yapı, ucuz emek mobilizasyonu yerine artık endüstri mobilizasyonu yaratarak, hem konumlandığı ülkelerin emeklerini sömürmekte, hem de çevresel değerlerini yok etmektedir. Kendi topraklarında "temiz", diğer ülkelerin topraklarında "kirli" olmak gibi ekolojinin bütünselliği ile de ters düşen, sığ bir anlayışa sahip olan bu yaklaşım ne yazık ki ülkemizde de tüm bu bahsedilen sorunlarla birlikte hakim olmaya başlamıştır.

Kapitalist ekonomi sistemi olarak adlandırılan bu üretim-tüketim ilişkisi, kentlerimizde, iş yerlerimizde, sokaklarımızda, evlerimizde, okullarımızda yani yaşamın her alanında hayatımıza nüfuz etmekte; kimi zaman çevre görevlisi kavramı ile karşımıza çıkarak çelişkiler yaratmakta, kimi zaman bizleri ucuz emek olarak görmekte, kimi zaman kentlerimizde barınma hakkını elimizden almakta, kimi zaman LPG istasyonlarında omuzlarımıza riskler yüklemekte ve kimi zaman ise akademik çalışma alanlarımızı daraltmaktadır. Doğayı, çevreyi bir kar alanı olarak gören bu iktisadi yapı, kendini sürdürebilmek için tüm gücü ile doğa üzerinde egemen olmaya çalışmakta ve onu yok etme pahasına da olsa, istediğini almaya -şimdilik- devam etmektedir.

Bizdeki durum...

Ülkemizdeki durum da ne yazık ki dünyadan farklı değildir. Kentlerimizde yaşanan yoksunluk, barınma hakkı sorunu, "Sosyal Güvenlik" ve "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası" kanunundaki düzenlemeler, yeni açılan üniversiteler ve diplomalı ucuz emek yetiştirme hedefleri,  ücretli ve işsiz mühendislerin sıkıntıları, kamu yararından uzak ve ranta dönük projelerin hayata geçirilmesi gibi birçok konu ülkemizdeki sorunların başında gelmektedir.

Diğer mühendisler gibi, çevre mühendisleri de "parlayacakları" dönemde ucuz emek sürecine sokulmakta ve çevre mühendislerinin yetkinlikleri tartışma konusu haline getirilmektedir. Yetkin mühendislik gibi yeni mezun mühendisleri ucuz emek sürecinin neferleri yapacak olan kavramlar rahatça dillendirilebilmektedir. Üniversiteden mezun olduktan sonra üniversitedeki har(a)çlarını, kredilerini ve üniversitedeki maliyetlerini ödeyemez durumda olan mühendisler çalışma yaşamlarının büyük bir kısmını borçlarını kapatarak geçirmektedirler. Bunun yanında, çalışma koşullarında, SSK primlerinde, maaşlarında ve iş yaşamlarında ciddi sıkıntılar yaşamakta ve hak gasplarına maruz kalmaktadırlar.

AB sürecinde çevre faslının açılması ve Türkiye‘nin imza attığı uluslar arası sözleşmeler ile birlikte ciddi bir sektörün ve çelişki alanlarının oluşacağı su götürmez bir gerçekliktir. Mevcut durumun ortaya konacağı çalışmalarda, alt yapı projelerinde ve diğer tüm çevreyle bağlantılı mühendislik alanlarında, kamu yararından uzak, kar amacı güden bir çalışma biçiminin kentlerimizde daha fazla egemen olacağı ön görüsünde bulunmak pek zor değildir.

Bunun yanında, artan çevre mühendisliği bölümü sayısı ve AB projeleri ile birlikte çevre mühendisleri de dahil tüm mühendislik disiplinlerinin ucuz emek sürecini derinden yaşaması kaçınılmazdır. Hazırlanan AB projelerinde, çalıştırılan yabancı uzmanların yaptıkları işle aldıkları ücret ve ülkemizden projelere katılan uzmanların aldıkları ücretler arasındaki orantısızlık bunun en açık örneğidir. "Türkiye‘deki mühendis isterse kabul etmesindir; çünkü diğer ülkelerden de mühendis getirip çalıştırmak oldukça kolaydır..." "Beğenirsen gel çalış, beğenmezsen güle güle, zaten açıkta bir sürü mühendis var..." gibi bakış açıları oldukça yaygın hale gelmiştir.

Alt yapı projeleri, LPG Sorumlu Müdürlük, ÇED, Çevre Görevlisi...

Mesleğimizin tanımı ve kapsamı, değişen dünya, değişen yaşam ve tüketim alışkanlıklarına paralel olarak farklılaşmaktadır.

Bu nedenle temel mesleki alanlarımızın tanımlanması ne yazık ki henüz tamamlanmamıştır. Genel olarak alt yapı projelerinde, ÇED raporları ve proje onay dosyalarının hazırlanmasında ve takibinde, LPG Sorumlu Müdürlük hizmetlerinde, çevre yönetim sistemlerinin kurulması, yürütülmesi ve denetlenmesinde, üniversitelerde, kamu kurumlarında çalışan biz çevre mühendislerinin sorunları mevzuatta yapılan düzenlemelerle daha da karmaşıklaşmaktadır.

