9. ÇALIŞMA DÖNEMİ (2008-2010) ÇALIŞMA PROGRAMI
GELECEĞİMİZİ TASARLAMAYA ÇAĞRI
Gerçekçi Ol, İmkansızı İste... (Ernesto Che Guevara)
GİRİŞ
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, örgüt bütününde 8. dönem (2006.2008) çalışmalarını toplum yararını öne çıkaran ve bilim-emek eksenli bir anlayışla yürütmüştür. TMMOB'nin tarihsel mirasını yeniden üreten ve geliştiren Odamız, "mühendisler-mimarlar halkın hizmetinde" yaklaşımını temel alan çalışmaların öncüsü olmuştur.
Bugün, Odamız ve TMMOB örgütlülüğü yeni bir seçim dönemine girmiştir. Dünyada ve ülkemizde, insana ve yaşama dair sorunlar tarihin hiçbir döneminde bu kadar kritik bir yol ayrımını işaret etmemiştir.
Bu noktada, Odamızın yeni dönem (9. Dönem) çalışmaları, dünyadaki ve ülkemizdeki konjonktürün dinamikleri tanımlanarak "önce insan, önce çevre" ilkesiyle oluşturulmak zorundadır.
Teoman Öztürk ve yol arkadaşlarından aldığımız mirasla biz Çağdaş-Demokrat-Toplumcu Mühendisler; bilimi ve teknolojiyi toplumla buluşturmanın mücadelesini veriyoruz. Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç, halklar adına pek çok olumsuzluğu barındırsa da; barışa, umuda dair sevdamızı ve kavgamızı sürdürüyoruz.
Mesleki-demokratik kitle örgütü olmanın sorumluluğunu taşıyor, bağımsız, demokratik ve özgür bir Türkiye, sömürüsüz bir dünya özlemine umudumuzu büyütüyoruz.
NASIL BİR DÜNYA, NASIL BİR MEMLEKET?
Nasıl Bir Dünya?
Emperyalist güçler arasındaki rekabet ve çıkar çatışmaları giderek belirginleşiyor ve sertleşiyor. Varlıkları yağmalamak, pazarları ele geçirmek ve halkları tahakküm altına almak için devam eden rekabet, savaş ve işgallerle şiddetlenirken; Dünya Bankası, IMF gibi finans kuruluşları ve ulus ötesi tekeller, neoliberal politikalar aracılığıyla yaşamımızın her alanını alınır-satılır bir meta haline dönüştürme yolunda durmak bilmez bir çaba sarf ediyorlar. Kendilerine sınırsız kaynak olarak kabul edip ölçüsüzce sömürdükleri çevreyi bu defa "çevre koruma" adı altında ikinci kez sömürmeyi sürdürüyorlar. Doğası gereği kamusal hizmet alanına giren su temini, atıksu arıtımı, katı atık yönetimi gibi çevresel hizmetlerin çok uluslu tekelleredevredilmesinin önünü açıyorlar. Eğitim, sağlık ve altyapı gibi kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi yönündeki politikalarını yaymaya çalışarak, dünyayı yoksulluğa ve açlığa mahkum ediyorlar.
Ücretli kölelik ve emperyalist saldırganlık düzeninin, "yeni", "küresel" ve "alternatifsiz" dünyasında 149 milyon çocuk yetersiz besleniyor, 1 milyar 100 milyon kişi içecek su bulamıyor, her yıl 515 bin kadın sağlıksız koşullar yüzünden hamilelik ya da doğum sırasında hayatını kaybediyor. Toplumsal zenginlik her geçen gün biraz daha küçük bir azınlığın elinde toplanıyor. Sadece 225 kişinin serveti, 1 milyar 300 milyon insanın yani 60 tane Türkiye'nin bütün gelirine eşit. 1990-2000 yılları arasındaki savaşlarda ölen çocuk sayısı 200 bin! En zengin %20, dünya gelirlerinin dörtte üçüne sahipken, en yoksul %20 dünya gelirinin %1,5'una sahip. Dünyanın en zengin 500 kişisinin, en yoksul 416 milyon kişisinden daha fazla geliri bulunuyor. İnsanların hem yaşamlarını devam ettirmesini sağlayan hem de yaşam kalitesini belirleyen suyun metalaştırılarak özelleştirilmesi, her insanın temiz içilebilir suya erişim hakkını göz ardı ediyor. Kalkınmakta olan ülkelerde en zengin halkın %20'si şebeke sistemi ile ulaşan suyun %85'ini, halkın en yoksul %20'lik kısmı ise sadece %25'ini kullanabiliyor.
