Çevre Mühendisleri Odası

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası - 9. Dönem Çalışma Programı

9. ÇALIŞMA DÖNEMİ (2008-2010) ÇALIŞMA PROGRAMI


GELECEĞİMİZİ TASARLAMAYA ÇAĞRI

Gerçekçi Ol, İmkansızı İste... (Ernesto Che Guevara)

GİRİŞ

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, örgüt bütününde 8. dönem (2006.2008) çalışmalarını toplum yararını öne çıkaran ve bilim-emek eksenli bir anlayışla yürütmüştür. TMMOB'nin tarihsel mirasını yeniden üreten ve geliştiren Odamız, "mühendisler-mimarlar halkın hizmetinde" yaklaşımını temel alan çalışmaların öncüsü olmuştur.

Bugün, Odamız ve TMMOB örgütlülüğü yeni bir seçim dönemine girmiştir. Dünyada ve ülkemizde, insana ve yaşama dair sorunlar tarihin hiçbir döneminde bu kadar kritik bir yol ayrımını işaret etmemiştir.

Bu noktada,  Odamızın  yeni  dönem  (9.  Dönem) çalışmaları, dünyadaki ve ülkemizdeki konjonktürün dinamikleri tanımlanarak "önce insan, önce çevre" ilkesiyle oluşturulmak zorundadır.

Teoman Öztürk ve yol arkadaşlarından aldığımız mirasla biz Çağdaş-Demokrat-Toplumcu Mühendisler; bilimi ve teknolojiyi toplumla buluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç, halklar adına pek çok olumsuzluğu barındırsa da; barışa, umuda dair sevdamızı ve kavgamızı sürdürüyoruz.

Mesleki-demokratik kitle örgütü olmanın sorumluluğunu taşıyor, bağımsız, demokratik ve özgür bir Türkiye, sömürüsüz bir dünya özlemine umudumuzu büyütüyoruz.

NASIL BİR DÜNYA, NASIL BİR MEMLEKET?

Nasıl Bir Dünya?

Emperyalist güçler  arasındaki  rekabet  ve  çıkar çatışmaları  giderek  belirginleşiyor  ve  sertleşiyor. Varlıkları yağmalamak, pazarları ele geçirmek ve halkları tahakküm altına almak için devam eden rekabet, savaş ve işgallerle şiddetlenirken; Dünya Bankası, IMF gibi finans kuruluşları ve ulus ötesi tekeller, neoliberal politikalar aracılığıyla yaşamımızın her alanını alınır-satılır bir meta haline dönüştürme yolunda durmak bilmez bir çaba sarf ediyorlar. Kendilerine sınırsız kaynak olarak kabul edip ölçüsüzce sömürdükleri çevreyi bu defa "çevre koruma" adı altında ikinci kez sömürmeyi sürdürüyorlar. Doğası gereği kamusal hizmet alanına giren su temini, atıksu arıtımı, katı atık yönetimi gibi çevresel hizmetlerin çok uluslu tekelleredevredilmesinin önünü açıyorlar. Eğitim, sağlık ve altyapı gibi kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi yönündeki politikalarını yaymaya çalışarak, dünyayı yoksulluğa ve açlığa mahkum ediyorlar.

Ücretli kölelik ve emperyalist saldırganlık düzeninin, "yeni", "küresel" ve "alternatifsiz" dünyasında 149 milyon çocuk yetersiz besleniyor, 1 milyar 100 milyon kişi içecek su bulamıyor, her yıl 515 bin kadın sağlıksız koşullar yüzünden hamilelik ya da doğum sırasında hayatını kaybediyor. Toplumsal zenginlik her geçen gün biraz daha küçük bir azınlığın elinde toplanıyor. Sadece 225 kişinin serveti, 1 milyar 300 milyon insanın yani 60 tane Türkiye'nin bütün gelirine eşit. 1990-2000 yılları arasındaki savaşlarda ölen çocuk sayısı 200 bin! En zengin %20, dünya gelirlerinin dörtte üçüne sahipken, en yoksul %20 dünya gelirinin %1,5'una sahip. Dünyanın en zengin 500 kişisinin, en yoksul 416 milyon kişisinden daha fazla geliri bulunuyor. İnsanların hem yaşamlarını devam ettirmesini sağlayan hem de yaşam kalitesini belirleyen suyun metalaştırılarak özelleştirilmesi, her insanın temiz içilebilir suya erişim hakkını göz ardı ediyor. Kalkınmakta olan ülkelerde en zengin halkın %20'si şebeke sistemi ile ulaşan suyun %85'ini, halkın en yoksul %20'lik kısmı ise sadece %25'ini kullanabiliyor.

