ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     20 AĞUSTOS 2018 , PAZARTESİ

 

Çalışma Raporu

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2018/Ocak

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2018/ ÖZEL SAYI 1

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

SU KANUNU TASARISI‘NA DAİR TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI GÖRÜŞÜ

    Yayına Giriş Tarihi: 21.11.2012  Güncellenme Zamanı: 21.11.2012 10:03:16  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

 

 

Taslağın Geneli Üzerindeki Görüş, Değerlendirme ve Teklifler

Bu kanunun belirlenen düzeltmeler yapılarak ve eksiklikler giderilerek hayata geçirilmesi ile ticari bir meta olmayan ve miras olarak değerlendirilmesi gereken su kaynaklarının korunması asıl hedef olmalıdır. Havza bazında ve ulusal düzeyde su planlarının hazırlanması ile su kaynaklarının mevcut durumu belirlenerek, izlenebilir hale gelecek ve bu sayede etkin su yönetiminin önü açılacaktır. Amaç etkin su yönetiminin sağlanması ise bazı önemli noktalara dikkat çekmek TMMOB Çevre Mühendisleri Odası‘nın ana görevleri arasındadır.

 

Havzalar arası su aktarımına izin verilirken havza bazında gerekli, yeterli, geleceği gören, nüfus projeksiyonlarını içeren, mevcut doğal hayatı göz önünde bulunduran ve risk değerlendirmelerini de içeren planlamaların önemi dikkat çekmektedir. Su kaynakları öncelikle kendi havzası içinde değerlendirilmeli, kuraklıklar ve öngörülemeyen afet durumlarında kullanılmak üzere acil eylem planları hazırlanmalıdır. Türkiye‘de yeraltı sularının akifer, rezerv ve akış yönleri ile ilgili olarak 1970‘li yıllarda DSİ tarafından yapılmış olduğu bilinen haritalandırma çalışmaları güncel ve gelecek sorunlar açısından yetersiz kalmaktadır. O nedenle yeraltı suyu haritalandırma çalışmalarına hız verilmesi büyük önem arzetmektedir. Bilinmeyen bir havza yapısından su aktarımı yapılması ileride havza ekosistemi için büyük tehlikelere neden olabilmektedir.

 

Taslakta tahsisle ilgili birbiriyle çelişen maddeler yer almaktadır. Mülkiyet sahibiyle anlaşılamaması durumunda tahsis sahibin kamulaştırma veya irtifak talep edebilmesi hakkı, mülkiyet sahibinin öncelikli hakkıyla çelişmektedir. O nedenle öncelikli hakkın çizgilerinin belirgin bir şekilde çizilmesi yaşanabilecek problemlerin önünü kesecektir. 14. Maddede bulunan tahsis konusu su yönetiminde oldukça tartışmalıdır. O nedenle, çıkarılacak yönetmelikten bağımsız şekilde kanuna konulmuş olması, "kervan yolda dizilir" yaklaşımına neden olacak ve olası geri dönülmez sorunları gündeme getirebilecektir. Bu kanun taslağı kanunlaşmadan mutlaka yönetmelik taslağı da tartışılmalıdır.

 

Taslakta genel olarak kullanılan çevresel hedefler ve su kalitesi kavramları çok geniş ifadelerdir. Muhakkak ki havzaya ve/veya yöreye özgü yukarıdaki öneriler de dikkate alınarak hazırlanacak olan planlar suların niteliksel ve niceliksel özelliklerini ortaya koyacaktır. Ancak çevresel hedeflerin ve kalite standartlarının somut hale getirilebilmesi için yönetmelik ile belirlenmesi gerekmektedir.

 

Taslakta değinilen bir diğer önemli konu ise ulusal su politikasının belirlenmesidir. Bu noktada 658 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile hayata geçirilen Türkiye Su Enstitüsü‘nden bahsedilmemiştir. Enstitü‘nün kuruluş amacı ve bu taslağın içeriğinin çakıştığı göz önünde bulundurulduğunda Türkiye Su Enstitüsü işlevsizleştirilerek gereksiz hale gelmektedir.