Bu tablonun özeti oldukça net: küresel kapitalizm küresel yoksullaşma anlamına geliyor. Ama bizler, bu tablonun değiştirilebileceğini biliyoruz. Bizler, bu emperyal düzenin alternatifsiz olmadığını, bugün içinden geçtiğimiz "yeni ortaçağ"da, küresel kapitalizme, her türlü gericiliğe ve yobazlığa karşı, başka bir dünyanın ve başka bir ülkenin mümkün olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, imkansızı istemeye devam ediyoruz; umutla, onurla, inatla!
Nasıl Bir Memleket?
Türkiye'nin yakın tarihi kapitalizmin küreselleşmesinin getirdiği yıkımın fotoğrafları ile dolu ve kapitalizm ülkemizin kılcal damarlarına kadar sızarak hayatımızın her alanında ağır tahribatlar yaratmaya devam ediyor. Bu politikalar toplumun tüm emekçileri ile birlikte mühendis, mimar, şehir plancıları üzerinde de tüm olumsuzluklarını hissettiriyor, ülkenin geleceğini koyu karanlık bulutlar arkasına itiyor. Bu noktada, hükümetin IMF programları, Dünya Bankası, ABD ve AB politikaları gereğince uygulamaya koymaya çalıştığı başta "Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı" olmak üzere yabancıların çalışma izinleri ve TMMOB Kanunu'nda yapılması düşünülen değişiklik yasa tasarıları ile mühendis, mimar şehir plancılarını da işsizliğe, yoksulluğa, kötü çalışma ve yaşam koşullarına mahkum ediyor.
Türkiye'de çevre alanında izlenen yanlış politikalar ve hükümetin bu konuda gösterdiği aciz tutum, doğal ve kültürel varlıklarımızı tahrip ederken, gelecek kuşakların yaşam olanaklarını tehdit ediyor. Kaynaklarımızı ve doğal varlıklarımızı hiçe sayan ve talan eden yeni yasal düzenlemelere her gün yenisi ekleniyor. Sağlıklı bir çevrede insanca ve eşit yaşam hakkımız Anayasa değişiklikleri ile elimizden alınmaya çalışılıyor.
Ülkemizde bir dizi çevre sorunu çözüm beklerken, su sorunundan çöp sorununa, balık ölümlerinden hava kirliliğine, altın madenciliğinden nükleer santral lobilerine pek çok alan yanlış politikalara ve ranta teslim ediliyor.
Türkiye.de çevre yönetiminde yaşanan zaaflar kimi zaman orman yangınlarında kimi zaman sel felaketlerinde kimi zamansa gömülü bulunan zehirli atık varilleri ile kendini gösteriyor. Çevresel altyapı yatırımlarına ayrılan kaynakların yetersizliği, askeri harcamalara ya da diyanete ayrılan paya bakılarak kolayca görülebiliyor. Hükümetçe, doğru istihdam politikalarının hayata geçirilemediği üyelerimizin işsizlik oranına bakılarak kolayca söylenebiliyor.
