TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNÜ NE YAZIK Kİ YİNE KUTLAYAMIYORUZ!

Bu ülkenin mühendisleri olarak, çevre sorunlarının çözümünde mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu nedenle zaman kutlama zamanı değil, “ekolojik yıkımla mücadele” zamanıdır!

Genel Merkez 05.06.2014 (Son Güncelleme: 06.06.2014 11:52:43)

 

DÜNYA ÇEVRE GÜNÜNÜ NE YAZIK Kİ YİNE KUTLAYAMIYORUZ!

 

1972 yılında İsveç`in başkenti Stockholm`de yapılan toplantıda `5 Haziran` günü, Dünya Çevre Günü olarak ilan edilmiştir. Çevresel sorunların uluslararası alanda bir arada tartışılmaya başlandığı ilk konferans olarak adlandırılan Stockholm Konferansı`ndan sonra da birçok uluslararası etkinlik gerçekleştirilmiş ve çevre sorunları irdelenmiştir. 

EKOLOJİK YIKIMLA MÜCADELE HAFTASI!

Dünya çevre günü ülkemiz için ne yazık ki, kutlamaların yapılabileceği bir gün değildir! Gittikçe artan çevre sorunları, çevre mevzuatındaki tahribatlar, bu sorunlarının çözümünde kilit role rahip mesleğimizin yok sayılmaya çalışılması gibi birçok gerekçe, bizleri bugünü kutlamaktan alı koymaktadır.

Bizler bu ülkenin mühendisleri olarak, yaşanan çevre sorunlarını somut olarak görüyor ve çözüm üretmeye çalışıyoruz. Ne var ki, siyasi irade çevre sorunlarına çözüm üretmekten çok, doğayı yapılaşmaya, ranta, talana teslim etmeyi tercih etmektedir…

"Kalkınma" kavramını yalnızca yapılaşma olarak algılayan bu anlayış, halkın huzurunu, sağlığını, sağlıklı çevrede yaşama hakkını  hiçe saymakta,  demokratik katılım kavramını ise tamamen kapsamın dışında tutmaktadır.

Odamızın 12. Olağan Genel Kurulu`nda alınan karar gereği 5 haziran haftası "ekolojik yıkımla mücadele" haftası olarak anılmaktadır.

Çünkü;

-          Çevresel Etki Değerlendirme süreci birçok projede by-pass edilmektedir,

-          3. Köprü gibi büyük projelerde halk için değil kredi kuruluşları için ÇED raporu hazırlanmasına neden olunmaktadır,

-          Orman kanunu, bu kanuna dayanılarak çıkartılan yönetmelikler, Milli Parklar Yönetmeliği, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği gibi birçok yönetmelikte değişiklik yapılarak doğal alanların yok edilmesinin önü açılmıştır,

-          Doğa tahribatına, kent içerisindeki yaşam alanlarının yok edilmesine karşı alınan hukuk kararları uygulanmamaktadır,

-          İzmir Gaziemir`deki tehlikeli ve radyoaktif atıklar basına yansıyalı 1,5 yıl, olay oluşalı 10 yıldan fazla olmasına rağmen üzerlerine 30 ton toprak örtülmüş ve halen çözüm üretilmemiştir,

-          Cennet köşelerde mikro HES inşaatları hukuk tanımadan, bilim tanımadan, halkı tanımadan fütursuzca devam etmektedir,

-          Geri kalmış, atıkları yönetilemeyen bir teknoloji olan Nükleer Santrallerin yapılması için süreç devam ettirilmektedir,

-          3. Havalimanı, Kanal İstanbul gibi İstanbul`u, Trakya`yı yok edecek, su kaynaklarını yok edecek, ormanları yok edecek projelere dair hukuksuzluklar ve ısrar devam ettirilmektedir,

-          Tek başına güçlü bir Çevre Bakanlığı bulunmamaktadır,

-          Bursa`da, Diyarbakır`da, Ankara`da, Adana`da, İzmir`de, Samsun`da, Antalya`da ve diğer büyük kentlerde çevre sorunları yoğunlukla devam etmektedir,

-          Nüfusumuzun %17`sine içme ve kullanma suyu hizmeti verilmemekte, %53`ümüzün kullandığı su arıtılmamaktadır,

-           Toplam nüfusumuzun %42`sinin ürettiği atıksu arıtılmamaktadır,

-          Küresel ısınmaya dair ülkemizde somut adımlar atılmamaktadır,

-          Çevre sorunlarına dair birçok yönetmelik halen uygulamaya alınmamaktadır,

-          Kuraklık ülkemizin en önemli afet konusu olmakla birlikte, afet kavramı içerisinde yer almamaktadır…

Ne yazık ki, liste uzadıkça uzamaktadır. Tüm bu sorunlara rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın İdris Güllüce`nin bir TV kanalında çevre sorunlarının çözümüne dair "pahalı" açıklaması yaparak kentsel dönüşümden söz etmeye devam etmesi umutlarımızı zayıflatmaktadır.

Bu ülkenin mühendisleri olarak, çevre sorunlarının çözümünde mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu nedenle zaman kutlama zamanı değil, "ekolojik yıkımla mücadele" zamanıdır!

Saygılarımızla

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası 

Okunma Sayısı: 1472