 

Genel olarak kanun taslağı özellikle izleme ve denetim alanında diğer bakanlıkların bünyesinde çıkarılan yönetmelikler ile çakışma halindedir. Görev ve yetki alanlarında yaşanabilecek sıkıntıların önüne geçmek için bu taslakta ve/veya ilgili yönetmeliklerde değişiklik yapılması gereklidir. En önemli sıkıntı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın bazı görevlerinin bu kanun taslağı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve DSİ ile paylaşıldığı görülmektedir. Görevler arası çakışmalar oldukça açıktır. Bu nedenle, çevre sorunlarının somut olarak çözülmesi ve Su Yönetimi‘nin sağlıklı olarak yapılabilmesi için bağımsız bir Çevre Bakanlığı kurulması ihtiyacı bu kanunda da açıkça ortaya çıkmaktadır. Tüm görev-yetkisel ve bilimsel çelişkilerin giderilmesi için bu kanundan önce Çevre Bakanlığı‘nın kuruluş kanunu gündeme alınmalı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın çevre ile ilgili birimleri ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı‘nın Su İşleri ile ilgili birimleri birleştirilerek, denetim, izin-lisans, izleme, planlama gibi önemli konuları bağımsız ve güçlü şekilde yapabilen bir Çevre Bakanlığı kurulmalıdır.

 

Su Bilgi Sistemi, çevre kirliliği envanterini sağlıklı oluşturamamış olan ülkemiz için önemli bir adımdır. Bu bilgi sistemi geleceği de görebilen, çevre sorunlarının oluşma ve önleme sürecine ışık tutabilecek şekilde oluşturulmalıdır. Daha önce oluşturulan bilgi sistemleri gibi sürekli olarak değişikliğe uğramamalıdır. Uzun vadeli olarak planlanmalıdır. Bu bilgi sisteminin oluşturulması ülkemiz için oldukça yararlı olacaktır. 

 

Su, içerisindeki maddelerle birlikte kamuya aittir. Su konusunda bilgi sistemi, envanter oluşturulması kamu yararı gözeten Bakanlığın görevidir. Oluşturulan bilgi de kamuya aittir. O nedenle, akademik, bilimsel veya genel çalışmalarda kullanılabilecek bu bilginin ücret karşılığı verilmesi bilgi sisteminin ve Bakanlığın görevinin doğasına aykırıdır. Bu yaklaşım, halkın kullandığı suya dair bilgiye ulaşma hakkını da sorgulatacaktır. O nedenle, bu kamu bilgisinin paylaşılmasını engelleyebilecek olası "stratejik önem" net tanımlanmalı ve bilgi ücretsiz olarak kamuoyu ile mutlaka paylaşılmalıdır.

 

Belirlenen ceza bedellerinin çok düşük olduğu ve doğanın, yaşamın temeli olan suya yapılan olumsuz müdahalelerin yine "kirleten öder" mantığı ile çözülmeye çalışıldığı görülmektedir. Önleyici faaliyetler ve suyun kamu varlığı olduğu bu kanunda net olarak belirtilmeli, vurgulanmalı ve suya yapılacak yasaklanmış müdahalelere verilen cezalar arttırılmalıdır. Muğlak ve ölçülemeyen ceza uygulama yöntemleri en nihayetinde suçluların cezasız kalmasına neden olacaktır.

 

Değerlendirmeler, maddeler bazında da yapılmaktadır. Su Kanunu çalışması gecikmiş bir çalışma olmakla beraber, Bakanlığımız tarafından adım atılarak TBMM‘ye gitmeden tartışmaya açılması olumludur. Bakanlığımızın tüm kurumların görüşlerini varlık nedeni olan "kamu yararı" perspektifi ile değerlendirmesi ve gerekli değişiklikleri taslağı TBMM‘ye göndermeden yapması TMMOB Çevre Mühendisleri Odası olarak en büyük temennimizdir.

Taslak Maddesi

Görüş ve Değerlendirme

Teklif

Maksat ve Kapsam

Madde 1 (1) Bu Kanunun maksadı, su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde korunması, kullanılması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi, su ile ilgili bilgilerin toplanması, izlenmesi, havza esasında inceleme ve planlamalarının hazırlanması, kullanım önceliklerinin belirlenerek tahsislerinin tek merciden yapılması, su yönetiminde etkinlik ve katılımın geliştirilmesini sağlamaktır.

  

Maksat ve Kapsam kısmı kanunun tam olarak amacını ifade ettiği için bu kısımda anlatılmak istenen açık olarak belirtilmelidir.

