ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     16 KASIM 2018 , CUMA

 

Çalışma Raporu

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2018/Ocak

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2018/ ÖZEL SAYI 1

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

KÖMÜRÜN GERÇEK BEDELİ

    Yayına Giriş Tarihi: 07.11.2018  Güncellenme Zamanı: 07.11.2018 16:09:25  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 07.11.2018 15:50:01

Avrupa İklim Ağı (CAN Europe) tarafından;  Odamız ve Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ortaklığıyla  yapılan "Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla" adlı araştırma 31 Ekim 2018 tarihinde Yatağan‘da bir basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. 

Açıklama ;  Muğla‘daki üç termik santralin ve bu santrallare yakıt sağlayan linyit sahalarının 40 yıldır insanlara ve hayvanlara, köylere, tarım arazilerine, ormanlara, suya, toprağa ve havaya verdiği zararı gözler önüne serdi.

"Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla" araştırması, yıllardır kömürlü termik santralların etkilerini birebir yaşayan Muğla halkının ne bedeller ödediğini ve mevcut planlardan vazgeçilmezse ne bedeller daha ödeyeceğini verilerle gözler önüne seriyor.

 

Açıklamadan bazı çarpıcı veriler şöyle;

·Bu 3 santral 1983-2017 yılları arasında hava kirliliği kaynaklı 45.000 erken ölüme sebep oldu. Buna ek olarak kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle 46.000‘e yakın kişinin hastaneye yatmasına sebep oldu. 

·Her bir santral 50 yaşını dolduruncaya kadar çalışmaya devam ederse; çevre yatırımları mevzuata göre yapılsa bile 5.270 erken ölüm daha yaşanacak. 

·Şimdiye kadar maden ve santral sahasında bulunan 8 köy yerinden edildi/yok oldu. Köyün tamamının taşınması ya da zeytinlik/tarım ve orman alanlarının istimlakı yoluyla 48 köy daha etkilenecek. 

·Toplamda 28.700‘in üzerinde insan kömür madenlerinin işletmeye alınmasından doğrudan ya da dolaylı etkilenecek: Evini kaybedecek; köyünden tamamen taşınmak zorunda kalacak, zeytinliğini veya tarlalarını kaybedecek. 

·Yatağan halkı, 2015 ve 2016 yılları boyunca Dünya Sağlık Örgütü‘nün (DSÖ) insan sağlığı için aşılmaması gerektiğini belirttiği sınırın kat be kat fazlası zehir soludu. Yatağan‘da havadaki partikül madde (PM10) yoğunluğu, DSÖ‘nün belirlediği yıllık ortalama üst limitin 2015‘te dört, 2016‘da üç buçuk katı olarak gerçekleşti.

·Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy santralleri 40 yıl boyunca toplam 28 bin kg cıva saldı. Bu cıvanın dörtte biri Akdeniz suyuna, diğer bir dörtte biri de tarım arazilerine ve ormanlara çökeldi. Gıdalarımızı zehirledi.

·Bu 3 santral toplamda her yıl doğaya 1.100 kg cıva salmaya devam ediyor. 

·220 kg cıva Akdeniz‘de deniz suyuna karışıyor ve balıkların dokularında birikerek besin zincirine karışıyor.

·150 kg cıva ormanların üstüne,

·120 kg cıva ise tarım alanlarının üstüne çökelerek toprakta ve bitkilerde birikiyor.

·90 km2‘lik bir bölgede yılda hektar başına 50 kg (SO2 eşdeğeri) asit çökeliyor. 

·Asit birikiminin %35‘i orman alanlarında,  %35‘i tarım alanlarında gerçekleşirken uçucu küllerin %40‘ı ormanlar, %30‘u ise tarım alanları üzerine çökeliyor.

·Milas ve Yatağan‘da açık ocak kömür madeni işletme ruhsatı alanları 440 km2‘lik bir alanı kaplıyor. Bu da Viyana şehrinin yüzölçümüne denk geliyor.

·Henüz işletmeye alınmamış ruhsat alanları da işletmeye alınırsa 185 km2‘lik ormanlık alan daha yok olacak. Bu, beş Bozcaada büyüklüğünde orman alanının yerini madene bırakması anlamına geliyor.

 


Okunma Sayısı: 63

Tüm Haberler »

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.