Günümüzde, çevre sorunlarının çözümünde odak noktası olması gereken çevre mühendisleri, son zamanlarda yapılan düzenlemelerle çevre görevlisi kavramının altında sadece bir meslek grubu olarak yer almaktadır. Formasyonu çevresel sorunların engellenmesi ve çözülmesi üzerine kurulan çevre mühendisliğinin bu düzenleme ile birlikte geri plana atılması hatta yok sayılması, göz ardı edilmesi kabul edilebilir değildir. Yapılan eğitimler ve sınavlardaki çelişkiler ise durumun vahimliğini ve acele ile hayata geçirildiğini gözler önüne sermektedir. Memleketimizdeki çevre sorunlarının çözümüne dönük ve kamu yararı gözetir bir biçimde olması gereken düzenleme, yasak savmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Öte yandan, mühendis - mimar - plancılar arasında cinsiyet ayrımcılığı gerek iş bulma sürecinde gerekse iş hayatında ciddi şekilde yaşanmaktadır. Kriz döneminde en çok işten çıkarılanların kadın olduğu, iş ilanlarında "askerliğini yapmış" veya "bay mühendis aranıyor" gibi doğrudan veya dolaylı ayrımcılığın yapıldığı ve bunların yanında kadın mühendislerin daha ucuza çalıştırıldıkları önemli bulgular arasındadır. Zaten var olan ekonomik sıkıntılara bir de böylesi "mavi diploma" ve "pembe diploma" ayrımının yapılması kadın oranının yoğun olduğu çevre mühendisliği alanındaki ciddi sorunlardan birisidir.

Çevre mühendisliğinin diğer alanlarında da yaşanan bu süreçler, ülkemizdeki toplumsal sorunlardan kuşkusuz bağımsız değildir. Birçok çalışan ve işsiz kitleler arasında da benzer süreçler yaşanmaktadır. Bu nedenle, sorunların tümden çözümüne dair bütüncül perspektifle hareket edilmeli ve ortak mücadele alanları yaratılmalıdır. Bu noktada mühendis-mimar-plancılar arasında TMMOB örgütlülüğü çok önemli bir sorumluluk taşımaktadır.

Bunların yanında, Stockholm, Rio, Johannesburg Konferansları, Kyoto Protokolü ve hiç kuşkusuz AB Çevre Mevzuatı gibi dünyadaki uluslar arası gelişmeler gerek toplumsal gerekse mesleki alanımızda ciddi yansımalara neden olmaktadır. Bu alanların Odamız tarafından yakın olarak takip edilmesiyle edinilecek bilgi, ülke ve meslektaşlarımız açısından oldukça yararlı olacaktır.

Mesleki eğitim ve üniversiteler

Mesleki sorunlarımızın temelinde yatan başka bir konu ise çevre mühendisliği eğitimidir. Son zamanlarda artan üniversite sayısı ve buna bağlı olarak açılan bölümler mühendis sayısında artışı ve ne yazık ki kalitesiz, eksik eğitimi beraberinde getirmektedir. Üniversitelerde laboratuar eksikliği, farklı üniversitelerin çevre mühendisliği formasyonunda izlediği farklı yollar ve konular, çevre mühendisliği alanında az sayıda akademisyenin yetişmesi örneklerden sadece birkaç tanesidir.

Öte yandan, ÖSS sonrasında başlayan çevre mühendisliği eğitim süreci üniversiteden mezun olduktan sonra da kuşkusuz tamamlanmamaktadır. Değişen koşullar, bilim ve teknolojideki gelişmeler çevre mühendislerinin bu gelişmelere ulaşma koşullarının yaratılmasını gerektirmektedir.

20. yılında daha güçlü bir Oda!

Gelecek Oda çalışma döneminin sonuna denk gelen 2012 yılı, çevre koruma bilincinin uluslararası düzeyde başlandığı 1972 tarihli Stockholm Konferansı´nın 40., Yeryüzü Zirvesi olarak adlandırılan Rio Konferansı´nın ise 20. yıldönümüne denk gelmektedir. 2012 yılında, küresel iklim değişikliği ile mücadelenin en önemli adımlarından birisi olan Kyoto Protokolü´nün 1. yükümlülük dönemi de tamamlanmış olacaktır. 1990lı yıllarda tüm dünyaya yayılan tek kutuplu ve pazar ekonomisine dayalı küreselleşme rüzgarı, bu dönemde yeni yeni kurumsallaşmaya başlayan uluslararası çevre rejimini de kendisine göre şekillendirmeye devam etmesi hiç kuşkusuz devam edecektir.

