ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     20 HAZİRAN 2018 , ÇARŞAMBA

 

Çalışma Raporu

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2018/Ocak

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2018 / Mayıs 1

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

TATLI SU KAYNAKLARIMIZIN %79’U KİRLENMİŞ DURUMDA

    Yayına Giriş Tarihi: 04.06.2018  Güncellenme Zamanı: 04.06.2018 19:24:02  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 04.06.2018 18:04:11

5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın açıkladığı Türkiye çevre raporu Türkiye’deki çevre kirliliğine ışık tuttu: Türkiye’de tüketilen plastik ambalajın sadece yüzde 21’i toplanabiliyor, tatlı su kaynaklarının yüzde 79’u kirlenmiş durumda, denizlerdeki kirlilik artış gösteriyor ve iklim değişikliğine bağlı sebeplerle doğal afetlerin sayısı hızla artıyor.

 

5 Haziran Dünya Çevre Günü`nde TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu tarafından sunulan Türkiye Çevre Durum raporunun basın toplantısında Türkiye`deki çevre kirliliğinin güncel durumu ortaya koyuldu. Bu yıl teması "plastik kirlilik ile mücadele" olan Dünya Çevre Günü`nde Türkiye`deki plastik gerçeğine de ışık tutan rapor, Türkiye`de tüketilen plastik ambalajın yalnızca yüzde 21`inin toplanabildiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, Türkiye`de farklı sektörlerde toplam 8 milyon 612 bin ton plastik tüketiliyor; 1 milyon 800 bin ton plastik ambalaj piyasa sürülüyor ve bunun sadece 384 bini toplanıyor. Türkiye`de atık olarak beyan edilen plastik atık miktarı ise sadece 179 bin ton. Türkiye plastik atık kaydını tutamıyor.

 

Tatlı su kaynaklarının yüzde 79`u kirlenmiş durumda 

Türkiye Çevre Durumu Raporu, özellikle Büyük Menderes, Kızılırmak, Sakarya, Susurluk, Küçük Menderes, Gediz, Bakırçayı, Ergene nehirlerinin durumlarının çok kötü olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye`deki yüzey sularının, derelerin ve göllerin yüzde 79`unun kirlemiş durumda olduğunu belirten Baran Bozoğlu basın toplantısında şöyle dedi: "Türkiye`deki tatlı su kaynaklarımız ciddi bir tehdit altında. Bu rakamın yaklaşık yüzde 60`ı, içmesuyu kaynağı olarak kullanılamayacak nitelikte suyu temsil ediyor. Bahsi geçen nehirler açık kanalizasyona dönmüş durumda, arıtarak yeniden kullanma potansiyeli olan sularımızın ise yüzde 99`unu kullanmıyoruz ve başta Muğla, Mersin, İstanbul ve İzmir olmak üzere denizlerimizdeki kirlilik artıyor". Raporda ayrıca 186 Organize Sanayi Bölgesi`nin yarısından fazlasında (yüzde 56) atıksu arıtma tesisi bulunmadığı belirtiliyor ve yenilerinin var olanlardaki işletme sıkıntıları göz önüne alınarak planlaması gerektiğine dikkat çekiliyor.

 

Hava ve toprak kirliliği sağlığımızı tehdit ediyor

Rapora göre, Türkiye, iç ve dış ortam hava kirliliğine bağlı ölümlerde yüz bin kişide 47 ölüm oranı ile Avrupa`da hava kirliliğine bağlı ölümlerin en çok yaşandığı 22.ülke. Hava kirliliğinin en çok etkilediği iller arasında ise Ankara, İstanbul, Adana, Amasya, Bursa yer alıyor. Türkiye`deki hava kirliliğinin başlıca nedenlerini evsel ısınma, araç kullanımı, termik santraller, maden ve sanayi işletmeleri olarak belirten raporda toprak kirliliğine de dikkat çekiliyor ve Türkiye`de 24 bin adet toprak kirliliği konusunda şüpheli saha bulunduğu ortaya koyuluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), her yıl üç milyondan fazla kişinin pestisit zehirlenmesinden dolayı hastaneye kaldırıldığı tahmin ediyor ve milyonlarca kişinin erken ölümü ile sonuçlandığını belirtiyor. Bozoğlu`nun sunumuna göre, Türkiye`de satılan pestisit miktarı biliniyor, fakat; hangi arazide ne kadar kullanıldığı bilinmiyor.

 

 

İklim değişikliğine bağlı doğal afetler artıyor

Türkiye Çevre Durumu Raporu, Türkiye`de 1940`lardan 2016 yılına kadar doğal afetlerde çok ciddi bir artış eğilimi olduğunu ortaya koyuyor. Sera gazı emisyonlarının tetiklediği iklim değişikliği kaynaklı bu artış Türkiye`de kendini en çok şiddetli ve düzensiz yağış ve sel, fırtına, dolu, kar, yüksek sıcaklık ve kuraklık olarak kendini gösteriyor. Afetlerden en çok etkilenen bölge ise Karadeniz. Rapor, Türkiye genelinde 2016 yılında 134 sel felaketi yaşandığını belirtiyor. Bozoğlu iklim değişikliğinin şu anda yaşanıyor olduğunu söyledi ve bir iklim eylem planı hazırlamanın aciliyetinden bahsetti: "Ülkemizde özellikle son yıllarda yaşanan dolu ve sel felaketleriyle iklim değişikliğinin etkilerini çok yakından hissetmeye başladık. İklim değişikliği ne yazık ki doğal kaynakları da kısıtlıyor; sera gazlarının artışıyla birlikte azalan su kaynakları tarımsal üretime etki ediyor ve biyolojik çeşitliliği de azaltıyor. İklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir kilometre taşı olan Paris Anlaşması`nın onaylanması ulusal ölçekteki çalışmaların hız kazanmasını sağlayıp, tüm paydaşların katılımı ile gerçekleştirilmesi gereken azaltım ve uyum faaliyetlerinin uygulanmasını da hızlandıracaktır"

 

Türkiye`deki gürültü kirliliği ve atık sorunu gibi farklı çevre kirliliği konularına da değinen rapor Türkiye`nin güncel çevre durumunun fotoğrafını çekerek, karar vericilere de önerilerde bulunuyor. Toplantıda Bozoğlu ülkemizde çevre yönetimi alanında yaşanan güzel gelişmelere de yer vererek: "Türkiye`de bir yandan düzenli atık depolama sahalarının, atıksu arıtma tesislerinin sayısı artıyor, alt yapı güçlendiriliyor ve ağaçlandırma faaliyetleri yapılıyor. Ancak, bu gelişmelerin yanında, çevre kirliliği halen artıyor; derelerimiz, havamız ve toprağımız kirlenmeye devam ediyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüzölçümünün yüzde yüzde 56`sını oluşturan mera ve çayır alanları, 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek yüzde 19`a gerilemiştir. Ülkemizde, entegre çevre yönetimi yaklaşımı uygulanmalıdır. Yatırım yapan ile denetleyen, izin veren aynı kurum olmamalıdır. Sularımızın kirlenmesi engellemek için ülkemizde ekosistem odaklı atıksu yönetimine odaklanılmalıdır ve Su Kanunu acilen güncellenerek kanunlaştırılmalıdır. İklim değişikliğine karşı kentlerimizin ve kırsal alanların hazırlıklı olması için uyum faaliyetlerine başlanmalıdır" dedi ve sözlerini noktaladı.

 


Güncellenme Zamanı: 04.06.2018 18:04:34

Okunma Sayısı: 185

Tüm Haberler »

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.