ANA SAYFAAna Sayfa   BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri   BAĞLANTILARBağlantılar   SİTE HARİTASISite Haritası   SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama          ENGLISHEnglish        Üye Girişi

     19 ŞUBAT 2018 , PAZARTESİ

 

Çalışma Raporu

Gazete Pedi

Yayınlar

Gazete ÇMO

Gazete ÇMO
SAYI: 2017/Nisan

Tüm Sayılar »

 
 

Çevre Bilim ve Teknoloji

Çevre Bilim ve Teknoloji
SAYI: 2017 / KASIM 2

Tüm Sayılar »

 
 

Öğrenci Bülteni

Öğrenci Bülteni
SAYI: Ocak-Şubat 2012 2

Tüm Sayılar »

 
 

 
 » KİTAPLAR

 
KURAKLIK VE SU KANUNU ÇALIŞTAYI

Tüm Kitaplar »

 
 

ES:2006/93, KS: 2009/88

    Yayına Giriş Tarihi: 06.10.2009  Güncellenme Zamanı: 05.07.2011 13:40:16  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Resmi Gazete Tarihi:  6 Ekim 2009 SALI 
Resmi Gazete Sayısı:  27368

 

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı     : 2006/93

Karar Sayısı  : 2009/88

Karar Günü  : 18.6.2009

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 5. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 9.8.1983 günlü, 2872 sayılı Çevre Kanunu‘nun 22. maddesinin Anayasa‘nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Denizi kirletmekten dolayı gemi sahibine verilen idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa‘ya aykırı olduğu savını ciddi bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

"2872 sayılı Çevre Kanunu‘nun 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır." hükmü yer almıştır.

Anılan madde ile her türlü atık ve artığın Kanunda tanımlandığı şekilde yaratacağı kirlilikten söz edilmiş, 22. maddesinde de, deniz araçlarının farklı hacim ve büyüklüklerine bağlı olarak ifade edilen gros tonu esas alınarak deniz aracının yarattığı kirlilik miktarı gros tona bağlanmıştır.

Oysa balast tahliyesini sintine tahliyesi yapmak suretiyle yaratılan kirliliğin miktarının geminin büyüklüğünü ifade eden, gros ton miktarına bağlı olmadığı açık olup, yaratılan kirliliğin denize yapacağı etki bakımından değerlendirilerek fiilin ağırlığına göre para cezası miktarı belirlenmesi gerekirken, kirliliğin geminin büyüklüğüne bağlanmasına yönelik ilgili madde Anayasa‘nın açıklanan düzenlemelerine aykırıdır.

Bu durumda itiraz konusu 22. maddenin alt fıkraları ile belirlenen para cezası miktarının deniz aracının gros tonuna bağlanması suretiyle belirlenmesi devletin sosyal bir hukuk devleti olması ve 10. maddesi ile belirlenen eşitlik ilkesine ve Anayasa‘ya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu Çevre Kanunu‘nun 22. maddesinin Anayasa‘nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığından bu konuda karar vermek üzere dava dosyasındaki belge örneklerinin Anayasa Mahkemesi‘ne gönderilmesine, 1.7.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi."

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

9.8.1983 günlü, 2872 sayılı Çevre Kanunu‘nun 22. maddesi şöyledir:

"Bütün sahillerimizde, karasularımız ile iç sularımız olan Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında, liman ve körfezlerimiz, tabii ve suni göllerimiz ile akarsularımızda bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki kirletme yasağına uymayan gemiler ile deniz vasıtalarına;

a) Balast tahliyesi yapan tankerlerden, 1000 (dahil) gros tona kadar olanlara 5 milyon lira, 1000 ilâ 5.000 (dahil) gros ton arasındakilere, 10 milyon lira, 5.000 gros tondan fazla olanlara 50 milyon lira,

b) Tankerler dahil diğer gemilerden, her türlü atık ve artık döken, sintine tahliyesi yapanlara 18 (dahil) ila 1000 (dahil) gros ton arasındakilere, 5 milyon lira, 1.000 gros tondan fazla olanlara 10 milyon lira,

c) 18 (hariç) gros tona kadar olan gemilere ve gemi tarifine uymayan denizi kirleten veya sintine basan (iki zamanlı kıçtan takmalı ve benzine yağ karıştırarak çalışan motorlu teknelerin eksoz kirletmeleri hariç) deniz vasıtalarına 300 bin lira,

Para cezası verilir."