Ancak giderek güçlenen ve genişleyen küresel çevre bilinci ve kurumları, Soğuk Savaş döneminin ekonomik altyapısını oluşturan kuruluşlara (IMF ve Dünya Bankası) yönelik olarak 2000‘li yıllardan itibaren başlayan muhalefetin neredeyse lokomotifini oluşturdular. Özellikle iklim değişikliği üzerine yaşanan tartışmalar ve yürütülen çalışmalar, 21. yüzyılın ilk 10 yılı tamamlanmadan karşılaşılan küresel ekonomik krizin ancak "başka türlü bir dünya, başka türlü bir kalkınma ve başka türlü bir çevre" anlayışıyla çözülebileceğini ortaya koydu.

ÇMO´nun da 20. kuruluş yıl dönümüne denk gelen 2012 yılı, küreselleşme yerine dayanışma, tek kutupluluk yerine çok kutupluluk, dayatma yerine uzlaşma, pazar ekonomisi yerine toplum ve doğa yararını gözeten bir ekonominin daha yüksek ve daha güçlü şekilde gündeme alındığı bir dünyanın da habercisi olmaya aday gözükmektedir. Hal böyle iken, örgütlü, mesleğine sahip çıkan, toplumun sorunlarını kendisine dert eden bir "Oda"yı hayalden gerçeğe dönüştürmek ve 20. yılda tüm çevre mühendislerinin elleri ile yoğrulmuş, güçlendirilmiş bir Oda yaratmak hepimizin ellerinde.

Programa doğru...

Tüm bu tespitlerin yanına birçok tespit ve öngörü eklenebilir. Ancak önemli olan bu tespitlerin muhatabı olan biz çevre mühendislerinin bir arada bulunması; kamu yararı gözeten, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını vurgulayan, demokrasiyi lafta bırakmayan, kendi sorunlarını toplumsal sorunlardan bağımsız görmeyen bir hak mücadelesini hayata geçirmesidir.

MESLEKİ ALANIMIZDAKİ SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE DAİR YAPILMASI ÖN GÖRÜLEN ÇALIŞMALAR

Değişen dünya, değişen yaşam ve tüketim alışkanlıklarına paralel olarak mesleğimizin tanımı ve kapsamına dair araştırmalar yapılması oldukça önemlidir.

Bu kapsamda çalışma döneminin ilk 6 ayında temel mesleki sorunların tespiti ve çözümüne dönük plan yapmak amacıyla bir komisyon oluşturulacak ve bu komisyon;

-          Üniversite ziyaretleri

-          Kamu kurumu ziyaretleri

-          Üye toplantıları

-          Çevre sektöründe çalışma yapan kuruluşlarla toplantılar

yaparak sorun alanlarını somutlaştıracaktır. Bu kapsamda sorun alanlarının tartışıldığı ve üyelerimizin katılım sağladığı çeşitli platformlar oluşturulacaktır. Çıkan sonuçlar kapsamında çözüme dönük eylem planları hazırlanarak bu planlar meslektaşlarımız ile birlikte sistematik olarak hayata geçirilecektir.

Öte yandan, mesleğimize ve çalışma alanlarımıza son zamanlarda ciddi müdahaleler gerçekleştirilmiştir. Çevre Denetim Yönetmeliği bunların en önemlileri arasındadır.

Mesleki sorunlarımızın çözümüne dönük olarak toplumdaki ve ülke yönetim kademelerindeki (belediyeler ve kamu kurumları dahil) çevre mühendisliği farkındalığının artması gerekmektedir. Bunun için;

-          Çalışma dönemi içerisinde TBMM‘de bulunan komisyonlara çeşitli ziyaretler gerçekleştirilerek, çevre sorunlarının çözümünde mesleğimizin önemi, mesleki alanımızın kapsamı aktarılarak sorunlarımızın çözümü için iletişim kanalları açılmaya çalışılacaktır.

-          Kamu kurumları ve belediyeler her ne kadar siyasi iktidarların hegemonyası altında çalışma yapmak durumunda olsa da, devlet kurumlarıdırlar. Dolayısıyla kurulacak ilişkilerin siyasi iktidarlarla değil, bizlerin vergisi ve birikimi ile çalışmalarını yürüten devlet kurumları ile kurulduğu unutulmamalıdır. Bu kapsamda, kurulacak temaslarla, çevre mühendislerinin çalışma alanlarını belirleyen veya bu alanlara bazı düzenlemeleri ön gören çalışmalara zamanında, etkin ve planlı bir şekilde müdahale edilecektir.

-          Ülkemizdeki tüm Büyükşehir Belediyeleri ziyaret edilerek, kentsel çevre sorunlarının çözümünde çevre mühendislerinin önemi ve etkinliği aktarılacak ve istihdam alanları yaratılması için ortak çalışmalar yürütülmeye çalışılacaktır.

-          Kamu kurumlarına ziyaretler gerçekleştirilerek, yapılacak mevzuat çalışmalarında çevre mühendislerinin göz ardı edilmemesi, kamuda çalışan meslektaşlarımızın kendi mesleki birikimlerine dair çalışmalarda görevlendirilmesinin sağlanması ve ortak çalışma alanlarının yaratılması için görüşmeler yürütülecektir. Çevre mühendislerinin kamuda hak ettiği istihdam alanlarının yaratılması için ortak çalışma alanları yaratılmaya çalışılacaktır.

