TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
TMMOB
Çevre Mühendisleri Odası
Ankara’Da Havaların Iyice Kirlenmesiyle Çaresizce Nefesimizi Tutmaya Başlamadık Mı?

Ankara’da havaların iyice kirlenmesiyle çaresizce nefesimizi tutmaya başlamadık mı? Peki, kaç saniye tutabiliyoruz nefeslerimizi? Geri sayım başladı!

Ankara Şube 21.02.2014 (Son Güncelleme: 04.03.2014 15:03:45)

Hava kirliliğinin önemli kaynaklarından olan; ısınma, trafik ve bazı meteorolojik hadiselerin yol açtığı olumsuz hava koşulları şehrin hava kalitesini belirlerken dikkate alınması gereken hususlardır. Kükürt oksitler ve partikül madde emisyonlarında, ısınma amaçlı yakıt tüketimi büyük bir pay oluşturmaktadır. Özellikle kış mevsiminde içeriği tam olarak bilinmeyen yakıtların hava kirliliğine olumsuz etkisi olmaktadır. Ankara‘da kalabalık nüfusun da etkisiyle özellikle katı yakıt kullanımı nedeni ile kış aylarında sisli ve rahatsız edici hava koşulları sıklıkla gözlenmektedir. Geçmişte hava kalitesini belirleyen ana etkenler; endüstriyel aktiviteler ve ısınma amaçlı yakıt tüketimiyken, günümüzde özellikle ulaşım ağlarının hızla artmasının bir sonucu olarak trafik ana etkenlerden biri haline gelmiştir.  Motorlu taşıtların diğer kirletici kaynaklardan önemli bir farkı, egzoz gazlarının kirletici etkilerinin, nefes alma hizasında ve doğrusal kirletici olmasından kaynaklı olarak, ani ve direk etki etmesidir. Düşük kalitedeki yakıtların kullanılması, plansız ve kontrolsüz sanayileşme, yanlış ulaşım politikaları özellikle kış aylarında hava kirliliğini artırmakta ve Ankaralıları ciddi sağlık sorunları beklemektedir. Hava kirliliğinin neden olduğu rahatsızlıklar akciğer kanseri, nefes darlığı, göz yanmaları, kalp hastalıkları, bronşit, erken yaşlanma, eklem romatizmaları olup, bu tür rahatsızlıklar ölümcül sonuçlara sebep olabilmektedir.

 

Halkın sağlığı ve çevre dengesi bir bütün olarak düşünüldüğünde bu konudaki çalışmaların en doğru şekilde yapılarak sorunların çözülmesi gerekmektedir.

 

Ankara‘nın hava kalitesine etkisi olabilecek parametrelere ait veriler, ilgili kuruluşlardan temin edilerek aralarındaki ilişkiler istatistiksel güven seviyesinde tespit edilmeye çalışılmıştır. Ankara hava kalitesi verilerinden PM10 ve SO2 konsantrasyonları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın  Ulusal  Hava  Kalitesi  İzleme  Ağı‘ndan temin edilmiş ve hava kirleticilerin konsantrasyonlarının bazı bölgelerde sınır değerleri aştığı tespit edilmiştir.

 

İnsanların sağlıklı ve rahat yaşayabilmesi için teneffüs edilen havanın mutlaka temiz olması gerekmektedir. Havanın kirlilik oranı arttıkça insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri de artacaktır. Bu sorunların çözülebilmesi ve halkın her anlamda rahat bir nefes alabilmesi için alınması gereken önlemleri sıralayacak olursak;

 

Kentsel ısınmada kalitesiz kömürden vazgeçip doğal gaz kullanımının yaygınlaştırılmalı ve en çok bilinen ve kalorisi düşük ama havayı kirletme oranı daha yüksek olan kaçak kömür kullanımı engellenmeli,

 

Motorlu taşıtlar için; karbüratör ayarı şartı getirilmeli, portatif CO ve HC için kurşuna dayanıklı katalizörler veya oksidasyon katalizörleri kullanılmalı,

 

Sanayi tesisleri hakim rüzgar yönü dikkate alınarak yerleşim alanlarının dışında bırakılmalı ve baca filtresi unutulmamalı,

 

İnsanlar toplu taşımacılığa özendirilmeli, yakıt olarak kullanılan doğal gazın toplu ulaşım araçlarında kullanılması yaygınlaştırılmalı,

 

Ormanların tahribatı önlenmeli, ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmeli,

 

Kentlerde plansız yapılaşmanın etkisiyle artan trafik karmaşası ve trafik kaynaklı çevre kirliliği, belli merkezlerdeki rant artışlarıyla ortaya çıkan yoğun arazi kullanımı kaynaklı çevre sorunları ile doğal kaynakların hızla kirlenerek tükenmesi engellenmeli,

 

Ve son olarak,

 

Halk, yaşadıkları yerin havası ile ilgili olarak bilgilendirilmeli ve hava kirliliği ile ilgili bilinçlendirilmeli,

 

16 Ekim 2013 tarihinde AB Komisyonu‘nun hazırlamış olduğu Türkiye İlerleme Raporu‘nda, çevre konusunda Türkiye‘nin sınıfta kaldığı gerçeği unutulmamalı ve acilen gerekli önlemler alınmaya başlanmalıdır.

 

İlk olarak; sağlıklı bir çevre ve temiz hava için sadece çevre ile ilgilenebilecek, tüm doğal kaynakların korunması ve çevre konusundaki sorunların çözülebilmesi adına çevre mühendislerinin söz ve yetki sahibi olabileceği bir ‘Çevre Bakanlığı‘ndan bahsedilebilmelidir.

Bütün bu tedbirlerin alınması ve gerekliliklerin yerine getirilmesi için acilen harekete geçilmelidir.


TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI

ANKARA ŞUBESİ

 

Okunma Sayısı: 164