Bu tablonun özeti oldukça net: küresel kapitalizm küresel yoksullaşma anlamına geliyor. Ama bizler, bu tablonun  değiştirilebileceğini  biliyoruz.  Bizler,  bu emperyal  düzenin  alternatifsiz  olmadığını,  bugün içinden  geçtiğimiz  "yeni  ortaçağ"da,  küresel kapitalizme, her türlü gericiliğe ve yobazlığa karşı, başka  bir  dünyanın  ve  başka  bir  ülkenin  mümkün olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, imkansızı istemeye devam ediyoruz; umutla, onurla, inatla!

Nasıl Bir Memleket?

Türkiye'nin yakın tarihi kapitalizmin küreselleşmesinin getirdiği yıkımın fotoğrafları ile dolu ve kapitalizm ülkemizin kılcal damarlarına kadar sızarak hayatımızın her alanında ağır tahribatlar yaratmaya devam ediyor. Bu politikalar toplumun tüm emekçileri ile birlikte mühendis, mimar, şehir plancıları üzerinde de tüm olumsuzluklarını hissettiriyor, ülkenin geleceğini koyu karanlık bulutlar arkasına itiyor. Bu noktada, hükümetin IMF programları, Dünya Bankası, ABD ve AB politikaları gereğince uygulamaya koymaya çalıştığı başta "Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı" olmak üzere yabancıların çalışma izinleri ve TMMOB Kanunu'nda  yapılması  düşünülen  değişiklik  yasa tasarıları ile mühendis, mimar şehir plancılarını da işsizliğe, yoksulluğa, kötü çalışma ve yaşam koşullarına mahkum ediyor.

Türkiye'de çevre alanında izlenen yanlış politikalar ve hükümetin bu konuda gösterdiği aciz tutum, doğal ve kültürel varlıklarımızı tahrip ederken, gelecek kuşakların yaşam olanaklarını tehdit ediyor. Kaynaklarımızı ve doğal varlıklarımızı hiçe sayan ve talan eden yeni yasal düzenlemelere her gün yenisi ekleniyor.  Sağlıklı bir çevrede  insanca  ve  eşit  yaşam  hakkımız Anayasa değişiklikleri  ile  elimizden  alınmaya  çalışılıyor.

Ülkemizde bir dizi çevre sorunu çözüm beklerken, su sorunundan çöp sorununa, balık ölümlerinden hava kirliliğine, altın madenciliğinden nükleer santral lobilerine pek çok alan yanlış politikalara ve ranta teslim ediliyor.

Türkiye.de çevre yönetiminde yaşanan zaaflar kimi zaman  orman  yangınlarında  kimi  zaman  sel felaketlerinde kimi zamansa gömülü bulunan zehirli atık varilleri ile kendini gösteriyor. Çevresel altyapı yatırımlarına ayrılan kaynakların yetersizliği, askeri harcamalara ya da diyanete ayrılan paya bakılarak kolayca  görülebiliyor. Hükümetçe, doğru istihdam politikalarının hayata geçirilemediği üyelerimizin işsizlik oranına bakılarak kolayca söylenebiliyor.

Kamu hizmetleri bir bir özelleştiriliyor, yerel hizmetler kamusal hizmet olmaktan çıkarılarak ticarileştiriliyor. Böylece,  toplumun  su,  atıksu,  katı  atık,  ulaşım konularında kamu hizmeti beklediği belediyeler sadece "ihaleci" birer kuruluş niteliğine dönüştürülüyor. Parası olana temiz su, parası olana çöp hizmeti ve parası olana sağlık hizmeti verilmesi anlayışı ve uygulamaları yaygınlaştırılıyor.