-          Sektörün sorunları, meslektaşlarımızın istihdam ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın özlük hakları konularındaki sıkıntılara çözüm üretmek adına özel sektörde çevre alanında çalışma yapan firmaların temsilcileri ile sektör toplantıları yapılacaktır. Basın ve yayın organlarında "çevre" konusunda ortak programlar yapılması için çalışmalar yürütülecektir. Bu sayede, toplumdaki çevre mühendisliği algısı yeniden yapılandırılacak, mesleki alanlarımız toplum tarafından daha iyi algılanacak ve hiç kuşkusuz kentsel ve kırsal çevre sorunlarının çözümüne dönük yarattığımız bilimsel ve teknik bilgi kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Odamızın mesleki alandaki hukuki alt yapısı güçlendirilecektir.

Mesleki ve toplumsal alana dair yapılan mevzuat çalışmalarına önceden hazırlık yapılacak ve ülkemizde oldukça uzun süren ve kimi zaman verimli sonuçlar alınamayan hukuki süreçlere bırakılmadan çözülmeye çalışılacaktır. İkinci adım olarak ise hukuki süreçler zamanında ve sonuna kadar yürütülecektir.

-          Meslektaşlarımızın sorunlarının çözümüne dönük olarak uzun vadede bir "hukuki danışma sistemi" kurularak, üyelerimizin gerek mesleki gerekse çalışma hayatında yaşadıkları sorunlara çözüm üretilmeye çalışılacaktır.

-          Mesleki alanımızla ilgili konularda yapılacak olan ihaleleri takip ederek gerektiğinde hukuki müdahaleler yapılacaktır.

-          Mesleki alanımızı ilgilendiren her türlü mevzuat çalışması düzenli olarak takip edilecek ve hukuki süreçler zamanında, etkin bir şekilde ve mesleki formasyonumuz kapsamında oluşturulan bilimsel bilgi ile yürütülecektir.

-          Oda bütünlüğü gözetilerek, hukuki çalışmalara hız kazandırmak ve farklı bakış açılarını yakalamak amacıyla hukuki danışmanlık çalışmalarının şube ve temsilciliklere doğru yaygınlaştırılması için çalışmalar yapılacaktır.

ODA ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

Oda örgütlülüğünde ciddi bir daralma yaşandığı su götürmez bir gerçektir. Oda‘ya üye olan çevre mühendisi ve üye olmayan çevre mühendisi sayısındaki ciddi fark bu daralmaların önemli göstergeleri arasındadır. Mesleki sorunlarımızın çözümü sadece ve sadece birlikte üretmek ve birlikte hareket etmekten geçmektedir. Bu nedenle, ülkemizin her noktasındaki çevre mühendisleri ile iletişim güçlü bir şekilde hayata geçirilmeli, Oda‘nın çalışmalarında üyelerin etkin rol alması sağlanmalıdır. Bunun için en önemli yöntem, şube ve temsilciliklerin güçlendirilmesi ve "iş yeri temsilciliği" yaklaşımının hayata geçirilmesidir.

  • Oda örgütlülüğünün güçlendirilmesi, tabana yayılması ve temsiliyet kabiliyetimizin artması, üyelerimiz ve meslektaşlarımız ile iletişimizin geliştirilmesi, kolaylaştırılması amacı ile şube ve temsilcilik sayılarımızın arttırılmasına dair çalışmalar yapılacaktır.

  • Güçlü bir Oda ancak ve ancak üyelerin desteği ve sahiplenmesi ile yaratılabilir. Bu nedenle yapılacak etkinlik ve faaliyetlerin oluşum süreçlerine üyelerin katılımı, üyelerin eğitim ve mesleki ihtiyaçlarına cevap verilmesi üye desteği açısından oldukça önemlidir.

  • Üye desteği ve sayısının arttırılması, hiç kuşkusuz Oda‘nın mali yapısını güçlendireceği gibi, kamuoyunda söz sahibi olmamızda da büyük bir rol oynayacaktır.  Geçici çözümlerle değil, Oda‘nın orta ve uzun vadeli geleceğini de ön gören bir mali yapılanmaya giderek, şube ve temsilciliklerin de desteğiyle, kendi kendine yetebilen bir Oda yapısı ön görülmektedir. Şeffaflık ve hesap verilebilirlik bu süreçte temel ilkelerimizdir.

  • Özellikle son dönemlerde, birçok Oda kendi mekanını almakta ve sürekli yer değiştirmekten kaynaklı mali ve idari yükü atarak, üyelerine daha iyi hizmet vermeyi ön görmektedir. Bu nedenle, Oda‘nın kurumsallaşması ve kendi mekanına kavuşarak "göçebelikten" kurtulması orta vadeli hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

  • Bunun yanında, Oda‘daki çalışma koşulları iyileştirilecek, Oda içerisinde yapılacak olan görev dağılımları ile Oda çalışanlarının moral ve motivasyonları arttırılacaktır. Oda‘nın çalışanlarına dair düzenlemeler yapılarak verimli bir iş gücü yaratılacaktır.