  

  

(1) Bu kanunun maksadı, su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir şekilde kullanılması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi, su ile ilgili nitelik ve nicelik bilgilerinin toplanması, izlenmesi, havza esasında inceleme ve planlamalarının hazırlanması, kullanım, koruma ve iyileştirme önceliklerinin belirlenerek tahsislerinin tek merciden yapılması, su yönetiminde etkinlik ve katılımcılığın geliştirilmesini sağlamaktır.

Tanımlar

Madde 2 - (1)

ç) Atıksu: Evsel, sanayi, zirai veya başka bir maksatla kullanımdan dolayı kirlenmiş olan veya özellikleri kısmen ya da tamamen değişmiş olan suyu

  

  

  

  

  

  

ğ) Emniyetli yeraltısuyu işletme rezervi: Yeraltısuyu rezervine zarar vermeden çekilebilecek su miktarını

  

  

Tanımlar arasında tutarlılık olması açısından atıksu tanımı Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde verilen atıksu tanımı ile aynı olmalıdır.

  

  

  

  

  

 

Bu tanımın Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozunmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik‘teki emniyetli yeraltı suyu çekimi tanımına benzer şekilde tam olarak ifade edilmesi gerekmektedir.

  

  

ç) Atıksu: Evsel, endüstriyel, tanımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş sular ile maden ocakları ve cevher hazırlama tesislerinden kaynaklanan sular ve yapılaşmış kaplamalı ve kaplamasız şehir bölgelerinden cadde, otopark ve benzeri alanlardan yağışların yüzey ve yüzeyaltı akışa dönüşmesi sonucunda gelen suları

ğ) Emniyetli yeraltısuyu işletme rezervi: Yeraltısuyu rezervine ve akifer yapısına niteliksel ve niceliksel olarak zarar vermeden çekilebilecek su miktarını

Genel Hükümler

Madde 3 - (2) Su kaynakları, arazinin bütünleyici parçası değildir. Bir taşınmaza malik ve/veya zilyed olmak, taşınmazın altında, üstünde veya civarındaki su kaynakları üzerinde ayni bir hak tesis etmez. Ancak, su kaynaklarının bulunduğu arazinin malik veya zilyedinin, su kaynakları üzerinde; bu taşınmaz için ihtiyacı kadar sudan öncelikle faydalanma hakkı vardır.

  

  

Bu maddede belirtilen malik veya zilyedinin, su kaynakları üzerinde; bu taşınmaz için ihtiyacı kadar sudan öncelikle faydalanma hakkı vardır cümlesi Madde 17 - (1)‘de yeralan "Tahsis sahibinin, tahsis yapılan alanda, özel mülkiyete konu taşınmazın sahibi ile anlaşamaması halinde, idareye müracaat ederek kamulaştırma veya irtifak hakkı talebinde bulunabilir." cümlesi ile çelişmektedir. Malik veya zilyedinin öncelikle faydalanma hakkının veya tahsis sahibinin idareye müracaat ederek kamulaştırma veya irtifak hakkı talebinin suistimallere mahal vermemesi açısından taşınmaz sahibinin öncelikli faydalanma hakkının kesin çizgilerle belirlenmesi gerekmektedir. "İhtiyaç" kavramı oldukça soyut ve değişkendir. Fabrikaların üretim proseslerindeki ihtiyaç ile tarımsal kullanımdaki ihtiyaç birbirinden oldukça farklıdır. İhtiyaç kavramı netleştirilmelidir.

  

(2) Ancak, su kaynaklarının bulunduğu arazinin malik veya zilyedinin, su kaynakları üzerinde; bu taşınmaz için ilgili makam tarafından belirlenen ihtiyacı kadar sudan öncelikle faydalanma hakkı vardır.

İlkeler

Madde 4 - (1)

ç) Su kaynaklarının ekonomik ve ekolojik ihtiyaçlara en uygun şekilde kullanımının sağlanması, kirlenmeye karşı korunması ve kirlenmiş olan su kaynaklarının kalitesinin iyileştirilerek çevresel hedeflere ulaşılmaya çalışılması,

  

  

(3) Su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve kullanımı için gerekli tedbirler Bakanlığın nezaretinde ilgili kurum ve kuruluşlarca alınır.

  

  

Su ticari bir meta değil aslında korunması gereken bir mirastır. Bu nedenle ekonomik ifadesinin cümleden çıkarılması ve canlı yaşamına vurgu yapılması suistimallere mahal bırakmayacaktır.