Kamu hizmetleri bir bir özelleştiriliyor, yerel hizmetler kamusal hizmet olmaktan çıkarılarak ticarileştiriliyor. Böylece, toplumun su, atıksu, katı atık, ulaşım konularında kamu hizmeti beklediği belediyeler sadece "ihaleci" birer kuruluş niteliğine dönüştürülüyor. Parası olana temiz su, parası olana çöp hizmeti ve parası olana sağlık hizmeti verilmesi anlayışı ve uygulamaları yaygınlaştırılıyor.
Siyasi iktidar, tüm bu hizmet bekleyen sorun alanlarına çözüm üretmek yerine, cumhurbaşkanlığı seçimi, anayasa değişikliği, türban sorunu gibi yapay gündemlerle krizler yaratarak toplumun sorunları görmemesini sağlamaya çalışıyor.
Ülkemizde gerici, ırkçı-milliyetçi dalga giderek yükseltiliyor: Artık kentlere de taşınan terör olayları, Hrant Dink cinayeti, Malatya katliamı, Trabzon.da öldürülen rahip iki yıllık sürece yansıyan olayların en ürkütücü örnekleri!
Diğer taraftan hükümet, bölgemizde ABD'nin yarattığı savaş bataklığına bile bile ülkemizin de saplanmasının önünü açıyor. Türkiye'yi sonu belirsiz bir maceraya iterek, terör sorununa kalıcı ve barışçıl çözümler yaratmak yerine ülkemizi şiddete ve çatışmaya sürüklüyor.
Önümüzdeki bu hazin ve karanlık tablo karşısında Odamız, bu ülkenin aydınlık insanlarına ve aydınlık günlerine olan inancını yitirmemiş, iki yıl boyunca bu karanlık tabloyu değiştirme yönünde atılması gereken adımları atmaktan ve söylenmesi gereken sözleri söylemekten çekinmemiştir.
19 milyon insanın açlık sınırında yaşadığı, sağlıklı bir çevrede yaşam hakkının gasp edildiği, kıyılarımızın, ormanlarımızın ve kentlerimizin ranta kurban edildiği ülkemizde, Çağdaş-Demokrat ve Toplumcu Mühendis-Mimar-Şehir Plancısı hareketin bir parçası olan bizler, mesleki sorunlarımızın toplumsal sorunlardan ayrı düşünülemeyeceğinin bilinciyle, emek ve demokrasi güçleri ile dayanışma içerisinde, insanca yaşayacağımız bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz.
TEMEL İLKE VE ÖNCELİKLERİMİZ
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası kurulduğundan bu yana geçen 16 yıllık süreçte, kendini hep toplumsal bir inisiyatif olarak şekillendirmiştir. Oda'nın tarihi, esas olarak kendi dinamikleri ile bu inisiyatifi geliştirmenin de tarihidir.
Demokrasi ve barış talebi için verdiği mücadeleye bu dönem de devam edecek olan Odamız, plansızlığı ve kuralsızlığı değil bilimi ve hukuku, sermayeyi ve rant çevrelerini değil kamu yararını öncelikli kılan çalışma anlayışını sürdürecektir.
Odamız, önümüzdeki çalışma dönemi içerisinde de mesleki demokratik bir kitle örgütü olarak onurlu ve dik yürüyüşüne devam edecektir. Örgütlü üyelerimizden ve iç dinamiklerimizden alınan güçle, ülkenin ve dünyanın temel sorunlarına ilişkin politikalar üretmeye, meslek ve meslektaş sorunlarını tartışmaya ve çözüm bulmaya ilişkin çalışmaları sürdürecektir.
Üye İlişkilerine Dair İlkelerimiz
Odamız gücünü örgütlü üyesinden almaktadır. Bu nedenle üyenin çalışmalara katılmasını esas kabul etmektedir. Üye ile iletişimin sürekli ve sağlıklı yürütülmesi Odamız amaçlarının hayata geçirilmesi için ön koşuldur. Odamız, üyelerimizin özlük haklarının korunması ve iyileştirilmesi, sosyal ve ekonomik gereksinimlerinin karşılanabilmesi için çalışmalar yapmayı görev kabul eder.
