ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     19 AĞUSTOS 2018 , PAZAR

 

Çalışma Raporu

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2018/Ocak

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2018/ ÖZEL SAYI 1

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

ÜLKEMİZİN KANAYAN YARASI; TEHLİKELİ ATIKLAR!

    Yayına Giriş Tarihi: 19.01.2018  Güncellenme Zamanı: 20.01.2018 20:06:42  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 19.01.2018 15:42:35

 

Ülkemizde her an farklı sanayi tesislerinden tonlarca tehlikeli atık oluşturulmaktadır. Yapılan akademik çalışmalarda Türkiye`de 2009 ve 2015 yılları arasında yılda ortalama 7,2 milyon ton tehlikeli atık oluştuğu ve bu süre içinde yaklaşık olarak toplam 50,5 milyon ton tehlikeli atığın üretilmiş olduğu öngörülmektedir. Atık yönetimi temel ilkesi öncelikle atıkların oluşumunun azaltılması ve yeniden kullanım, geri kazanım, geri dönüşüm en son çare olarak da bertaraf yöntemini ortaya koymaktadır. Tehlikeli atıkların yönetimi de bu temel ilkeye göre gerçekleştirilmelidir.

Demir çelik sanayi ise tehlikeli atık üreticilerinin başında gelmektedir. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı`nın raporuna göre, mevcut durum itibarıyla Türkiye, dünyadaki 66 çelik üreten ülke arasında 10. sırada, Avrupa`daki çelik üreticileri arasında ise Almanya`dan sonra 2. sırada yer almaktadır. Demir çelik sektörü son 7 yıl içerisinde dünya üretimindeki büyümenin 6 katı, %87 gibi yüksek bir oranda büyümüştür.

Ülkemizde ham çelikten nihai mamul üreten üreticiler Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu bölgesinde faaliyet göstermekte olup, üreticilerin çoğunluğu Marmara, Ege, Akdeniz sahil şeridinde yer almaktadır. Demir çelik sektöründe yaklaşık 150`e yakın firma faaliyet göstermektedir. Bunların içerisinde kapasiteleri 50.000 ton ile 3.500.000 ton arasında değişen Elektrik Ark Ocaklı tesisler ile toplam kapasiteleri 8.500.000 ton olan entegre tesisler bulunmaktadır (Şekil 1). Diğer tesisler ise sadece haddehane hüviyetinde olup, dışarıdan satın almış oldukları kütükten profil, filmaşin, nervüllü ve yuvarlak inşaat demiri üreten tesislerdir.

Özetle, demir çelik sanayi hızla büyümekte aynı zamanda da atık oluşumu artmaktadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan 2016 yılı Tehlikeli Atık İstatistikleri Bülteni verilerine bakıldığında  Tehlikeli Atık Beyan Sisitemi (TABS)  üzerinden yapılan beyanlar ile de bu durumun tespit edilmiş olduğu görülmekte olup "Beyanlar doğrultusunda en çok tehlikeli atık oluşturan 10 sektör ve toplam tehlikeli atık miktarları Tablosunda en yüksek atık oluşumunun 341.915 ton ile imalat sektörü/ana metal sanayine ait olduğu görülmektedir." denilmektedir.

 

 

 

 

Sıra No

NACE

 

Atık Miktar (ton)

 

Kısım

 

Kısım Başlık Tanımı

Bölüm

Kodu

 

Bölüm Kodu Tanımı

1

C

İmalat

24

Ana metal sanayii

341.915

2

D

Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi

ve dağıtımı

35

Elektrik,gaz,buhar ve havalandırma sistemi üretimi ve

dağıtımı

121.122

3

Q

İnsan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri

86

İnsan sağlığı hizmetleri

102.960

4

C

İmalat

20

Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı

94.351

5

E

Su temini; kanalizasyon, atık yönetimi ve

iyileştirme faaliyetleri

38

Atığın toplanması, ıslahı ve bertarafı faaliyetleri; maddelerin

geri kazanımı

86.921

6

C

İmalat

29

Motorlu karataşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı

römork) imalatı

79.254

7

C

İmalat

25

Fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizat hariç)

67.674

8

C

İmalat

28

Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipmanlar

52.961

9

C

İmalat

27

Elektrikli teçhizat imalatı

37.252

10

C

İmalat

13

Tekstil ürünlerinin imalatı

29.784

Tablo 1. Tesislerin Faaliyet Alanları Doğrultusunda Tehlikeli Atık Miktarları (Ton) (2016 Yılı Tehlikeli Atık Bülteni)

2016 yılında en çok beyanı gerçekleştirilen ilk 10 atık kodu ve miktarı nın verildiği  tabloda   en yüksek miktar "Demir ve Çelik Endüstrisinden" kaynaklanan 10 02 07 kodlu "Tehlikeli maddeler içeren gazların arıtımı sonucu ortaya çıkan katı atıklar"dır.