Şube ve Temsilcilikler

Odamızın gücünün en büyük göstergesi ÇMO bayrağının dalgalandığı yerellerin niceliği ve niteliğidir. Odamızın tüm yerellere doğru etki alanının artması hem mesleki sorunların çözümüne dönük olarak verimliliğinin artmasını sağlayacak, hem ülkemizdeki çevre sorunlarının çözümüne ön ayak olacaktır.

ÇMO bütününde çalışma programımız ve hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için yapılacak çalışmalarda Genel Merkez, şube ve temsilciliklerimiz ile birlikte, ortak katılım, ortak çalışma ve şeffaflık anlayışı esas olacaktır. Bu kapsamda dönem içerisinde;

  • Şubelerin ve temsilciliklerin katılım sağladığı Oda Danışma Kurulu toplantılarına katılımın arttırılması sağlanacak, kararların ortaklaştırılması için tüm demokratik işleyişler gerçekleştirilecek, birlikte üreten ve birlikte yöneten bir anlayışın hayata geçirilmesi için her türlü çaba harcanacaktır.

  • Şubelerin yapmış olduğu çalışmalar desteklenecek ve Oda bütünlüğü ve bütçesi gözetilerek Şubelerin altyapı ihtiyaçları da (demirbaş v.b.) giderilmeye çalışılacaktır. Şubelere buyurgan, dayatmacı bir zihniyetle değil, onları kucaklayan ve destekleyen bir anlayışla iletişim sağlanacak, merkez dahil tüm birimlerin Oda‘nın bileşenleri olduğu gerçeği ilke olarak çalışmaların temelini oluşturacaktır.

  • Şubelerin yerellerde kentsel sorunlara dair STK ve Demokratik Kitle Örgütleri ile kurdukları ilişkiler desteklenecektir.

  • Şubelerin TMMOB İl Koordinasyon Kurulları‘nda etkinliklerinin arttırılması için çaba harcanacak ve TMMOB İKK‘da yaşadıkları sorunlar sahiplenerek birlikte çözüm üretilmeye çalışılacaktır.

  • Üyelerin; Oda, Şube ve Temsilcilik mekanlarını etkin kullanabilecekleri ve eğitimlerin verimliliğinin arttırılacağı mekan ve eğitim-toplantı salonlarının kullanımı için çalışmalar yürütülecektir

  • Varolan temsilciliklerin alt yapısının güçlendirilmesi sağlanacaktır. Varolan temsilciliklerin alt yapısı maddi ve manevi olarak güçlendirilmeye çalışılacaktır. Bu güçlendirme sürecinde şube ve temsilcilikler arası dayanışma, Oda‘nın öz yapısı ve hiç kuşkusuz TMMOB‘nin tüm bileşenlerinin katkısı ile gerçekleştirilecektir.

  • Her temsilciliğin mekanı tıpkı şubelerde olduğu gibi açık kalacak ve sürekli olarak bir çevre mühendisinin orada bulunması, meslektaşların sorunları ile ilgilenmesi, eğitim ve etkinlikleri organize etmesi, Oda ile kurumsal iletişimi sağlaması sağlanacaktır.

  • Temsilciliklerin aynı zamanda örgütsel temsiliyeti nedeniyle de yerellerinde kurdukları kurumsal ilişkiler desteklenecektir.

  • Temsilcilikler özünde geleceğin Şubeleri olarak değerlendirilmeli ve yapılacak alt yapı çalışmalarındaki destek bu kapsamda yapılmalıdır. Bu nedenle de, alt yapısı tamamlanan, etkinlikleri, üye ilişkileri ve TMMOB‘nin değerlerini sahiplenen tavrı ile ciddi bir kurumsallaşma yaratmış olan temsilciliklerin Şubeleşmeleri için çalışmalar yürütülecektir.

  • Temsilcilik olmayan yerellerde Oda olarak üye toplantıları düzenlenecek ve ihtiyaçlar doğrultusunda, ÇMO ve TMMOB değerleri kapsamında yeni temsilciliklerin hayata geçirilmesi sağlanacaktır. Böylece ÇMO‘nun meslektaşlarla teması daha etkin hale getirilecektir.

İşyeri Temsilciliği

Katılımcılık, demokrasi gibi kavramların hayat bulduğu "işyeri temsilciliği" yaklaşımı metinlerden ve söylemlerden doğru gerçeğe dönüştürülecektir. Hiç kuşkusuz bunun için şube ve temsilciliklere büyük görevler düşmektedir.

-          Şube ve temsilcilikler birlikte Oda Örgütlülüğü‘nün geliştirilmesi amacıyla ilk 6 ay içerisinde bir çalışma grubu oluşturulacaktır.