 

 

 

Cümlede kullanılan nezaretinde kelimesi anlam açısından karışıklığa sebebiyet verebilir.

  

(1)

ç) Su kaynaklarının içme, kullanma ve canlı yaşamına olanak sağlayacak nitelik ve nicelikte ekolojik ihtiyaçlara en uygun şekilde kullanımının sağlanması, kirlenmeye karşı korunması ve kirlenmiş olan su kaynaklarının kalitesinin iyileştirilerek çevresel hedeflere ulaşılmaya çalışılması,

 

(3) Su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve kullanımı için gerekli tedbirler Bakanlığın koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarca alınır.

Faydalanma ve kullanmada öncelik sırası

Madde 5 - (1) b) Tabii hayat için gerekli su ihtiyaçları,

 

 

(2) Öncelik sırasına göre birden fazla maksadın gerçekleşeceğinin mümkün görülmesi halinde, kaynağın birden fazla maksatla kullanılmasına izin verilebilir.

  

Tabii hayatın ihtiyacı daha geniş ifade edilmelidir.

 

 

Bu maddede belirtildiği gibi ön çalışması yapıldığı takdirde suyun birden fazla maksatla kullanılmasına izin verilebilir. İlerleyen kullanım sürecinde su miktarındaki değişimin izlenmesi, miktarın birden fazla maksatla kullanıma yetmediği durumlarda verilen lisansın iptal edilmesi ve kullanımdaki öncelik sırasının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

  

(1) b) Tabii hayatın mevcut durumunun korunması ve sürdürülebilmesi için gerekli su ihtiyaçları,

 

(2) Öncelik sırasına göre birden fazla maksadın gerçekleşeceğinin mümkün görülmesi halinde, kaynağın birden fazla maksatla kullanılmasına izin verilebilir. Ancak su miktarının yeterli olmaması durumunda verilen izin iptal edilerek Madde 5 - (1)‘deki öncelik sırası aynen uygulanır.

Ulusal su planı

Madde 6 - (1) Bakanlıkça, su kaynaklarının miktar ve kalite açısından mevcut ve gelecekteki durumu dikkate alınarak; sosyal, ekonomik ve ekolojik ihtiyaçları karşılayacak bir Ulusal Su Planı hazırlanır. Bu plan, Yüksek Planlama Kurulu kararı ile yürürlüğe girer ve ihtiyaç olması durumunda güncellenir.

  

Ulusal Su Planı Orman ve Su işleri Bakanlığı‘nın başkanlığında Bilim Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda Tarım ve Hayvancılık, İçişleri, Kalkınma ve Sağlık Bakanlarından oluşan Su Yönetimi Yüksek Kurulu tarafından hazırlandığı için cümle yeniden düzenlemelidir.

  

(1) Bakanlığın koordinasyonunda Su Yönetimi Yüksek Kurulu tarafından su kaynaklarının miktar ve kalite açısından mevcut ve gelecekteki durumu dikkate alınarak; sosyal, ekonomik ve ekolojik ihtiyaçları karşılayacak bir Ulusal Su Planı hazırlanır. Bu plan, Yüksek Planlama Kurulu kararı ile yürürlüğe girer ve ihtiyaç olması durumunda güncellenir.

Havza yönetim planı

Madde 7 - (1) Ulusal su planı ile uyumlu olacak şekilde, katılımcı bir yaklaşımla her havza için, suyun akılcı kullanımını ve çevresel hedefleri, bu hedeflere ulaşmak için kurak dönemlerde su yönetimini de dikkate alan tedbirler programını ihtiva eden havza yönetim planı bakanlık koordinasyonunda hazırlanır veya hazırlatılır. Havza yönetim planları bakanlık tarafından onaylanır. Ulusal su planı ve havza yönetim planlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında uyulacak usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

 

(2) Havza yönetim planlarında belirtilen tedbirler alınmasına rağmen tanımlanan hedeflere ulaşmanın,  teknik, ekonomik sebepler veya tabii afetler sebebiyle imkânsız olduğu durumlarda, gerekçeler dikkate alınarak plan hedefleri değiştirilebilir.

  

  

Ulusal su planı ve havza yönetim planlarının sadece kuraklık değil, afet durumlarını da dikkate alarak gerekli risk hesaplamalarını içerir şekilde hazırlanlanması gerekmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

Cümlede geçen değiştirilir kelimesi suistimallere sebebiyet vermemek açısından güncellenir olarak değiştirilmelidir. Ayrıca güncellenen hedefler olumsuzluğun ortadan kalkması durumunda tekrar güncellenmelidir.