Siyasi iktidar, tüm bu hizmet bekleyen sorun alanlarına çözüm  üretmek  yerine,  cumhurbaşkanlığı  seçimi, anayasa  değişikliği,  türban  sorunu  gibi  yapay gündemlerle  krizler  yaratarak  toplumun  sorunları görmemesini sağlamaya çalışıyor.

Ülkemizde gerici, ırkçı-milliyetçi dalga giderek yükseltiliyor: Artık kentlere de taşınan terör olayları,  Hrant Dink cinayeti, Malatya katliamı, Trabzon.da öldürülen rahip iki yıllık sürece yansıyan olayların en ürkütücü örnekleri!

Diğer taraftan hükümet, bölgemizde ABD'nin yarattığı savaş bataklığına bile bile ülkemizin de saplanmasının önünü açıyor. Türkiye'yi sonu belirsiz bir maceraya iterek,  terör  sorununa  kalıcı  ve  barışçıl  çözümler yaratmak  yerine  ülkemizi  şiddete  ve  çatışmaya sürüklüyor.

Önümüzdeki bu hazin ve karanlık tablo karşısında Odamız, bu ülkenin aydınlık insanlarına ve aydınlık günlerine olan inancını yitirmemiş, iki yıl boyunca bu karanlık tabloyu değiştirme yönünde atılması gereken adımları  atmaktan  ve  söylenmesi  gereken  sözleri söylemekten çekinmemiştir.

19 milyon insanın açlık sınırında yaşadığı, sağlıklı bir çevrede yaşam hakkının gasp edildiği, kıyılarımızın, ormanlarımızın ve kentlerimizin ranta kurban edildiği ülkemizde, Çağdaş-Demokrat ve Toplumcu Mühendis-Mimar-Şehir Plancısı hareketin bir parçası olan bizler, mesleki sorunlarımızın toplumsal sorunlardan ayrı düşünülemeyeceğinin bilinciyle, emek ve demokrasi güçleri ile dayanışma içerisinde, insanca yaşayacağımız bir  Türkiye  için  çalışmaya  devam  edeceğiz.

TEMEL İLKE VE ÖNCELİKLERİMİZ

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası kurulduğundan bu yana geçen 16 yıllık süreçte, kendini hep toplumsal bir inisiyatif olarak şekillendirmiştir. Oda'nın tarihi, esas  olarak  kendi  dinamikleri  ile  bu  inisiyatifi geliştirmenin de tarihidir.

Demokrasi ve barış talebi için verdiği mücadeleye bu dönem de devam edecek olan Odamız, plansızlığı ve kuralsızlığı değil bilimi ve hukuku, sermayeyi ve rant çevrelerini değil kamu yararını öncelikli kılan çalışma anlayışını sürdürecektir.

Odamız, önümüzdeki çalışma dönemi içerisinde de mesleki demokratik bir kitle örgütü olarak onurlu ve dik yürüyüşüne devam edecektir. Örgütlü üyelerimizden ve  iç  dinamiklerimizden  alınan  güçle,  ülkenin  ve dünyanın temel sorunlarına ilişkin politikalar üretmeye, meslek ve meslektaş sorunlarını tartışmaya ve çözüm bulmaya  ilişkin  çalışmaları  sürdürecektir.

Üye İlişkilerine Dair İlkelerimiz

Odamız  gücünü  örgütlü  üyesinden  almaktadır. Bu nedenle üyenin çalışmalara katılmasını esas kabul etmektedir.  Üye  ile  iletişimin  sürekli  ve  sağlıklı yürütülmesi Odamız amaçlarının hayata geçirilmesi için ön koşuldur. Odamız, üyelerimizin özlük haklarının korunması  ve  iyileştirilmesi,  sosyal  ve  ekonomik gereksinimlerinin  karşılanabilmesi  için  çalışmalar yapmayı görev kabul eder.

Odamız,  mühendis-mimar  ve  şehir  plancılarının uzman/yetkin/yetkili vb. şeklinde sınıflandırılmasına ve bu yöndeki hakim anlayış ve uygulamalara temeldenkarşı durur.

Karar Alma Süreçlerine Dair İlkelerimiz

Odamızın  her  biriminde  karar  alma  sürecinde demokratik  merkeziyetçilik  esası  ön  görülür.  Oda Yönetim Kurulu.nda alınacak kararların oluşturulmasında birimlerin karar mekanizmasına katılması sağlanır. Karar mekanizmasının katılım esası ile işletilebilmesi için periyodik olarak Danışma Kurulu toplanır. Karar alma sürecinde akış Temsilcilik, Şube, Danışma Kurulu ve Oda Yönetim Kurulu.dur.