Demir çelik sanayisi özelinde, baca gazından kaynaklı oluşan tehlikeli atıklarda ekonomik olarak değerli maddelerin (çinko oksit üretimi v.b.) kazanılması için 10 tesis bulunmaktadır. Bu geri kazanım tesislerinde bacagazı tozunun işlenmesi sonucunda %45 - %50 oranında atık oluştuğu bilinmektedir. Oluşan atıklar ise ağır metal yoğunluğu ( kurşun v.b.)  kaynaklı olarak çoğunlukla tehlikeli atık niteliğinde olmasına rağmen çinko üretim tesisi cürufu olarak  nitelenmesinden dolayı  "tehlikesiz" olarak tanımlanmaktadır.

Tehlikesiz atık olarak tanımlanmasının ardından karayollarında, çimento fabrikalarında hammadde olarak bu atıklar kullanılmaktadır.

ANKARA VE İSTANBUL`A TEHLİKELİ ATIK SEVKİYATI BAŞLADI

Güncel Bir Örnek Marzinc Marmara Geri Kazanım San. Ve Tic. A.Ş. Karabük Şubesi…

Marzinc firması tehlikeli atık olan bacagazı tozundan çinko oksit üretmekte, ürettiği çinko oksiti satmakta, üretimi sonrası oluşan atıkları ise Karabük OSB`de depolamaktadır. 300.000 tondan fazla tehlikeli atığın bu bölgeye kontrolsüzce depolandığı bilinmekte olup bu konu kamuoyuna da yansımıştır.  12.10.2017 tarihinde Marzinc firmasının atıklarının depolandığı alandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından numune alınmış ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi`nde analize dair Atık Yönetimi Yönetmeliği Ek-3B test ve analiz raporu hazırlanmıştır. Yapılan analizde atığın tehlikeli  ve  toksik olduğu raporlanmıştır.

Bu kapsamda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı atıkların tehlikeli olduğunu teyit ederek tehlikeli atıkların kontrolsüzce depolanması nedeniyle 14.11.2017 tarihinde, 2 milyon 100 bin TL (Çevre Kanunu 20/v maddesine göre) idari yaptırım uygulamıştır.

Öte yandan, Bakanlık, kendisine ait olan ve bütün çevre laboratuvarlarını yetkilendirmekten sorumlu olan Çevre Referans Laboratuvarı`nda "Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik" kapsamında aynı sahadaki numuneye dair analiz yapmıştır. Bu analiz sonucu, atıkların depolanmasına dair belirlenmiş olan 1. Sınıf depolama tesisi sınır değerinden yaklaşık 15 kat daha yüksek oranda ağır metal olan "kurşun" bulunduğu tespit edilmiştir. Yani Marzinc sahasından çıkan atıklar ın "depolanamaz" olduğu raporda açıkça ortaya konulmuştur. İçerisindeki kurşun oranı depolanma seviyesine çekilmeden bu tehlikeli atığın depolanması mümkün değildir.

Bütün bu raporların varlığı Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı tarafından da kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Tehlikeli Atık Bir Yazı ile Tehlikesiz Hale Getirildi

Bütün bu bilgilere rağmen, Karabük İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü`nün yazısına cevaben, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kendi raporunda ve TÜBİTAK MAM`ın raporunda tehlikeli ve toksik olan atıkların "tehlikesiz" olduğuna karar vermiştir. Yazıda, "Bahse konu firmanın faaliyeti sonucunda oluşan atıkların cüruf atığı olması ve yapılan analiz sonucunda tehlikeli çıkmış olsa dahi söz konusu atıkların tanımlanması için Atık Yönetimi Yönetmeliği Ek-4`te farklı uygun bir atık kodu bulunmaması sebebiyle 10 05 01 atık koduyla tanımlanmasına devam edilmesi gerekmektedir. Ancak, yapılan analiz çalışması sonucunda atığın tehlikeli atık olarak tespitinin yapılmış olması sebebiyle, söz konusu atıkların lisanslı araçla bertaraf tesisine taşınması gerekmektedir." Yazıda, 10 05 01 kodu ile bu atıkların çimento fabrikalarında alternatif hammadde olarak kullanılabileceği de belirtilmiştir. Bu kod, Atık Yönetimi Yönetmeliği`nde "Birincil ve İkincil Üretim Cürufları" başlığı ile tehlikesiz atık olarak tanımlanmaktadır.