  

(1) Ulusal su planı ile uyumlu olacak şekilde, katılımcı bir yaklaşımla her havza için, suyun akılcı kullanımını ve çevresel hedefleri, bu hedeflere ulaşmak için kurak dönemlerde ve afet durumlarında su yönetimini de dikkate alan tedbirler programını ihtiva eden havza yönetim planı bakanlık koordinasyonunda hazırlanır veya hazırlatılır. Havza yönetim planları bakanlık tarafından onaylanır. Ulusal su planı ve havza yönetim planlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında uyulacak usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

 

(2) Havza yönetim planlarında belirtilen tedbirler alınmasına rağmen tanımlanan hedeflere ulaşmanın, teknik, ekonomik sebepler veya tabii afetler sebebiyle imkânsız olduğu durumlarda, gerekçeler dikkate alınarak plan hedefleri güncellenebilir. Ancak olumsuzlukların ortadan kalktığı ve/veya iyileşme görülmeye başlandığı noktada plan hedefleri tekrar güncellenmelidir.

Taşkın kontrolü, taşkın yönetim planı

Madde 8 - (1)

ç) Akar ve kuru dere yataklarında mevcut ve yeni yapılacak olan tabii akışı değiştirecek veya taşkın akış kesitini etkileyebilecek bütün yapılar için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü‘nün izni alınır.

 

 

Akar ve kuru dere yataklarına mevcut ve yeni yapılacak yapılar için izin verilmesi, sorunların daha da artmasına neden olacaktır. Bu konuda kararlı olunmalı ve bu yapılara izin verilmemelidir.

  

  

ç) maddesinin kanun taslağından kaldırılması.

Su kaynaklarının korunması

Madde 9 - (3) Su yapılarının planlanmasında tabii hayatın devamlılığını sağlayıcı tedbirler alınır.

 

 

(4) İçme ve kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan su kaynaklarında uygulanabilir en iyi su arıtma teknolojisi kullanılarak insan sağlığı açısından içilebilir su elde edilmesine imkân sağlayacak su kalitesi sağlanır.

 

(7) Atık suların alıcı ortam deşarj standartları ile ilgili düzenlemeler çevresel kalite standartları dikkate alınarak Bakanlıkça yapılır

 

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

(14) İhtiyaç olması ve potansiyelin de yeterli olması halinde havzalar arası su aktarımı yapılabilir.

  

Tabii hayatın mevcut durumuna vurgu yapılmalıdır.

 

 

 

Yeraltı sularında arıtım yapılmadığından su kaynaklarındaki ayrımın yapılarak cümledeki karışıklığın giderilmesi gerekmektedir. En iyi su arıtma teknolojisi yerine su kaynağına özgü en uygun ifadesi daha açıklayıcı olabilir.

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın bu konuda mevzuat çalışmaları, yürüttüğü projeler, teknik alt yapısı ve çevresel denetim süreci bu madde ile göz ardı edilmektedir. Çevre ve su ekolojinin bütünselliğinde değerlendirilmeli ve ayrı iki idari yapı olarak yönetilmemelidir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın mevcut kapasitesi ve rolü bu madde ile işlevsizleşmektedir.

(7) kısımdaki en somut öneri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın Çevre ile ilgili idari yapısı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı‘nın Su İşleri ile ilgili kısmı birleştirilerek, bağımsız, güçlü bir Çevre Bakanlığı‘nın kurulması ve bu ikili yapının ortadan kaldırılmasıdır. Kesin çözüm ancak bu şekilde sağlanabilir. Bu çözümün hayata geçirilememesi durumunda madde teklifteki şekilde değiştirilebilir.

 

Beşeri müdahalelerin her türlü çevresel sistem üzerinde kalıcı veya giderilebilir etkileri olabileceği yaklaşımından hareketle Havzalar arası su aktarımları, sucul ekosistemler üzerinde kısa veya uzun vadede vurucu etkiler yaratmayacak şekilde, her havzanın önce kendi mevcut potansiyelinin sağlıklı analizi sonucunda son çare olarak düşünülmeli ve bu yönde kati esaslara bağlanmalıdır.

  

(3) Su yapılarının planlanmasında tabii hayatın mevcut durumunun korunmasını ve devamlılığını sağlayıcı tedbirler alınır.