Mali Işleyişe Dair Ilkelerimiz

Odamız, öncelikli olarak üye ödentileri üzerinden bütçe oluşturur. Mali işleyişte .merkezi bütçe. ilkesi uygulanır. Bu sayede tüm birimlerin eşit gelişimi ve örgüt içerisinde dayanışma ve paylaşma ortamının yaratılması sağlanır. Odamız,  kamu  kurumu  niteliğinde  bir  meslek kuruluşudur. Bu nedenle ticari iş ve ilişkilerden uzak durur ve mesleki faaliyet alanları üzerinden bütçe kalemlerine yer vermez. Oda  bütçesinin  esas  gelir  kalemlerini,  başta  üye ödentileri  olmak  üzere  yayın  ve  SÜMER  programı dahilinde düzenlenen eğitim gelirleri oluşturmaktadır.

YÜRÜTÜLECEK ÇALIŞMALAR

Amaçlarımız

  • ÇMO'da kurumsal oluşumun sürekliliğini sağlamak, Oda bütününde örgütsel heyecanı zinde tutmak.
  • TMMOB ortamında, daha güçlü, üretken ve etkin bir Oda olarak varlığımızı sürdürmek.
  • Kamu kurum ve kuruluşları ile ilkeli, tanımlı ilişkiler kurmak ve ortak çalışmalar yapmak.
  • Meslektaşlarımıza, dayanışma ve ortak aklın egemen kılındığı bir çalışma ortamı tesis etmek.
  • Her üyenin söz, yetki ve karar sahibi olduğu çalışma anlayışını öne çıkarmak.
  • Meslek görev ve sorumluluk alanlarımızın kamuoyunca tanınırlığını sağlamak, kamu ve özel sektörde mesleğimiz ile ilgili alanlarda meslektaşlarımızın istihdam edilmesi yönünde çalışmalarımızı sürdürmek.
  • Kamuda ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın özlük haklarını korumak ve geliştirmek yönünde çalışmalar yapmak.
  • Bağımsızlık, demokrasi ve insan haklarını çalışmalarımızın belirleyicisi ve yönlendiricisi olarak tanımlamak.
  • Tüm insanlık için barış, barınma ve sağlıklı bir çevrede yaşam hakkının, çalışmalarımızın temel yaklaşımı olarak devam etmesini sağlamak.
  • Önce insan, önce çevre temel yaklaşımı ile ötekilerin sesi ve vicdanı olmak.
  • Mesleğin toplumsallaştırılmasını, etik kuralların belirlenmesini ve işletilmesini sağlamak.
  • Uluslararası işbirliği çerçevesinde, kurumlarla ilkeli dayanışmacı ilişkiler kurmak, ortak eylem ve etkinliklerde bulunmak.
  • IMF, Dünya Bankası, AB gibi uluslararası örgütlerin "uluslararası işbirlikçiliğine" dönüşen dayatmalarına karşı mücadele etmek.
  • Çevre odaklı alanları yakından ilgilendiren ve belirleyen AB uyum/üyelik sürecini takip etmek ve bu alanı bir mücadele ortamı olarak görmek.