-          Bu çalışma gurubunda işyeri temsilciliği ön planda tutulacaktır.

-          Yerellerin de katkısı ile belirlenen iş yeri temsilcileri ile birlikte yılda bir kere merkezi bir toplantı/çalıştay düzenlenecek ve mesleki ve toplumsal sorunlara dair tartışma yürütülecektir.

Öğrenci Üye Örgütlülüğü

Birçoğumuz Oda‘nın öğrenci komisyonunun kuruluşunda yer almış, Oda‘nın ve TMMOB‘nin öğrenci kurultay ve çalıştaylarının düzenlenmesinde aktif görevler üstlenmiş ve öğrenci üye süreçlerinden geçerek Odayı sahiplenen meslektaşlarınızız. Bu nedenle de öğrenci üyelerin ve öğrenci komisyonunun sorunlarını irdeleme şansı bulabiliyoruz. Oda örgütlülüğünün, mesleki etiğin, çevre sorunlarına yaklaşımların ve mesleğin sorunlarının bu süreçlerde daha verimli algılanabildiğini düşünüyoruz.

Öğrenci üye örgütlülüğünün güçlendirilmesi birinci önceliklerimiz arasında yer almaktadır.

Bu nedenle tüm dönem boyunca,

-          Öğrenci üye komisyonu geliştirilecek çalışmalara öncelik verilecektir.

-          Yerel öğrenci komisyonlarının geliştirilmesi için şube ve temsilcilikler desteklenecektir.

-          Mesleğe, üniversiteye ve öğrencilere dönük her çalışmada öğrenci komisyonunun görüşleri dikkate alınacaktır.

-          Öğrenci üyelerin mesleğe dair soruları ve deneyim ihtiyaçları düzenlenecek etkinliklerle giderilmeye çalışılacaktır.

-          Oda yayınlarına öğrenciler için de ayrı bir alan yaratılacaktır. Böylece düşüncelerini paylaşmaları, odaya, mesleklerine ve kendilerine katkı sağlayabilmeleri için farklı ortamlar oluşturulacaktır.

-          Oda‘nın internet sitesi içerisinde öğrenci komisyonuna ait bir internet sitesi yapılandırılacaktır.

-          Staj konusunda birimlerle koordineli olarak çalışmalar yapılacak öğrenciler için yönlendirici ve ön açıcı olunacaktır.

-          Öğrenci komisyonunun talebi ve tespit ettiği ihtiyaçlar üzerinden belirleyeceği teknik gezilere tam destek sağlanacaktır.

-          Öğrencilerin Oda‘nın kongre, sempozyum, kurultay ve çalıştaylarına katılımları teşvik edilecektir.

-          Oda Öğrenci Kurultayı‘nda katılımcılık esas alınacak, öğrencilerin özgünlüğünü ortaya koyabilecekleri koşullar yaratılacaktır. Kurultay bağımsız, tartışmacı, sorgulayıcı bir hale dönüştürülecek, tüm üniversitelerden çevre mühendisliği öğrencilerinin katılımını destekleyecek ve bu kapsamda da üniversitelere ve çevre mühendisliği bölümlerine ayrıca kurultayın önemi aktarılacaktır.

Yayın Çalışmaları

Oda yayınları gerek meslektaşlar gerekse kamu ile kurulan ilişkide oldukça önemli bir iletişim aracıdır. Bu nedenle yayınların çeşitlendirilmesi, okunurluğunun arttırılması, günümüz ihtiyaçlarına göre içeriklerinin oluşturulması gerekmektedir.

Bu kapsamda, her bir yayın için şube ve temsilciliklerin de katılımı ile ayrı ayrı yayın komisyonları belirlenecektir. Çalışma dönemi boyunca;

-          Bilimsel, hakemli bir dergi 6 aylık periyotlarla hayata geçirilecektir. Bu dergide, çevre mühendisliği formasyonu kapsamında yapılan akademik çalışmalar, meslektaşlar ve üniversiteler ile buluşturulacaktır.

-          Çevre mühendislerinin, mesleki alana, çalışma yaşamlarına, toplumsal sorunlara, ketsel ve kırsal çevre sorunlarına dair güncel tartışmaların yapıldığı 4 aylık periyotlarla bir dergi yayımlanacaktır. Bu dergide, mesleki ve toplumsal alana dair teknik, pratik bilgiler ve deneyimler de yer alacaktır.

-          Çevre sorunlarının ve kuşkusuz kentsel alt yapının uluslar arası alanda yoğun şekilde tartışıldığı ve çözüm üretilmeye çalışıldığı günümüzde, İngilizce - Türkçe ve Türkçe - İngilizce bir teknik sözlük yayımlanacaktır. Çeşitli konu başlıklarını içeren kitaplar yayımlanmaya çalışılacaktır. Konu başlıkları Şube ve Temsilciliklerin de temsilcilerinin katılacağı yayın kurulunda detaylı olarak tartışılacak ve belirlenecektir. Çevre mühendisliğinin güncel mesleki alanına dair konular (atık, su, hava, gürültü, modelleme, laboratuar v.b., temiz üretim, çevre yönetim sistemleri), ulusal ve uluslar arası çevre konuları (politikaları, anlaşmalar, tartışmalar v.b.),  çevre mühendisliği eğitiminde yararlı olacak çalışmalar, kentsel çevre sorunları ve çözümleri gibi başlıklar kitap konuları arasında yer alabilecektir.