Ulusal mevzuatımıza ve mühendislik bilimine göre yüksek seviyede kurşun ihtiva eden bu atıkların bırakın çimento fabrikasında hammadde yapılması, düzenli depolama sahasında depolanması bile mümkün değildir.

Bu toksik ve tehlikeli atıklar, Ankara`da Sincan Çadırtepe Düzenli Depolama Sahası`na ve İstanbul`da Kömürcüoda sahasına taşınmaya ve depolanmaya başlanmıştır. Kurşun, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Prof. Dr. Mustafa Öztürk`ün de bilimsel makalelerinde belirttiği üzere ölü doğuma, davranış bozukluğu, hipertansiyon, anemiye ve ölüme sebep olmaktadır. Ciddi çevresel etkileri olan bu maddenin bulunduğu atıkların doğru yönetilmesi gerekmektedir. Karabük OSB`den yola çıkan ve içerisindeki kurşun miktarı azaltılmadan depolanması bile mümkün olmayan bu atıklar karayolu ile Ankara ve İstanbul`a taşınırken geçtiği bölgeler dahil, depolandığı alanlar büyük risk altındadır. Yer altı su kaynaklarımıza, toprağa, havaya bulaşma riski olan bu atıkların sevkiyatı acilen durdurulmalıdır.

BACAGAZI TOZUNDAN ÇİNKO OKSİT ÜRETEN BÜTÜN TESİSLER ACİLEN İNCELENMELİDİR

Bacagazı tozundan çinko oksit üreten tesislerden çıkan atıklar doğrudan tehlikesiz olarak tanımlanmaktadır. TÜBİTAK MAM ve Çevre Referans Laboratuvarının analizleri göstermiştir ki, bu atıkların tehlikeli, toksik ve aşındırıcı (bazik) olma ihtimali daima vardır. Öte yandan, bazı ülkelerde (İtalya v.b.) bu tesislerden çıkan atıklar doğrudan tehlikeli atık olarak tanımlanmaktadır. Marzinc olayı, bu tesislerin acilen tamamının Atık Geri Kazanım Tesisi olarak değerlendirilmesi ve atıklarının  mevzuatımızda tehlikeli atık olarak tanımlanmasına yönelik bir düzenleme yapılmasını gerekli kılmaktadır. Aksi halde, tehlikeli atıklar topraklarımızda, yaşam alanlarımızda sağlığımızı tehdit etmeye devam edecektir.

Baca gazı tozundan çinko oksit üreten tesisler geri kazanım tesisleri olup atık kodunun 10 05 değil Atık Yönetimi Yönetmeliği   19 ATIK YÖNETİM TESİSLERİNDEN KAYNAKLANAN ATIKLAR başlığı altında tehlikeli olarak tanımlanan bir atık kodu ile tanımlanması gerekmektedir.

YERLİ ÇEVRE TEKNOLOJİSİ GELİŞTİRİLMELİ, ÇEVRE MÜHENDİSİ İSTİHDAMI ARTTIRILMALIDIR!

Çevre teknolojisi ile bu atıkların tehlikesiz hale getirilmesi ve yönetilmesi mümkündür. Demir çelik sanayinin ülkemizde büyüme göstermesi nedeniyle atık oluşumunun artacağı da bilinmektedir. Bu kapsamda, bu atıkların yönetilmesi için yerli çevre teknolojisinin geliştirilmesi ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Bu nedenle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ilgili kurumların ar-ge çalışmalarını teşvik etmesi, üniversitelerin bu konulara odaklanması yararlı olacaktır.

Çevre denetimleri yoğunlaştırılarak, kirletici etkisi yoğun olan tesislerin çevresel etkileri kontrol edilmelidir. Bu kapsamda, çevre denetçisi olarak görevlendirilecek çevre mühendislerinin Bakanlıkta istihdamı arttırılmalıdır.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak Atık Yönetimi konusunda katkı koymak üzere detaylı değerlendirmelerimizi rapor olarak kamuoyuna daha sonra sunacağız.    

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası  

 


 

Dosyalar

(817 KB) (19.01.2018 16:01:22)

PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için
Acrobat® Reader®'ın bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir.
Acrobat® Reader® yüklemek için

Okunma Sayısı: 352

Tüm Haberler »

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.