Örgütlenme ve Iletişim Çalışmaları

  • Oda örgütlüğümüzün geliştirilmesi ve tüm meslektaşlarımıza ulaşabilmek amacıyla mevcut birimlerimiz daha güçlü bir şekilde devamlığını sağlamak ve yeni birimlerimizin (şube/temsilcilik) kurulması yönünde çalışmalar yapmak.
  • Oda-üye ve Oda-öğrenci ilişkilerinin devamlılığının sağlanabilmesi için toplantı, panel, söyleşi ve benzeri etkinlikler düzenlemek.
  • Üyelerimizle iş olanaklarını gerek web sayfamız gerekse iletişim grupları üzerinden paylaşmak.
  • Öğrenci üyelerimize staj olanakları yaratmak ve bu bilgilere ulaşmalarını sağlamak.
  • Meslek/meslektaş sorunlarına dair anket çalışmaları düzenlemek.
  • Oda.nın, bilim kurumları ve üniversiteler arasındaki ilişkilerini güçlendirmek.
  • Oda çalışmalarının, görüş ve etkinliklerin kamuoyu ile paylaşılması amacıyla ulusal ve yerel basın ile sürekli ve kalıcı ilişkiler geliştirmek.
  • TMMOB ve bağlı Odalar ile diğer meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, toplumsal muhalefet odakları ve diğer yerel kentsel çevre inisiyatifleri ile ilişkilerin devamlılığını sağlamanın yanı sıra çalışmaların öznesi olmak.
  • Uluslararası ortamda da meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve toplumsal muhalefet odakları ile ilişkiler kurmak, geliştirmek.
  • Gerek meslektaşlarımızın istihdam olanaklarının arttırılması, gerekse Oda görüş ve raporlarımızın ulusal ve yerel mevzuata yansıması ile Odamızın proje denetim süreçlerine katılması yönünde kamu kurumları ve yerel yönetimler nezdinde girişimlerde bulunmak.

Kongre, Kurultay ve Sempozyum

  • Bilim ve teknolojinin halkın kullanımına sunulması, bilginin yaygınlaştırılması ve paylaşımının sağlanması, çevre mühendisliği eğitimi, meslek/meslektaş sorunlarının tartışılarak çözüm önerilerinin hazırlanması amacıyla farklı alanlarda kongre, sempozyum, kurultaylar gerçekleştirmek.
  • Bu kapsamda 9. çalışma dönemi içerisinde; ÇMO 8. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi.nin sağlıklı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesini sağlamak, TMMOB 2. Çevre Sempozyumu.nu hayata geçirmek, ÇMO 3. Öğrenci Kurultayı.nı gerçekleştirmek, çevre mühendisliği alanında yerellerde, spesifik konularda sempozyumlar planlamak ve yapmak.
  • Bununla birlikte meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, toplumsal muhalefet odakları ve diğer çevre inisiyatifleri tarafından gerçekleştirilecek çalışmalara etkin bir şekilde katılmak.

Yayın Çalışmaları

Odamızın kurumsal yapısının güçlenmesi, üye ile iletişimin sağlıklı bir şekilde sağlanması ve çevre mühendisliği alanında üretilen bilimsel çalışmaların ilgililere ulaşması açısından yayın çalışmaları önem taşımaktadır.

  • Bu kapsamda Odamızın süreli yayınlarının devamlılığını sağlamak amacıyla; ÇMO Haber Bülteni (iki ayda bir, 12 sayı), Çevre ve Mühendis Dergisi (4 ayda bir, 6 sayı), Çevre Bilim ve Teknoloji Dergisi (6 ayda bir, 4 sayı) yayınlamak.
  • Mesleki özgün yayın, araştırma, çeviri, sözlük çalışmalarını ÇMO Kitaplığı.na kazandırmak.
  • Panel, söyleşi ve benzeri etkinliklerde yer alan sunuşların basımını yaparak kalıcılığını sağlamak.
  • Ajanda, takvim ve sektör kataloğu gibi basım-yayın çalışmalarının yanı sıra, internet aracılığı ile iletişimin daha etkin sağlanabilmesi için çalışmalar yürütmek.

Oda Veri Tabanı Sistemi

Odamızda sağlıklı bir üye bilgi sistemi ve veri tabanı kurulmasını sağlamak. Yenilenecek olan üye veri tabanı sisteminin birimlerce ve üyelerce web ortamında paylaşımını sağlamak.

Kütüphane ve Arşivleme Hizmetleri

Kütüphane ve arşiv sistemimizin geliştirilmesini, bu alanda veri tabanı oluşturulmasını ve web ortamına aktarılmasını sağlamak.

Sürekli Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SÜMER)

  • Meslek içi eğitimlerin yanı sıra, üyelerin meslek alanındaki gereksinimlerini de göz önünde bulundurarak farklı uzmanlık alanlarına ilişkin eğitim programlarını SÜMER kapsamında merkezi olarak düzenlemek ve bu programların birimlerce uygulanmasını sağlamak.
  • Odamızın kurumsal altyapısının güçlendirilmesi amacıyla birimlerimizin yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarımız için örgüt içi eğitimler planlamak ve yapmak.