-          Teknolojinin gittikçe geliştiği günümüzde, Oda internet sitesi daha işlevli hale getirilecektir. ÇMO haber bülteni, dileyen üyelere kağıt tüketimini azaltmak adına elektronik ortamda ulaştırılacaktır. İnternet sitesi bunun için araç olarak kullanılacaktır.

-          Birim temsilcilerinin de yer alacağı Oda Yayın Komisyonu‘nun belirleyeceği eksende, Şube ve temsilciliklerin yayınları teşvik edilecektir.

-          Şube ve temsilciliklerin internet sitelerinin işlevli hale getirilmesi sağlanacaktır.

-          Öğrenci komisyonunun kendisine ait Oda altında bir internet sitesi kurması sağlanacaktır.

-          Farklı Odalarla, demokratik kitle örgütleriyle, STKlarla, üniversitelerle ortak yayın çalışmaları yapılacaktır.

-          Sektör katalogu hazırlanacak ve sürekli olarak güncellenecektir.

Sürekli Eğitim Merkezi (SÜMER)

Gelişen ve değişen koşullar ile birlikte mesleğin ve meslektaşların ihtiyaçları değişmektedir. Oda tarafından verilecek eğitimler aynı zamanda mesleki alanımızın tanım sorununu çözmek ve çerçevesini belirlemek için de oldukça önemlidir. Sorun tespitleri ile birlikte, meslektaşların eğitim ihtiyaçları gözden geçirilecek, güncel ve ihtiyaçlara dönük olarak Oda‘nın eğitim biçimi ele alınacaktır.

SUMER, atıl ve durağan mevcut yapısından çıkarılarak daha dinamik, daha etkin ve hızlı karar mekanizmalarına sahip hale getirilecektir.

SÜMER kapsamında şube ve temsilciliklerden de katılımı ile yürütme ve danışma kurulları oluşturulacaktır. Çalışma dönemi içerisinde;

-          SÜMER Kurulları meslektaşlarımızın eğitim ihtiyaçlarını belirleyecek ve eğitimleri çeşitlendirecektir.

-          Odamız tarafından (şube, temsilcilikler dahil) verilecek eğitimlerde farklılıklar ortadan kaldırılacak, aynı başlıklı eğitimlerin içerikleri ve veriliş tarzı ortaklaştırılacaktır.

-          Oda‘da eğitim veren eğitmenler için bir "eğitmen havuzu" oluşturulacak ve kendi alanında başarılı, Oda‘nın değerlerini sahiplenen, meslektaşların eğitim sürecinde her türlü desteği veren eğitmenlerin eğitim vermesi sağlanacaktır.

-          ÇMO kapsamında düzenlenen eğitimlere ait katılım ücretleri ÇMO Mali koşulları çerçevesinde asgari düzeyde belirlenecektir.

-          Yerellerde mümkünse ücretsiz eğitim başlıkları belirlenerek bunların yapılma koşulları araştırılarak hayata geçirilecektir.

-          Şube ve temsilciliklerde eğitim mekanlarının belirlenmesinde üyelerin eğitim verimliliği ön planda tutulacaktır.

Bilimsel Çalışmalar

Odamızda bilimsel çalışmaların yapılması ve hazırlanan raporların, açıklamaların bilimsel bilgi temeline oturtulması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, mesleki ve toplumsal alanda yapılan mücadelelerin anlam kazanması için ivedi bir gerekliliktir.

Bu kapsamda dönem boyunca;

-          Bilim Danışma Kurulu etkin hale getirilecektir.

-          Üniversite ziyaretleri gerçekleştirilerek çevre mühendisliği bölümlerindeki akademisyenlerin Oda‘nın yapacağı bilimsel ve teknik çalışmalarda katılımları arttırılacaktır.

-          Çevre sorunlarının disiplinler arası bir sorun olduğunun bilinciyle, farklı alanlarla çalışmalar yapan akademisyenlerin de Oda çalışmalarına destek verme yolları aranacaktır.

-          Uluslar arası akademi camiası ile temaslar kurularak, güncel bilimsel gelişmeler takip edilecek ve meslektaşlarımız ile bu gelişmeler farklı yönetmelerle birlikte paylaşılacaktır.

-          Kentsel çevre sorunlarında bilim ve teknik merkezli çalışmalar yapmak için yerel birimlerimiz ile koordinasyon sağlanacaktır.