Odamız, mühendis-mimar ve şehir plancılarının uzman/yetkin/yetkili vb. şeklinde sınıflandırılmasına ve bu yöndeki hakim anlayış ve uygulamalara temeldenkarşı durur.
Karar Alma Süreçlerine Dair İlkelerimiz
Odamızın her biriminde karar alma sürecinde demokratik merkeziyetçilik esası ön görülür. Oda Yönetim Kurulu.nda alınacak kararların oluşturulmasında birimlerin karar mekanizmasına katılması sağlanır. Karar mekanizmasının katılım esası ile işletilebilmesi için periyodik olarak Danışma Kurulu toplanır. Karar alma sürecinde akış Temsilcilik, Şube, Danışma Kurulu ve Oda Yönetim Kurulu.dur.
Mali Işleyişe Dair Ilkelerimiz
Odamız, öncelikli olarak üye ödentileri üzerinden bütçe oluşturur. Mali işleyişte .merkezi bütçe. ilkesi uygulanır. Bu sayede tüm birimlerin eşit gelişimi ve örgüt içerisinde dayanışma ve paylaşma ortamının yaratılması sağlanır. Odamız, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Bu nedenle ticari iş ve ilişkilerden uzak durur ve mesleki faaliyet alanları üzerinden bütçe kalemlerine yer vermez. Oda bütçesinin esas gelir kalemlerini, başta üye ödentileri olmak üzere yayın ve SÜMER programı dahilinde düzenlenen eğitim gelirleri oluşturmaktadır.
YÜRÜTÜLECEK ÇALIŞMALAR
Amaçlarımız
-
ÇMO'da kurumsal oluşumun sürekliliğini sağlamak, Oda bütününde örgütsel heyecanı zinde tutmak.
-
TMMOB ortamında, daha güçlü, üretken ve etkin bir Oda olarak varlığımızı sürdürmek.
-
Kamu kurum ve kuruluşları ile ilkeli, tanımlı ilişkiler kurmak ve ortak çalışmalar yapmak.
-
Meslektaşlarımıza, dayanışma ve ortak aklın egemen kılındığı bir çalışma ortamı tesis etmek.
-
Her üyenin söz, yetki ve karar sahibi olduğu çalışma anlayışını öne çıkarmak.
-
Meslek görev ve sorumluluk alanlarımızın kamuoyunca tanınırlığını sağlamak, kamu ve özel sektörde mesleğimiz ile ilgili alanlarda meslektaşlarımızın istihdam edilmesi yönünde çalışmalarımızı sürdürmek.
-
Kamuda ve özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın özlük haklarını korumak ve geliştirmek yönünde çalışmalar yapmak.
-
Bağımsızlık, demokrasi ve insan haklarını çalışmalarımızın belirleyicisi ve yönlendiricisi olarak tanımlamak.
-
Tüm insanlık için barış, barınma ve sağlıklı bir çevrede yaşam hakkının, çalışmalarımızın temel yaklaşımı olarak devam etmesini sağlamak.
-
Önce insan, önce çevre temel yaklaşımı ile ötekilerin sesi ve vicdanı olmak.
-
Mesleğin toplumsallaştırılmasını, etik kuralların belirlenmesini ve işletilmesini sağlamak.
-
Uluslararası işbirliği çerçevesinde, kurumlarla ilkeli dayanışmacı ilişkiler kurmak, ortak eylem ve etkinliklerde bulunmak.
-
IMF, Dünya Bankası, AB gibi uluslararası örgütlerin "uluslararası işbirlikçiliğine" dönüşen dayatmalarına karşı mücadele etmek.
-
Çevre odaklı alanları yakından ilgilendiren ve belirleyen AB uyum/üyelik sürecini takip etmek ve bu alanı bir mücadele ortamı olarak görmek.