 

(4) İçme ve kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan su kaynaklarında gerekmesi durumunda suyun niteliğine göre en uygun su arıtma teknolojisi kullanılarak insan sağlığı açısından içilebilir su elde edilmesine imkân sağlayacak su kalitesi sağlanır.

 

(7) Atık suların alıcı ortam deşarj standartları ile ilgili düzenlemeler çevresel kalite standartları dikkate alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın da katıldığı bir komisyon ile birlikte Bakanlıkça yapılır

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

(14) Başka bir çözümün üretilemediği, aktarımı zorunlu kılan ihtiyaç durumunun oluşması ve potansiyelin de yeterli olması halinde havzalar arası su aktarımı yapılabilir.

İzleme, denetim, bilgi verme ve bildirim yükümlülüğü

Madde 10 - (2) Su kaynaklarının ve doğal mineralli suların tahsis maksatlarına ve şartlarına uygun olarak kullanılmasının temini için gerekli denetimler, DSİ tarafından yapılır veya yaptırılır; gereken yaptırımlar DSİ tarafından uygulanır.

 

 

 

(5) Bakanlıkça yapılacak denetimlere ait usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir, gerektiğinde denetleme yetkisi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne, il özel idarelerine, büyükşehir belediye başkanlıklarına devredilebilir.

 

 

DSİ tarafından sağlıklı ve yeterli denetim yapılamamaktadır. Teknik ve idari alt yapısı yetersizdir. Öte yandan, su, doğal kaynaklar ekolojinin bütünselliği ile değerlendirilmeli ve çevre denetimleri ile birlikte ele alınmalıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerde ne yazık ki yeraltı suyu kullanımına bakılmamaktadır. Yeraltı sularının, en önemli su kaynağı olduğu bilimsel bir gerçektir. Bu suların denetlenmemesi, DSİ tarafından izlenmemesi ve mevzuat nedeniyle eklektik, farklı idari yapılar tarafından inceleme yapılması, bu denetimlerin "yapılamaması" sonucunu doğurmaktadır. Denetimler ve yaptırımlar Çevre Denetçileri tarafından da uygulanabilmelidir.

 

 

(2) Su kaynaklarının ve doğal mineralli suların tahsis maksatlarına ve şartlarına uygun olarak kullanılmasının temini için gerekli denetimler, DSİ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır; gereken yaptırımlar DSİ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından uygulanır.

 

(5) Bakanlıkça yapılacak denetimlere ait usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir, gerektiğinde denetleme yetkisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne, il özel idarelerine, büyükşehir belediye başkanlıklarına devredilebilir.

Su yönetimi yüksek kurulunun kuruluşu, görev ve yetkileri

Madde 11 - (2) Kurulun başkanı, Orman ve Su İşleri Bakanıdır. Kurul; Bilim Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda Tarım ve Hayvancılık,  İçişleri, Kalkınma ve Sağlık Bakanlarından oluşur.

  

  

  

  

  

(3) Su yönetimi yüksek kurulu toplantılarına konuyla ilgili bakanlar ve kamu görevlileri ile özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin temsilcileri davet edilebilir.

 

 

Bu maddede tanımlanan görevler 658 sayılı KHK ile kurulan Türkiye Su Enstitüsü‘nde de bulunmaktadır. Kanunun tamamında görev çelişkileri bulunmaktadır. Bu durum Su Yönetimi‘ni hedefleyen çerçeve kanunun bütünü göremediğini göstermektedir. Türkiye Su Enstitüsü de kurula eklenmelidir. Türkiye‘deki çevre sektörünün temeli olan çevre mühendislerinin kamu kurumu niteliğindeki meslek Odası "TMMOB Çevre Mühendisleri Odası" da bu kurulda bulunmalıdır.

 

Cümledeki özel sektör temsilcisinin nasıl ve neye göre belirlenip davet edileceği karışıklığa neden olacağından kaldırılması gerekmektedir.

 

 

(2) Kurulun başkanı, Orman ve Su İşleri Bakanıdır. Kurul; Bilim Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda Tarım ve Hayvancılık,  İçişleri, Kalkınma ve Sağlık Bakanlarından, Türkiye Su Enstitüsü‘nden ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası‘ndan oluşur.

  

  

  

  

(3) Su yönetimi yüksek kurulu toplantılarına konuyla ilgili bakanlar ve kamu görevlileri ile sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin temsilcileri davet edilebilir.