Hukuksal Mücadele

Hükümetin ve yerel yönetimlerin politika ve uygulamalarını takip etmek, kamu yararı doğrultusunda doğal ve kültürel varlıkların tahribi, meslek alanımızın gaspı ve meslektaşlarımızın hak kayıpları konularında hukuksal girişimlerde bulunmak.

SON SÖZ

Birlikte yol almaya çağırdığımız bu program ile belirlenen temel ilke ve hedeflerimiz, dönem içerisinde günün bize verdiği görevleri planlarken esas alacağımız öğeleri taşımaktadır. Bu uzun yolculuğa bizimle çıkmak isteyen, sesimize sesini, çabalarımıza çabalarını katmak isteyen Tüm Çevre Mühendislerini; meslek onurumuzu korumak ve yükseltmek; çevre mühendisliği hizmetlerinin çevre mühendisleri tarafından yapılmasını sağlamak; mesleki  bilgi  ve  birikimlerimizin  tüm  toplumla paylaşılabildiği  ortamları  yaratmak;  doğal  ve kültürel varlıklarımıza sahip çıkmak; kötü yaşam koşullarına mahkum edilen, istihdam sorunu yaşayan, çalışma alanları yok edilen, ücret politikasızlığının mağduru  olan  meslektaşlarımızın  haklarını savunmak; baskı, sürgün ve siyasi kadrolaşmaya dur  demek;  çevre  mühendisliğini  arıtma mühendisliğine sıkıştırmak isteyen sığ politikalara karşı önce insan önce çevre yaklaşımı ile karşı durmak; uluslararası sermayeye, rant peşindekilere karşı yaşanabilir bir dünya, yaşanabilir bir çevre, yaşanabilir bir memleket için akıntıya karşı kürek çekmek;  bilimsel,  demokratik  ve  özerk üniversitelerde  daha  iyi  bir  çevre  mühendisliği eğitimi  için  mücadele  etmek;  bu  ülkede  bizden sonraki kuşakların da çevre mühendisliği adına konuşabilmesini sağlamak için; Çağdaş-Demokrat- Toplumcu Çevre Mühendisleri ile aynı çatı altında buluşmaya, üretmeye ve paylaşmaya davet ediyoruz.

Bizler, Çevre mühendisliğini toplumsallaştırmak, Oda ortamlarımızda birlikte üretmek, Odamızı kolektif bir anlayışla birlikte yönetmek için; örgütümüzün "Dayanışma ve Mücadele Örgütü" olduğu bilinci ile yolumuza, uzun yürüyüşümüze devam ediyoruz...

Başka Bir Dünya, Aydınlık Bir Türkiye, Yaşanabilir
Bir Çevreye Özlemle, Umutla!

Kosmosun Kardeşliği Adına

Kosmosda bizden başka düşünen var mı
var
bize benzer mi
bilmiyorum
belki bizden güzeldir
bizona benzer mesela ama çayırdan nazik
belki de akarsuyun şankına benzer
belki çirkindir bizden
karıncaya benzer mesala ama tıraktörden iri
belki de kapı gıcırtısına benzer
5178belki ne güzeldir bizden ne de çirkin
belki tıpatıp bize benzer
ve yıldızlardan birinde
hangisinde bilmiyorum
yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz
hangi dilde bilmiyorum
yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz onunla
Tovariş diyecek
söze bu sözle başlayacak biliyorum
Tovariş diyecek
ne üs kurmaya geldim yıldızına
ne petrol ne yemiş imtiyazı istemeye
Kola-kola satacak da değilim
selamlamaya geldim seni yeryüzü umutları adına,
bedava ekmek ve bedava karanfil adına
mutlu emeklerle mutlu dinlenmeler adına
"Yarin yanağından gayrı
her yerde her şeyde hep beraber"diyebilmek adına
evlerin
yurtların
dünyaların
ve kosmosun kardeşliği adına

Nazım Hikmet,
1961, Paris

 

Şu anda 49 konuk ve 1 üye çevrimiçi
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
Adres:
Selanik Caddesi 19/11 Kızılay Ankara Tel: (0312) 419 80 71 - 73 Faks: (0312) 419 80 74 E-posta: cmo@cmo.org.tr