ÇMO Kongresi, Sempozyum, Kurultay ve Çalıştayları

Meslektaşların ve toplumun sorunlarının geniş katılımla tartışılacağı, mesleki alan dair problemlerin ortak çalışma platformlarında masaya yatırılacağı kongre, sempozyum, kurultay ve çalıştaylar çalışma döneminde önceliklerimiz arasında yer alacaktır. Yerellere doğru yaygınlaştırılacak bu etkinlikler, farkındalıkların arttırılması, meslektaşların ve ilgili tüm kurum ve kuruluşların katılımları açısından oldukça önemlidir.

-          ÇMO Kongresi tartışma ve katılım temelinde şekillendirilecektir. Güncel mesleki ve toplumsal sorunlarla birlikte mesleki alanın bilim ve teknik açısından güçlendirilmesi, bilimin ve tekniğin meslektaşlarla paylaştırılması perspektifi ile güçlü bir biçimde hayata geçirilecektir.

-          İmkanlar doğrultusunda her yerelde (Şube ve mümkünse temsilciliklerde) belirli konularda (yerelinde sorunlarını gözeterek) sempozyum ve/veya çalıştay düzenlenecektir. Bu sempozyum ve çalıştaylar tıpkı ÇMO Kongresi‘nde olduğu gibi geleneksel hale dönüştürülmeye çalışılacaktır.

 

TMMOB ÖRGÜTLÜLÜĞÜ

TMMOB, Odamızın da önemli bir bileşeni olduğu, mühendislik ve mimarlık alanında "birlik" kavramını, ortak mücadele yaklaşımını hayata geçirmiş yegane örgütlülüktür. Bizce, TMMOB‘de yaratılan, Teoman ÖZTÜRK ve yoldaşlarının perçinlediği toplumcu, kamu yararı gözeten, demokrat, çağdaş yaklaşım, ülke yararı ve toplumumuz için sahiplenilmeli ve desteklenmelidir.

Bu ülkenin üniversitelerinden mezun, bu toplumda yaşayan mühendis ve mimarların sorunlarının toplumsal sorunlardan farklı olmadığı ve çözümün ortak mücadeleden geçtiği somut olarak önümüzde durmaktadır. Bu kapsamda çalışma dönemi boyunca,

-          TMMOB ve bağlı Odaları ile iyi ilişkiler geliştirilecek, ortak çalışma alanları yaratılacaktır.

-          TMMOB‘de meslekçi sığ bir yaklaşımın egemen olmaması ve "birlikte" kavramının geliştirilmesi için her türlü çaba harcanacaktır.

-          TMMOB‘nin ülkemizdeki sorunların tespitine ve çözümüne dönük oluşturacağı komisyonlara Odamızca katılım sağlanacak ve mesleki birikimimiz bu komisyonlara aktarılacaktır.

-          TMMOB tarafından emek eksenli, çalışanların haklarını savunan ve ülke menfaatlerini gözeten her türlü çalışmanın parçası olunacaktır.

-          TMMOB içerisinde çatışmacı, ayrıştırıcı her türlü siyasi ve kişisel hesabın dışında durulacak ve birliğin mücadeleyi bütünleştirici tarafı olunacaktır.

-          TMMOB‘nin düzenleyeceği sempozyum, kongre gibi etkinliklere meslektaşlarımızın katılımlarının arttırılması sağlanacaktır.

-          TMMOB‘nin yerel örgütlenmesi olan İl Koordinasyon Kurulları‘na ve etkinliklerine şube ve temsilciliklerimizin etkin katılım sağlaması için gereken destek sağlanacaktır.

-          Odalar arası dayanışma kültürünü geliştirici ortak etkinlikler düzenlenecektir.

TOPLUMSAL MÜCADELE

Mesleğimizin toplumsal yaşamdaki karşılığının bilinci ile insanlığın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkında kast eden her türlü çabanın karşısında bilimsel bilgi ışığında, hukuki ve toplumsal mücadele yürütülecektir.

-          Hiç kuşkusuz, işsiz ve ücretli çalışan çevre mühendislerinin sorunları bir bütünün parçasıdır. Bu anlamda çalışanların yanında somut pratiklerle yer alan bir Oda çalışması yapılacaktır.

-          Çalışanların hak gasplarına ve çevre sorunlarına karşı yürütülen toplumsal mücadelelere bilim ve tarafsızlık ilkeleri ışığında katkı sağlanacaktır.

-          Çevre sorunlarının çözümüne dönük projeler geliştirilecek, ilgili kurum ve kuruluşlarla çözüm noktasında bir araya gelinmeye çalışılacaktır.

-          Yerellerde yaşanan çevre sorunlarına karşı bilimsel bilgi ışığında mücadele edilecektir.

-          Hukuki kanallar çevre sorunlarının çözümüne dönük olarak kullanılacaktır.

 

Yeni umutlar ve heyecanlar ancak değişimle yakalanır, gelin hep birlikte ÇMO‘yu geleceğe taşıyacak bu değişimi birlikte yakalayalım!

Bir gecenin deminde, bir sabahın elinde, UMUT saracak ÇMO‘yu!

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.