Su kaynaklarının tahsisi

Madde 13 - (1) Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiler ve Türk vatandaşlarına yapılacak olan su tahsisleri, havza su tahsis planları esas alınarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılır.

  

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ifadesi daha açık olmalıdır.

  

(1) Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiler ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yapılacak olan su tahsisleri, havza su tahsis planları esas alınarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılır.

  

Havza su tahsis heyetinin kurulması, görev ve yetkileri

Madde 14 - (2) c) Kurak dönemlerde uygulanacak havza su paylaşım usulünü belirlemek.

  

  

  

İfade afet durumlarını da içerecek şekilde genişletilmelidir.

  

  

(2) c) Kurak dönemlerde ve afet gibi acil ihtiyaçların doğacağı durumlarda uygulanacak havza su paylaşım usulünü belirlemek.

Su bilgi sistemi

Madde 16 - (2) Kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan suya ait bilgiler, talebi halinde bakanlığa bedelsiz olarak verilir.

 

(3) Bakanlıkça temin edilen bilgilerden stratejik önemi haiz olanların dışındakiler talep edilmesi halinde kamu kurum kuruluşlarına bedelsiz; diğer gerçek ve tüzel kişilere ise bakanlıkça her yıl belirlenecek bedeli karşılığında verilebilir. Bu bedel, bakanlık döner sermayesine gelir kaydedilir

  

  

Suya ait bilgiler ifadesi açılmalıdır.

 

 

 

Su içerisindeki maddelerle birlikte kamuya aittir. Su konusunda bilgi sistemi, envanter oluşturulması kamu yararı gözeten Bakanlığın görevidir. Oluşturulan bilgi de kamuya aittir. O nedenle, akademik, bilimsel veya genel çalışmalarda kullanılabilecek bu bilginin ücret karşılığı verilmesi bilgi sisteminin ve Bakanlığın görevinin doğasına aykırıdır. Bu yaklaşım, halkın içtiği suya dair bilgiye ulaşma hakkını da sorgulatacaktır. O nedenle, bu kamu bilgisinin paylaşılmasını engelleyebilecek "stratejik önem" net tanımlanmalı ve bilgi ücretsiz olarak kamuoyu ile mutlaka paylaşılmalıdır.

  

(2) Kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan suyun niteliksel ve niceliksel özelliklerine ait bilgiler, talebi halinde bakanlığa bedelsiz olarak verilir.

  

(3) Bakanlıkça temin edilen bilgilerden stratejik önemi haiz olanların dışındakiler talep edilmesi halinde kamu kurum kuruluşlarına, diğer gerçek ve tüzel kişilere bedelsiz olarak verilecek ve Bakanlığın yayın organlarında güncel olarak yayımlanacaktır.

  

Yasak fiiller

Madde 23-

Kıyı sularına dair herhangi bir yasak fiil açıkça belirtilmemektedir.

Kıyı sularına dair yaptırımlar açıkça belirtilmelidir.

Ceza hükümleri

Madde 24 - (2) Su tahsis belgesinde belirtilen tahsis miktarından daha fazla su kullananlar metreküp başına 5 TL idari para cezası ile cezalandırılırlar. Bu fiilin hassas veya korunan alanlarda gerçekleşmesi durumunda ceza metreküp başına 10 TL olarak uygulanır.

  

Bu maddenin nasıl uygulanacağı, bu ölçümün nasıl gerçekleşeceği belirtilmelidir. Yeraltı sularını dahi denetleyemediğimiz bir dönemde, nekadar fazla su kullanıldığının ölçülmesi mümkün değildir. Bu nedenle, metreküp başına bir ceza yerine fazla kullanım durumunda tek ve somut bir ceza verilmeli ve bu konuda kararlı olunmalıdır. Bu madde uygulama sıkıntısı yaratacaktır. Kullanım miktarına göre değil, fazla kullanma yasağının delinmesi durumunda bir ceza bedeli uygulanmalıdır.

(2) Su tahsis belgesinde belirtilen tahsis miktarından daha fazla su kullananlar miktar farketmeksizin ### TL idari para cezası ile cezalandırılırlar. Bu fiilin hassas veya korunan alanlarda gerçekleşmesi durumunda ceza 2###TL olarak uygulanır.

 

 


Okunma Sayısı: 745

Tüm Odamız Görüşleri »

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.