Örgütlenme ve Iletişim Çalışmaları
-
Oda örgütlüğümüzün geliştirilmesi ve tüm meslektaşlarımıza ulaşabilmek amacıyla mevcut birimlerimiz daha güçlü bir şekilde devamlığını sağlamak ve yeni birimlerimizin (şube/temsilcilik) kurulması yönünde çalışmalar yapmak.
-
Oda-üye ve Oda-öğrenci ilişkilerinin devamlılığının sağlanabilmesi için toplantı, panel, söyleşi ve benzeri etkinlikler düzenlemek.
-
Üyelerimizle iş olanaklarını gerek web sayfamız gerekse iletişim grupları üzerinden paylaşmak.
-
Öğrenci üyelerimize staj olanakları yaratmak ve bu bilgilere ulaşmalarını sağlamak.
-
Meslek/meslektaş sorunlarına dair anket çalışmaları düzenlemek.
-
Oda.nın, bilim kurumları ve üniversiteler arasındaki ilişkilerini güçlendirmek.
-
Oda çalışmalarının, görüş ve etkinliklerin kamuoyu ile paylaşılması amacıyla ulusal ve yerel basın ile sürekli ve kalıcı ilişkiler geliştirmek.
-
TMMOB ve bağlı Odalar ile diğer meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, toplumsal muhalefet odakları ve diğer yerel kentsel çevre inisiyatifleri ile ilişkilerin devamlılığını sağlamanın yanı sıra çalışmaların öznesi olmak.
-
Uluslararası ortamda da meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve toplumsal muhalefet odakları ile ilişkiler kurmak, geliştirmek.
-
Gerek meslektaşlarımızın istihdam olanaklarının arttırılması, gerekse Oda görüş ve raporlarımızın ulusal ve yerel mevzuata yansıması ile Odamızın proje denetim süreçlerine katılması yönünde kamu kurumları ve yerel yönetimler nezdinde girişimlerde bulunmak.
Kongre, Kurultay ve Sempozyum
-
Bilim ve teknolojinin halkın kullanımına sunulması, bilginin yaygınlaştırılması ve paylaşımının sağlanması, çevre mühendisliği eğitimi, meslek/meslektaş sorunlarının tartışılarak çözüm önerilerinin hazırlanması amacıyla farklı alanlarda kongre, sempozyum, kurultaylar gerçekleştirmek.
-
Bu kapsamda 9. çalışma dönemi içerisinde; ÇMO 8. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi.nin sağlıklı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesini sağlamak, TMMOB 2. Çevre Sempozyumu.nu hayata geçirmek, ÇMO 3. Öğrenci Kurultayı.nı gerçekleştirmek, çevre mühendisliği alanında yerellerde, spesifik konularda sempozyumlar planlamak ve yapmak.
-
Bununla birlikte meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, toplumsal muhalefet odakları ve diğer çevre inisiyatifleri tarafından gerçekleştirilecek çalışmalara etkin bir şekilde katılmak.
Yayın Çalışmaları
Odamızın kurumsal yapısının güçlenmesi, üye ile iletişimin sağlıklı bir şekilde sağlanması ve çevre mühendisliği alanında üretilen bilimsel çalışmaların ilgililere ulaşması açısından yayın çalışmaları önem taşımaktadır.
-
Bu kapsamda Odamızın süreli yayınlarının devamlılığını sağlamak amacıyla; ÇMO Haber Bülteni (iki ayda bir, 12 sayı), Çevre ve Mühendis Dergisi (4 ayda bir, 6 sayı), Çevre Bilim ve Teknoloji Dergisi (6 ayda bir, 4 sayı) yayınlamak.
-
Mesleki özgün yayın, araştırma, çeviri, sözlük çalışmalarını ÇMO Kitaplığı.na kazandırmak.
-
Panel, söyleşi ve benzeri etkinliklerde yer alan sunuşların basımını yaparak kalıcılığını sağlamak.