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa‘nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü‘nün 8. maddesi uyarınca, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT‘ün katılımlarıyla 6.6.2006 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, Yasa‘nın 8. maddesinde her türlü atık ve artığın neden olacağı kirlilikten söz edildiği halde itiraz konusu kuralın, deniz, göl ve akarsuların kirletilmesi halinde idarî para cezalarının belirlenmesinde kirliliğe neden olan deniz araçlarının gros ton büyüklüklerini esas aldığı, kirlilik miktarının geminin gros tonuna bağlı olmadığı, kirliliğin denize yapacağı etki bakımından değerlendirilerek fiilin ağırlığına göre para cezası miktarının belirlenmesi gerekirken, kirliliğin geminin büyüklüğüne bağlanmasının sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığından Anayasa‘nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

2872 sayılı Yasa‘nın 22. maddesinde, bütün sahillerimizde, karasularımız ile iç sularımız olan Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında, liman ve körfezlerimiz, tabii ve suni göllerimiz ile akarsularımızda bu Yasa‘nın 8. maddesinin birinci fıkrasındaki kirletme yasağına uymayan gemiler ile diğer deniz araçlarına verilecek idarî para cezaları öngörülmüştür.

Anayasa‘nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti‘nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa‘ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

Yasa‘nın 8. maddesinin birinci fıkrasında "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır" denilmektedir.

İtiraz konusu kuralda, deniz, göl ve akarsuları kirleten gemi ve deniz araçlarına verilecek idarî para cezalarında, deniz aracının cinsi ve kirletmenin türü temel alınarak, bu araçların kirletme kapasiteleriyle bağlantılı olan gros ton büyüklüklerine göre kademelendirmeye gidilerek belirli ölçütler öngörülmüştür.

Deniz, göl ve akarsularda gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan çevre kirliliğinin belirlenebilmesinde, kirliliğe neden olan maddenin niteliğine göre suyun içerisinde hızla yayılması ve ortamın özelliklerinden kaynaklanan zorluklar bulunmaktadır. İtiraz konusu kural kapsamındaki bir deniz aracının neden olduğu deniz kirliliğinin, deniz canlılarına ve deniz dibine verdiği zararın, ekolojik dengenin maruz kaldığı mevcut ve gelecekteki olumsuz etkilerinin günümüzde tam olarak belirlenebilmesi olanaklı değildir.

İtiraz konusu kuralda "kirletme" ölçütünün esas alınmamış olmasının, idarî para cezası öngörülen deniz araçlarının doğası gereği, deniz, göl ve akarsularda meydana gelen kirletmenin neden olduğu zararın tam olarak tespit edilememesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde Anayasa‘ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin suç sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, cezayı ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerin belirlenmesi gibi konularda yasakoyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, deniz, göl ve akarsuların deniz araçları tarafından kirletilmesi halinde öngörülen idarî para cezalarının yasa koyucunun takdir alanı içerisinde belirlenmesinde itiraz konusu kuralda esas alınan ölçütlerde Anayasa‘nın 2. maddesine aykırılık görülmemiştir. İtirazın reddi gerekir.

İtiraz konusu kuralın Anayasa‘nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

VI- SONUÇ

9.8.1983 günlü, 2872 sayılı Çevre Kanunu‘nun 22. maddesinin Anayasa‘ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 18.6.2009 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

 

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit ADALI

 

 

 

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

 

 

 

Üye

Mustafa YILDIRIM

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

 

 

 

 

Üye

Şevket APALAK

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ


Okunma Sayısı: 801

Tüm Yargı Kararları »

Key İnternet Hizmetleri Ltd. Şti.