-
Ajanda, takvim ve sektör kataloğu gibi basım-yayın çalışmalarının yanı sıra, internet aracılığı ile iletişimin daha etkin sağlanabilmesi için çalışmalar yürütmek.
Oda Veri Tabanı Sistemi
Odamızda sağlıklı bir üye bilgi sistemi ve veri tabanı kurulmasını sağlamak. Yenilenecek olan üye veri tabanı sisteminin birimlerce ve üyelerce web ortamında paylaşımını sağlamak.
Kütüphane ve Arşivleme Hizmetleri
Kütüphane ve arşiv sistemimizin geliştirilmesini, bu alanda veri tabanı oluşturulmasını ve web ortamına aktarılmasını sağlamak.
Sürekli Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SÜMER)
-
Meslek içi eğitimlerin yanı sıra, üyelerin meslek alanındaki gereksinimlerini de göz önünde bulundurarak farklı uzmanlık alanlarına ilişkin eğitim programlarını SÜMER kapsamında merkezi olarak düzenlemek ve bu programların birimlerce uygulanmasını sağlamak.
-
Odamızın kurumsal altyapısının güçlendirilmesi amacıyla birimlerimizin yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarımız için örgüt içi eğitimler planlamak ve yapmak.
Hukuksal Mücadele
Hükümetin ve yerel yönetimlerin politika ve uygulamalarını takip etmek, kamu yararı doğrultusunda doğal ve kültürel varlıkların tahribi, meslek alanımızın gaspı ve meslektaşlarımızın hak kayıpları konularında hukuksal girişimlerde bulunmak.
SON SÖZ
Birlikte yol almaya çağırdığımız bu program ile belirlenen temel ilke ve hedeflerimiz, dönem içerisinde günün bize verdiği görevleri planlarken esas alacağımız öğeleri taşımaktadır. Bu uzun yolculuğa bizimle çıkmak isteyen, sesimize sesini, çabalarımıza çabalarını katmak isteyen Tüm Çevre Mühendislerini; meslek onurumuzu korumak ve yükseltmek; çevre mühendisliği hizmetlerinin çevre mühendisleri tarafından yapılmasını sağlamak; mesleki bilgi ve birikimlerimizin tüm toplumla paylaşılabildiği ortamları yaratmak; doğal ve kültürel varlıklarımıza sahip çıkmak; kötü yaşam koşullarına mahkum edilen, istihdam sorunu yaşayan, çalışma alanları yok edilen, ücret politikasızlığının mağduru olan meslektaşlarımızın haklarını savunmak; baskı, sürgün ve siyasi kadrolaşmaya dur demek; çevre mühendisliğini arıtma mühendisliğine sıkıştırmak isteyen sığ politikalara karşı önce insan önce çevre yaklaşımı ile karşı durmak; uluslararası sermayeye, rant peşindekilere karşı yaşanabilir bir dünya, yaşanabilir bir çevre, yaşanabilir bir memleket için akıntıya karşı kürek çekmek; bilimsel, demokratik ve özerk üniversitelerde daha iyi bir çevre mühendisliği eğitimi için mücadele etmek; bu ülkede bizden sonraki kuşakların da çevre mühendisliği adına konuşabilmesini sağlamak için; Çağdaş-Demokrat- Toplumcu Çevre Mühendisleri ile aynı çatı altında buluşmaya, üretmeye ve paylaşmaya davet ediyoruz.
Bizler, Çevre mühendisliğini toplumsallaştırmak, Oda ortamlarımızda birlikte üretmek, Odamızı kolektif bir anlayışla birlikte yönetmek için; örgütümüzün "Dayanışma ve Mücadele Örgütü" olduğu bilinci ile yolumuza, uzun yürüyüşümüze devam ediyoruz...
Kosmosun Kardeşliği Adına
belki ne güzeldir bizden ne de çirkin





